Yunan bayrağına Türk kumaşı neden olmasın?

Hürriyet Haber
24.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

YUNANİSTAN Sanayiciler Federasyonu'nun organizasyonuyla 120 Yunanlı işadamı Türkiye'ye geliyor. SEB Başkanı George Argyropoulos, ‘‘Yunan bayrağı için Türk kumaşı istenince tepkiler oldu. Bu, Yunanlı'nın Türk Malı çekingenliğinden kaynaklanıyor. Ama, psikolojik ortam yavaş yavaş düzelir’’ dedi.

YUNANİSTAN'ın TÜSİAD'ı, Yunanistan Sanayiciler Federasyonu (SEB) Başkanı George Argyropoulos, iki ülke arasındaki yakınlaşmaya rağmen, hálá Yunanistan halkının, üzerinde ‘‘Türk Malı’’ yazan ürünleri tüketmek konusunda çekingen olduğunu söyledi. Argyropoulos, ‘‘Geçenlerde Yunanlı bir işadamı Yunan bayrağı için Türk kumaşı isteyince tepkiler oldu. Buna anlam veremedim. Ama, bunların hepsi psikolojik ortamdan kaynaklanıyor. Bu durum zamanla düzelir’’ dedi.

Yeni yatırım ve işbirliği olanaklarını araştırmak için Türkiye'ye gelecek 120 Yunanlı işadamını da organize eden George Argyropoulos, Hürriyet'in Türk-Yunan ilişkileri konusundaki sorularını yanıtladı:

Yıllardır Yunan iş dünyası Türkiye'yle iş yapmaya yanaşmıyordu, ne oldu da şimdi, 120 Yunanlı işadamı İstanbul'a geliyor?

- İş dünyasını etkileyen iki önemli faktör vardır. Birincisi, yaşanan siyasi atmosfer, hükümetlerin politikaları ve idari kadroların tutumudur. İkincisi ise müşteri olan kamuoyudur. Bu iki faktör, iş ilişkilerini engeller. Bu sadece Yunanistan ve Türkiye için de değil başka ülkeler için de geçerlidir. İşte değişen bu iki faktör oldu.

Önce hükümet faktörünü değerlendirirsek, Simitis Hükümeti'nin Türkiye stratejisi Öcalan krizinden sonra değişmeye mi başladı?

- Öcalan krizinden sonra Yunan Hükümeti, AB'de de kabul edilecek bir biçimde politikasını revize etti. Avrupa'nın da ortak yaklaşımını içeren bir politika ayrıntılı çalışmayla saptadı ve Türkiye'nin AB adaylığını olumlu yönde etkilemeye karar verdi ve bu nedenle de sadece sözde değil, gerçek bir adaylık verilmesinde rol oynadı.

Geçmişte,Türkiye'yle iş yapmak isteyen Yunanlı işadamları ciddi bürokratik engellerle karşılaşıyordu. Sizce bu engeller de artık kalkıyor mu?

- Bence iki ülkede de genel olarak bürokratik engeller var. Bu engeller Yunanlı ya da Türk işadamı için daha fazla da değil. Zaten şu ana kadar da ticari ilişkiler düşüktü. Artınca ne olur? Bunu izleyeceğiz.

Bir de psikolojik engeli var. Yunanlılar Türk mallarının satışına tepki gösteriyordu. Bu tepki ortadan kalktı mı sizce?

- Bence bu psikolojik engel devam ediyor. Biraz gelişme olabilir, ama çok yavaş. Kamuoyunu temelde siyasiler ve medya oluşturuyor. Bu iki faktör 10 yıldan fazla bir dönemdir son derece olumsuz.

Andreas Papandreu dönemini kasdediyorsunuz..

- Evet, ama daha önce de Kıbrıs olaylarının yarattığı travma var. Bu 25 yıl önce yaşandı. O günden beri Yunanlılar'ın Türkiye'ye karşı duyguları endişe ve korkunun etkisi altında kaldı. Bütün bunlar kamuoyunun zehirlenmesine yolaçtı. Bu duygular ve zehirlenme bir yandan politikacılar diğer yandan da gazeteciler tarafından beslendi. Bu değişiyor, ama zaman alacak. Türk etiketiyle bir mal Yunan piyasasına sürülse, Yunan alıcısı şu anda nasıl tepki gösterir bilemiyorum. Bu konuda araştırma yapacağım.

