"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Yunanistan ırkçılığının sonu

Ertuğrul ÖZKÖK

Atina'da Pantion Üniversitesi'nin kantininde üç öğrenci konuşuyor. Sohbetin ana konusu Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişi.

Üçünün ağzından da aynı cümleler çıkıyor:

‘‘Milli gururumuz iki paralık oldu.’’

İzlenimleri Herald Tribune Gazetesi'nin 20 Şubat tarihli sayısından aktarmaya devam ediyorum.

Şehirde Zonar's adlı kafede üç emekli işadamı sohbet ediyor.

Konu yine aynı.

Emekli bir subay da sohbete katılıyor.

Ağzından şu cümle dökülüyor:

‘‘Yunanlı olduğuma utanıyorum.’’

FİLOTİMO

Gazete, Öcalan'ın yakalandığı günden bu yana Yunan halkının tam anlamıyla bir ‘‘Kimlik bunalımı’’ yaşadığını yazıyor.

Yunanlıların kendilerine ait milli gururu ifade etmek için kullandıkları bir kavram var.

‘‘Filotimo...’’

Bu kavram asırlar boyunca Yunanlıların kendi kendilerini, ‘‘Ari ırk’’ olduklarına inandıran bir anlama bürünmüştür.

Bu kavram aracılığıyla Yunan medeniyeti bir tür ‘‘etnik üstünlük’’ haline getirilmiştir.

Herald Tribune'deki yazıda, Yunanlıların işte bu filotimo duygularının ağır biçimde yaralandığı belirtiliyor.

YAN ETKİLERİ

Yunanistan'ın eski Dışişleri Bakanı Kapsis, ‘‘Bu olayın yan etkilerinin uzun süre hissedileceğini’’ söylüyor.

Yunan Sanayicileri Federasyonu Başkanı Jason Stratos, bu milli incinmeyi şöyle ifade ediyor:

‘‘Biz ne yaparsak yapalım, Türkiye bizden üstün çıkıyor.’’

Yunanistan bu duyguların bir benzerini 1974 Kıbrıs Çıkarması sırasında hissetmişti.

Kardak olayı da benzer duygulara yol açmıştı.

Ama son 10-15 yılda hiçbir olay Yunanistan'da bu kadar derin bir travma yaratmamıştı.

Bu milli travma ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor:

Öcalan olayı acaba Yunan benliğindeki ‘‘filotimo’’ duygusunun iflası mıdır?

Büyük bir ihtimalle böyle.

Bu da 1821 yılında bağımsızlığını aldığı günden bu yana her geçen gün biraz daha derinleşen kendine özgü Yunan rasizminin (ırkçılığının) sonu anlamına gelmektedir.

Yunanlılar her fırsatta demokrasinin mucidi olduklarını söyleyerek bununla iftihar ederler.

Ama dünyada demokrasi mucitliğini kendilerine ait bir ırkçılığın teorik temeli yapma orijinalliği de onlara aittir.

Tarihin derinlikleri içinde kalmış bir uygarlık üzerine asalak biçimde yerleşmiş olan bu etnik egoizm aslında Yunanistan'ın öteki uluslarla uzlaşmasını engelleyen en önemli etkenlerden birisi olmuştur.

KASABA PSİKOLOJİSİ

O nedenle ben, Yunan benliğindeki ‘‘filotimo’’ duygusunun bu olayda derin bir yara almasını, Yunanistan'ın geleceği açısından çok olumlu bir olay olarak görüyorum.

Yunanistan asırlar boyunca inanılmaz bir kasaba psikolojisi içinde yaşadı.

Sadece kendi içlerinde yaşamanın getirdiği bu siyasi yararcılık eksikliği bugün Yunanistan'ın ayağına pranga gibi yapıştı.

Oysa Türkiye, gerek Osmanlı'nın verdiği çokulusluluk mirası, gerek cumhuriyet döneminde çeşitli etnik grupları bir arada yaşatma iradesi ile daha yaratıcı bir siyaset geleneği ortaya çıkarmayı başardı.

Ünlü Fransız düşünürü Edgar Morin, Avrupa'nın Amerika karşısındaki en büyük eksikliğinin, ‘‘yeterince melez bir kültüre sahip bulunmaması’’ olduğunu söylüyor.

Gerçek medeniyetler çokulusludur. Yunanistan'ı büyük medeniyet yapan da buydu.

KURTARICI TÜRK

Ama içindeki küçük bir Türk etnik azınlığına bile tahammül edemeyen bir Yunanistan'ın, kendi kendine yarattığı bu hayali ‘‘filotimo’’ duygusu ile böyle bir duvara çarpması hiç de şaşırtıcı değil.

Bu travma Yunanistan'ı hayali ırkçılıktan kurtararak dünya topluluğuna sokabilir.

Kadere bakın, 1974'te Yunanistan'ı cunta diktatörlüğünden Türkiye kurtarmıştı.

Şimdi de bu zavallı ırkçılıktan kurtarma yolunu açıyor.



X