"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yüzde 2.5 zamla memurun gidebileceği bir yer yoktur

MEMURLAR dün eylem yaptı, olgun bir şekilde haklarını aradılar. Ne derler hak verilmez alınır. Emeğine gösterdiği saygı nedeniyle meydanlarda haykırdı.

Bu bir hak arama mücadelesi... Omuz-omuza bunu gösterdiler.

Yollar tıkandı, hiç kimse de tepki göstermedi.Olay olmadı; herkes hükümeti eleştirdi. Çalışanların sorunları konusunda yazılar yazan TV’lerde konuşan Ali Tezel bu eylemi çok güzel anlattı: “Eğer memur usulüne uygun eylem yaparsa yarın Memur Kanunu gündeme gelir. ‘Açılım’ denilirken, memura yok mu?.. Memurun emeği niye yok sayılıyor? Onların grev ve toplu sözleşme hakkı nerede? Aç memur iyi hizmet verebilir mi? Karnını doyurmanın dışında kitap, gazete alamayan, kendisini geliştiremeyen memur milletine hizmet edemez. Yüzde 2.5 zamla memurun gidebileceği bir yer yoktur. Ona eylem yapma, biat et, sakin ol denilebilir mi?” Bir sendika eyleme katılmamış. Kendi haklarını savunmayan bir sendika, sendika sayılır mı?

Çalışanlar orada niye dururlar.

Ben grev, toplu sözleşme istemem, bu sözcüklerden korkan sendikada ne işim var deyip niye ayrılmazlar. İlle de hükümetin peşinden mi gidecekler. Bu sendikayı merak ediyor musunuz?

Memur Sen!

Ali Tezel uyarıyor:

Hükümet uyanmalı... Memurlara kulağını kapattığı sürece, önümüzdeki yıl bu eylemlerin daha kitlesel olacağını bilmelidir.”

 

Tekel’de çalışan 12 bin işçiye yazık

 

DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş, Başbakan Erdoğan’a soruyor:

TEKEL, 2009 yılı sonu itibariyle tamamen kapatılacak mıdır? Kapatılması halinde buraya bağlı işletmelerde çalışan işçilerin durumu ne olacaktır?İşçilerin özlük haklarını koruyacak, gittikleri kurumda da aynı şekilde devam etmesini sağlayacak, 4/C kadrosu dışında alternatif bir yasal düzenleme yapılması gündeminizde midir? Bu konuda ne gibi çalışmalar yapılacaktır?”

 

12 BİN İŞÇİ ATIL

 

Ağırbaş’ın soruları güzel de bazı eksikler var. Önce Tekel adı bir alışkanlık olarak kullanılıyor artık. Tekel’in içki ve sigara işletmelerinin satılmasından sonra yeni adı Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TTA) oldu. TTA’nın elinde sadece zarar eden İzmir Çamalatı tuzlası var, o da zarar ediyor. Tekel’in bünyesinde yaklaşık 12 bin kişi var; yani ‘atıl kadro’... İşçiler dışında eğitimli, tecrübesi, bürokrasiyi bilen memurlar niye ‘öğretmen’ kadrosuna aktarılmaz. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu bu konuda bir araştırma yapmalıdır.

 

Ata’ya Kıbrıs’tan mektup

 

AZİZ Ata’m senin yolunda yürüyenlere jakoben, faşist, ırkçı, çağdışı, özelleştirme düşmanı, küresel düşünemeyen, ulusalcı, dinozor, Denktaşçı, TC yanlısı, uşak, köle, kara sakal gibi sıfatlarla saldırıyorlar. Kara tahta başına geçerek yeni Türk ABC’sini öğrettiğin gün olan 24 Kasım’ı kutlamazlar. Bugüne inanmazlar. 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü severek kutlarlar. Sen sıfırdan yeni bir toplum yarattın. Dış borç almadın. Kul köle olmadın. Ama bunlar senden yine de nefret ederler. AB’den, ABD’den gelen fonları utanmadan paylaşırlar ve onların borusunu öttürürler. Sen “Kıbrıs’a dikkat edin. Orası bizim için önemlidir” dedin. Ama Türklüğünden utanan kimi yurttaşlar AB’ye, Yunan’a kul köle olmak için her türlü tavizi vermeye razı olurlar.

Dünyada çalışan toplam 600 milyon öğretmen kitlesinin binde 1’lik dilimini oluşturan KKTC’li eğitimcilerin bir eli yağda, bir eli baldadır. AB ülkelerinde yeni başlayan bir öğretmenin yıllık geliri 25-28.000 dolar, T.C.’de ise 14-15.000 dolardır. KKTC’de ise 13 maaş, öğretim yılı başlangıç ücreti ile birlikte yılda 30.000-33.000 dolar gelir söz konusudur. Ama tüm bu nimetlere rağmen yine de memnun değildirler. Çalışmaktan, üretmekten, düşünmekten pek hoşlanmazlar.

Adamızdaki 6000 öğretmen içinde kitap yazan kitle 60 kadar bile değildir. Okey masalarında geçen bir ömür, öğrenciyi küçümseme, alışverişini Rum tarafından yapma, tatilini AB ülkelerinde geçirme adeta modadır. En garibanının altında 2 araba vardır. Tank gibi yakıt harcayan ciplere binen öğretmen sayısı tam olarak 1350’dir. (Kaynak: KKTC trafik tescil kayıtları.)

Ata’m, KKTC’de garip gelişmeler oluyor. Okullar yılda sadece 120 yarım gün ‘net’ eğitim veriyor. Dünyanın ileri ülkeleri 200-250 tam gün okullarını açarken bizde bu kadar gün okullar kapalıdır. Sendikalar sadece kamu çalışanlarının ballı yaşamasını istiyor. Bütçenin %75’ini yutan toplam 150.000 (çalışan ve emekli) kişi devletin kaynaklarının har vurup harman savrulmasının sürmesini istiyor.

Türk kimliği için Ada’da bulunan senin Mehmetçiklerin yeni kuşaklara düşman olarak yansıtılıyor. Kim ne derse desin senin ilkelerine sahip çıkmaya devam edeceğiz. TC ve KKTC kardeştir. Biz Yunan’ı değil TC’yi dost bilenlerdeniz. “Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözünüzü benimsemeyen kuklaların yazdığı mektupları okumadan çöpe atınız.

Emin DOĞAN

Gazi MAĞUSA

 

Demokrat olmayanlar ‘açılım’ yapamazlar

 

BAŞBAKAN çok değişti. Hem siyasette, hem Başbakan’ın kimliğinde değişen şeyler var. Demokrasi yerlerde sürünüyor. Başbakan, demokrasi kavramını içselleştirememiş. Sayın Başbakan’ın doğru bir tek söze tahammülü yok.”

Bu sözler Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener’in... Bu konuşmadan yola çıkan İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız, Başbakan’ın hem telefonların dinlenmesi, hem de Başbakan’ın demokrasi algılamasına ilişkin sözlerinin çok ciddi iddialar içerdiğini belirterek şunları yazıyor:

“Başbakan artık kesinlikle inandırıcı olamamaktadır. Çünkü kendisi demokrat değildir. Öyle ya, ‘demokrasinin yerlerde süründüğü’, ‘her üç kişiden birinin dinlendiğini düşündüğü için korktuğu’ ve hukuksuz uygulamaların egemen olduğu bir süreçte ‘demokratik açılım’ mı olur? Belli ki, işin içinde başka şeyler var!

Bu ‘başka şeyler’in neler olduğunu zaman içinde göreceğiz.”

 

ÖĞRETMEN VE POLİSTEN mesaj: “Biz de açılım istiyor... Açılımı en çok biz hak ediyoruz.”

 

X