Geçen gün bir Yunanlı işadamı Yunan bayrağı yapımı için Türkiye'den kumaş alınca tepkiler yükseldi. Buna ne diyorsunuz?

- Neden tepki gösteriliyor? Doğrusu şaşırdım. Bence bu tepkiler zamanla geçecek. Bence güven arttıkça atmosfer değişecek. Yunan kamuoyunun Türk mallarına yaklaşımı güvenin artmasıyla değişecektir. Ama zamana ihtiyaç var. Mevcut olumlu havayı ve yaklaşımları ısrarla sürdürüp güveni yaratmalıyız. İş dünyasında en önemli faktör güvendir, bunu unutmayalım.

700 milyon dolarlık ticarethacmi 1-2 milyar dolara çıkartılabilecek mi?

- Şu anda bir rakam telaffuz etmek istemiyorum, ama büyük bir potansiyel var. Belki İstanbul'daki toplantıda bazı hedefler saptayabiliriz. Ticaret hacmi 1-1.5 yıl içinde iki katına çıkartılabilir. Üçüncü ülkelerde ortak iş yapılabilir. Karşılıklı yatırımlara gidilebilir. Dördüncüsü de hizmet sektöründe işbirliğine gidebiliriz.

Yeni bir Kardak, baharı bitirir

9 Nisan'da Yunanistan‘da yapılacak seçimlerde Simitis kaybederse Türkiye politikası değişir mi?

- Bence ister Pasok ister, YDP gelsin politikada büyük bir değişiklik olmaz. Çünkü mevcut olumlu yaklaşıma bazı olaylar yol açtı ve iki büyük parti de kabul etti. Ama, politika değişikliği Simitis zamanında bile olabilir. Bu, bir beklenmedik olaya, krize bağlı. Ufukta görünmüyor, ama örneğin Kardak gibi bir olay. Böyle bir olay hangi parti olursa olsun birden havayı değiştirir. Hangi parti iktidarda olursa olsun, tutumu ideolojiye değil olaylara dayanacaktır. Öcalan olayından sonra uygulanmaya başlanan mevcut politika her iki parti tarafından da kabul edilmiştir.

Örneğin Kıbrıs, Türkiye’ye yakınlaşma politikasını olumsuz yönde etkliler mi?

- Eğer uluslararası toplum, Kıbrıslı Rumların ve Yunanistan'ın hoşlanmadığı yönde harekete geçer ve baskı yaparsa, bu Türk-Yunan ilişkilerinde krize yol açmaz. Krize yol açacak gelişme, Türkiye'nin tek taraflı olarak Kıbrıs'ta bazı haklarını korumaya kalkması ve adımlar atması olur. Ama böyle bir gelişmeyi görmüyorum. Kartlar bu yönde oynanmıyor. Bence, müzakereler ve baskıyla Kıbrıs‘da bir çözüm bulunacak.

AB’ye üyeliğiniz için 15 yıl akılcı bir süre

Sizce Türkiye ne zaman AB'ye üye olabilir?

- Bu tamamen Türkiye‘ye bağlı. Türkiye AB kurumlarına uyum sağlamak için olağanüstü bir çaba gösteriyor. Bence katılım Türk toplumu ve ekonomisi açısından bir sınav olacak. Katılım ne kadar sürer? Dışişleri Bakanınız İsmail Cem ‘‘15 yıl’’ diyor. Bence bu akılcı bir süre. Çünkü süreç oldukça sancılı olacak. Ama herşey Türkiye’nin iradesine, siyasilerine ve kamuoyuna bağlı görünüyor. Türk iş dünyası bu süreci süratle tamamlamak istiyor ama iş dünyası bütün toplumu temsil etmiyor.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı