Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yüz ve astar

<B>İNSANLARIN </B>artık kafası atmaya başladı. <B>‘Etrak-ı bi idrak’ (‘İdraksiz, akılsız Türkler’) </B>muamelesine artık insanlar ‘Yeter!’ demeye başladılar. Benim zaten yıllar önce kafam atmıştı.

‘Biraz da Yüzleşelim’ yazılarımda tanık kitaplardan alıntılar yaparak gerçeğin bir başka yüzünü gösterdiğim için kimileri beni ‘Kürt düşmanı!’ ilan ettiler. Tarihle sadece neden ben yüzleşeyim, biraz da başkaları yüzleşsin. Değil mi? Fransız, İngiliz, Amerikalı yüzleşmeyecek, Ermeni, Yunan-Rum, Arap yüzleşmeyecek, ayrılıkçı Kürt yüzleşmeyecek sadece Osmanlı’nın ‘İdraksiz Türk’ü yüzleşecek.

MEDYANIN GÖREVİ

Milliyet
’in okur temsilcisi Derya Sazak, 12 Eylül tarihli gazetede bir okurun iletisine yer vermiş. Aynur Baradan, ‘Keşke 6-7 Eylül olaylarına gösterdiğiniz duyarlığı Yunanistan’da, Bulgaristan’da, Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin başına gelen felaketlerle kıyaslayarak yazsaydınız. Evet 6-7 Eylül olaylarını tasvip etmek doğru değil ama ya bizim geçmişte ve şimdi yaşadıklarımız’ diyor.

Okur Temsilcisi Sazak, bu durumu Galatasaray İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu’nun değerlendirmesini istemiş:

‘Medyanın dördüncü güç olarak en önemli görevinin gerçekleri çarpıtmadan, eksik bilgilendirmeden kaçınarak, nesnellik ölçüsüne sadık kalarak haber vermek olduğu herkesçe bilinmektedir. Bazı özel durumlarda (savaş dönemi, toplumsal olaylar, vs.) medya bu görevinden zaman zaman istemeden de olsa uzaklaşır.

Her millet tarihiyle yüzleşirken şüphesiz medyasını devreye sokmak zorundadır. Ancak medyanın görevlerinden biri
‘vatanperverlik’ sergilemek olmadığı kadar, bunun karşıtı bir durum sergilemek de olmamalıdır. 6-7 Eylül olaylarının 50. yılı dolayısıyla bazı gazetelerde çıkan yazı ve yorumlarda, bu hususun göz ardı edildiği anlaşılmakta ve ‘yağma’ niyetiyle başlatılmadığı halde, kamu otoritelerinin önlem almaması yüzünden yağmaya dönüşen bu olayları, bir kısım basının bir ‘katliam’ ve adeta bir ‘barbarlık’ olayına dönüştürdüğünü görmekteyiz.

Bazı gazeteler ise kendi yayın politikalarını olumlayan türden yazıları ve yazarların fikirlerine yer verirken
‘öteki’yi görmezden geldiler, tarafgir bir tutum sergilediler.’

TOPLUMU HASTA EDİYORLAR

6-7 Eylül olaylarını ayrı tutuyorum. Ama insanlar artık Avrupa Birliği’nin, ABD’nin yaptığı ‘İdraksiz Türk’ muamelesinden iyice bunalmışken, aynı aşağılayıcı ‘Vur abalıya’ muamelesini kendi basınından ve yazarlarından görmek karşısında da isyan etmeye başladı. Bu isyanı Gündüz Aktan’da (Radikal, 13.09.05), aynı tarihli Vatan’da Zülfü Livaneli’nin ve Bülent Akarcalı’nın yazılarında da gördüm.

Cumhuriyet’in tarih ve toplumuyla ailesel ve bireysel sorunları olan birkaç marazlı yazarın intikam yazıları, kerameti kendinden menkul tarihçilerin yorumları, toplumu hasta ediyor. Başka halklar için adalet arayanların bunu kendi halkından esirgemesi sapkınlık değilse nedir?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI