Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yutturamayacaklar...

Oktay EKŞİ

Biraz kafanız karışık olsa veya bildiğiniz konuda biraz tereddüdünüz bulunsa, hemen o zaaftan istifade etmeyi, gereğinde yalan söyleyip sizi daha önce düşündüğünüzün yanlış olduğuna inandırmayı pek becerirler.

Son günlerde aynı tür oyunu Necmettin Erbakan'ın adaylığı üzerine sahneye koydular.

Önce Necmettin Erbakan bu seçimlerde bağımsız milletvekili adayı olabilir mi olamaz mı diye bir soru ortaya atıldı.

‘‘Elbet olur efendim. Anayasa Mahkemesi'nin kararı ortada... Oraya bakın, sonuca kendiniz ulaşın!’’ denildi.

İlk bakışta doğru görünen bir laf.

Öyle ya... Anayasa Mahkemesi'nin kararı hakkında coğrafya kitaplarına bakacak değilsiniz ya... Elbet mahkemenin kararını esas alacaksınız.

Bakıldı:

Anayasa Mahkemesi, ‘‘(Refah Partisi'nin) Beyan ve eylemleri ile Parti'nin kapatılmasına neden olan üyeleri Necmettin Erbakan, Şevket Kazan, Ahmet Tekdal, Şevki Yılmaz, Hasan Hüseyin Ceylan, İ.Halil Çelik ile Şükrü Karatepe'nin Anayasa'nın 69. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerekçeli kararın Resmi Gazete'de yayınlanmasından başlayarak beş yıl süre ile bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamayacaklarına OYBİRLİĞİYLE’’ karar vermiş.

Tartışma çıkınca Anayasa Mahkemesi'nin eski Başkanı Yekta Güngör Özden görüşünü açıkladı, dedi ki, ‘‘Necmettin Erbakan bağımsız olarak bile milletvekilliğine adaylığını koyamaz. Ama isterse belediye başkanlığına, il veya belediye meclisi üyeliğine aday olabilir.’’

Kıyamet koptu... Efendim Özden yanlış söylüyormuş. Çünkü ‘‘Karar’’da ‘‘bağımsız milletvekili adaylığını yasaklayan bir husus’’ yokmuş.

İyi de, sadece o değil, kararda bu muhteremin örneğin Fazilet Partisi veya Korkut Özal'ın Demokrat Partisi listesinden aday olmasını engelleyen bir hüküm de yok.

Öyle ya... Madem ‘‘yol açık’’tı, o partilerden birinin ‘‘kurucusu, üyesi, yöneticisi veya deneticisi’’ sıfatını taşımadan da ‘‘milletvekili adayı’’ neden olmasınlar?

Oysa biliyorlar ki, mesele sadece Anayasa Mahkemesi'nin kararında yazılı olandan ibaret değildir. Siyasi Partiler Yasası'nın 95'inci maddesi birinci fıkrasında ‘‘Fiilleriyle siyasi partinin kapatılmasına neden olanlar on yıl süreyle başka bir partiye alınamazlar ve (ki utanmadan bu bölümü atlıyorlar) milletvekilliği için aday olamazlar’’ denilmektedir.

Bu da Erbakan'a Meclis'in kapılarını on yıl süreyle kapatmaktadır.

Bu hükmü (Özden'in dediği gibi) Anayasa'ya aykırı bulabilirsiniz.

Doğrudur. Ama yıllarca hiçbir demokratikleşme sorununa ilgi göstermeyen, hukuk devleti kavramını hep alaya alan Necmettin Erbakan eğer öyle yapmasa da bu tür hükümlerin yasalardan çıkmasını sağlasaydı, şimdi başına bu gelmezdi. Ne yapalım insanlar sadece yaptıklarının değil, bazen yapmadıklarının da bedelini ödüyorlar.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI