Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yüzsüzlük nakli

Takside bir gariplik fark ettim. Şoförün dikiz aynasındaki gözleri birini hatırlatıyordu.

“TEM’den mi gidelim abi?” diye sormak için döndüğünde yüreğim ağzıma geldi: Adamdaki resmen Uğur Mumcu’nun yüzüydü!

“Ne var abi, yüzün sapsarı oldu?” demesiyle attım kendimi taksiden dışarı.

Derin derin nefes aldım. Sakinleşmeye çalıştım. Çok çalışmıştım son günlerde. Herhalde uykusuzluktandı.

O sırada karşı yönden gelen genç kızı fark edemedim. Çarpınca öfkeyle döndü ve bir de ne göreyim?

Başörtülü kız Hrant’ın yüzüyle bana bakıyor!

Yüzüm ne hale geldiyse, Hrant yüzlü kız kızmaya cesaret edemedi. Hızlı hızlı yürüdü gitti söylenerek.

Kendi kendime “demek buraya kadarmış” dedim: “İşte sonunda yaktın balatayı.”

Bu halde işe-mişe gidemezdim.

Oğlumla annesinin oturdukları ev yakındaydı. Yardım istemeye karar verdim.

Sonraki taksici Ahmet Taner Kışlalı çıkınca şaşırmadım. Şaşılacak bir şey varsa hâlâ düşünebiliyor olmamdı.

İnsanlara baktım: Sokakta Turan Dursun’un, Çetin Emeç’in yüzleriyle dolaşıyorlardı.

Farkında bile değildiler: Musa Anter yüzlü çocuk annesinin eteğini çekiştiriyor, Sevgi Soysal yüzlü anne onu sakinleştirmeye çalışıyordu.

Abdi İpekçi yüzlü antikacıyla Metin Göktepe yüzlü yaşlı kadın pazarlık ediyordu dükkânın önünde.

Karda kayıp düşen kızda Gaffar Okan’ın, ona gülen sevgilisinde Sabahattin Ali’nin yüzü vardı.

Deli işi bir maskeli baloda gibiydim.

Ömer ile Özlenen gece bütün millete yüz nakli yapmıştı sanki.

Kendimi çimdikliyordum, rüyada mıyım diye. Ama gerçeğin acısını hissettiğimle kalıyordum.

Âşık Nesimi yüzlü kapıcıyla selamlaştım. Eşref Bitlis yüzlü komşuya iyi günler diledim.

Başım dönüyordu, bayılmak üzereydim.

Kapıyı oğlumun boyunda, Metin Altıok yüzlü biri açtı. Son duyduğum oğlumun sesiyle “baba, iyi misin?” diye soruşu oldu.

Yere düştüm, titremeye başladım.

Metin Altıok yüzlü çocuk içeri seslendi: “Anne, aynayı getir. Babam yine fenalaştı!”

Bahriye Üçok yüzlü annesi getirdi aynayı. Yüzüme tuttuklarında her şeyi anladım: Ceylan Önkol aynadan bana bakıyordu!

Dayanamadım, çevirdim başımı.

Bir de baktım her şey normale dönmüş.

Oğlumda yine oğlumun, kendimde yine kendimin yüzü.

Pencereden baktım tanımadığım yüzlerden oluşan kalabalığa. Şimdi herkes birbirine benziyordu. Her zaman olduğu gibi.

tatlı Sözlük

Aşk: Ölüme karşı savunma sporu.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI