Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yurdumun ’güya’ Müslümanları

İSLAM dininin politik istismarı, yurdumun insanlarının gelenek ve töreleri ve bunların uygulamaları konusunda tek satır eleştiri yazmayayım, yurdumun "güya"lı Müslümanları ileti bombalamasına başlarlar.

Bunların, yaşadıkları topraklarla, yurtla, vatanla ilişkileri yalnızca dinsel inançlarından ibarettir. Bunun dışında hiçbir şeyle ilgilenmezler. Örneğin, bor ve toryum madenlerinden haberleri bile yoktur! Büyük bir çoğunluğu vergi kaçırırlar. Devletten çaldıkları parayla kurban keserler, hacca giderler.

KURAN’I BİLMEK

Bu "güya"lı Müslümanların bende bıraktıkları izlenim şudur: Dinsel hurafelerini yaşamalarına izin vermesi, bütün okulları imam hatibe çevirmesi, türbanı kamusal alanda serbest bırakması (mümkün olursa zorunlu kılması) koşuluyla Türkiye’nin başka bir ülkenin egemenliği altına girmesine ses çıkarmazlar. On yılların birikimi olarak üzerimde bıraktıkları izlenim budur!

Haftada 5 gün yazıyorum. Yılda 260 yazı yapar. Sadece kör inançlarına ters düşen birkaç yazıma tepki gösteriyorlar.

Böyle bir yazı yazma fırsatından yararlanarak, bu türden insanlarla yüzleşmek istiyorum: Beni İslam’ı tanımamakla, Kuran’ı bilmemekle, Müslüman olmamakla, dönme olmakla falan suçluyorlar.

OKUDUM, OKUYORUM

İlkin şunu belirteyim: Benim için din, inançtan çok bilgi konusudur. Tevrat, İncil ve Kuran’ı (iniş sıralarına göre yazdım) Türkçe ve Fransızca okudum, okurum, okuyorum. Gerektiğinde İngilizce’ye de başvururum üç Kitap için. D.Masson’un Fransızca’ya Kuran çevirisi, Türkçe meallerinin çoğundan çok daha iyidir. İki kütüphanemde birden fazla Türkçe Kuran çevirisi vardır. Felsefi donanımımdan hiç de şikáyetçi değilim. Üç dinin oturduğu felsefi, sosyolojik, tarihsel ve coğrafi mekán bağlamında dişe dokunur bilgim vardır.

Üç Kitap arasındaki tek yönlü ve Kuran ağırlıklı metinlerarası ilişkinin bilinç ve bilgisine sahibim.

ARAP BİLE ANLAMAZ

Şimdi de yurdumun "güya" Müslümanlarının hal ve gidişlerine değineceğim. Daha önce kimseyi üzmek ve kırmak istemediğim için hep üstü kapalı geçtim. Artık vade doldu:

1. Kuran Arapçasını sadece Arap entelektüellerinin ilgilileri ve ciddi eğitim görmüş alimler anlar.

2. Yani sıradan Araplar, Kuran Arapçasını anlamazlar.

3. Bana kimse bu iki maddenin tersini söylemesin. Mısır, Fas, Cezayir ve Tunus’ta bulundum; Arap entelijansiyasında dostlarım var. Böyle söylüyorlar!

4. İmam hatip liselerinde öğretilen Arapça, liselerde öğretilen İngilizce, Fransızca ve Almanca’dan daha iyi değildir, belki daha kötüdür.

5. İlahiyat fakültelerinde de ciddi Arapça eğitimi verilmediği bilinen bir şey.

6. Tanıdığım İslam bilginlerine göre, ülkemizde Kuran’ı anlayanların sayısı yüz kişiyi geçmez. (Sanırım, Türkiye’de öğrenim görenler arasında demek istiyorlar.)

ÖNCE ELİFİ AYIRIN

Yani bizim "güya" Müslümanlar, elifi görseler mertek sanırlar. Kalkmışlar bir de bana horozlanıyorlar. Güldürmesinler beni!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI