"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Yüz yetmiş yapıtıyla Max Ernst

BASEL’de önemli bir ziyaretimiz de Fondation Beyeler’deki Max Ernst (1891-1976) sergisiydi.

Büyük bir retrospektif sunumda resim, desen, kolaj, heykel ve kitaplardan oluşan 170 parçayı gördük.
Ernst, Köln’de bir Dadaist olarak çalışmaya başladı, Paris’te gerçeküstücülüğün öncülerinden biri oldu. Avrupa’da, Amerika’da yaptıkları bu ölçekte ilk kez İsviçre’de sergileniyormuş.
Dünyada sanatçılar kadar, sanatın sponsorları, koleksiyonerler, bu koleksiyonların sergilenmesi için çaba gösterip sanat tarihine bunu armağan edenler de adlarını ölümsüzler listesine yazdırabiliyor.
Beyeler de onlardan biri.
Müze kitaplığında onun da yaşamına dair kitaplar vardı.
Art Basel nedeniyle, aynı kentte birçok söyleşiler, toplantılar düzenleniyor.
Beyeler’i gezerken, bir yandan da müze binaları üzerine düşünüyoruz.
Türkiye’de bir mimarın yaptığı, mimarlık tarihine geçen bir müze ne yazık ki anımsamıyorum.
Max Ernst’in sergisinin gördüğü ilgiyi belirtmeye gerek yok.
Basel’e gelen yabancıların çoğu buradaydı, sergiyi ziyaret ediyorlardı.
Müze mağazalarının önemini anımsatmaya gerek yok. Bizim müzelerimizde de şimdi kataloglar, albümler satılmaya başlandı, hediyelikler konusunda hareketlenmeler var ve daha da gelişecek elbette.
Ama henüz bir ressamımız hakkında etraflıca hazırlanmış birkaç farklı kitap yok.
Beyeler’in dükkânına giriyorsunuz, birçok dilde sanatçı hakkında kitaplar buluyorsunuz.
  
***
VITRA DESIGN MUSEUM GALLERY’yi (Vitra Dizayn Galerisi) de gezdik.
Dizayn kavramının bugün yaşamımızın en gündelik yanını bile etkilediğini kabul ediyoruz.
Yaratıcılığın çeşitlendirilmesini gördüğünüzde, oturma odanızdan çalışma odanıza kadar sizi yeniliklere çeken bir ruh halini yaşıyorsunuz.
Bu müzede yalınlığın etkileyiciliğini yaşadım. Minimal bir anlayışın rahatlığını hissettim. Kurumsallaşmış bütün anlayışların sanata yansıdığı yerlerde, bugünkü yaşama, dijital çağa alternatif çözümler öneriyor.
Müzenin pencereleri değişik ülkelere bakıyor.
Burada ve diğer müzelerde de gün ışığından yararlanma çabası gösterildiğini fark ediyorsunuz. Aydınlatma ile gün ışığı sanki birbirlerini tamamlıyor.
Burada çocuklar için düzenlenmiş odaların burada yaşayan ya da örnek bir mimariyle yaşamlarını böyle odalarda geçirenlerin, görsel çarpıklığa tahammül edeceklerini sanmıyorum. Çünkü göre göre, yaşaya yaşaya iyiyi benimseyeceklerdir. Yalın, şirin, çekici çocuk odalarından ayrılamadım.
Çalışma masalarının sadeliği, işlevselliği hepimizin gerek duyduğu bir anlayış.
Küçük bir mekânda çalışmaktan yaşamaya kadar bütün işlevlerin görülebileceği yaratılar birçok kişi tarafından tercih ediliyor.
Bu müzede özellikle tavan lambaları, aydınlatmaları basitlikten mükemmelliğin yaratılışını gösteriyor.
  
***
KENTİN nasıl korunacağını, yeşile saygı ve sevginin ne olduğunu görmek için bile buraya gelinebilir.

X