Yüksek lisans, askerlikten kaçma olarak görülmemeli

Çilem KAYA
13 Temmuz 2012 - 00:00Son Güncelleme : 12 Temmuz 2012 - 22:10

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “Yüksek lisans ve doktorayı askerlikten kaçma veya memuriyette derece alma aracı olarak görmekten çıkarmamız gerekiyor” dedi.

YURT dışındaki Türk Bilim İnsanları Kurultayı’nda konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “Bu yıl içinde en az 10 ülkede bilim ve teknoloji ataşeleri atayacağız, yurt dışı teşkilatı kuracağız” dedi. Ergün, “1964-2004 arasında Akademik Ar-Ge destekleri kapsamında, 7 bin 378 projeye 170 milyon lira kaynak aktaran TÜBİTAK, 2005-2011 döneminde ise 8 bin 722 projeye 1.15 milyar lira destek sağladı. Desteklenen bilim insanı sayısı 2003 yılında 1500 kişiyken, 2010 yılında bu sayı 12 kat artarak 18 bini geçmiştir. Yüksek lisans ve doktorayı askerlikten kaçma veya memuriyette derece alma aracı olarak görmekten çıkarmamız gerekiyor” diye konuştu.

Türkiye çok farklı

Ergün, insanın kendisini coğrafi sınırlarla kısıtlamasının kesinlikle doğru olmadığına işaret ederek, şunları kaydetti: “Bugün Boston’da kardiyoloji kürsüsünde ders veren bir hocamız, San Francisco’da yazılım firması kuran bir girişimcimiz veya Cape Town’da nanoteknoloji alanında doktora yapan bir gencimiz, bu ülke için bir kayıp sayılamaz. Tam aksine bir kazanca dönüştürülebilir. Zira yaşadığımız dönem, artık bir network çağıdır, iletişim ve etkileşim çağıdır. Yurt dışında başarılı çalışmalara imza atan her insanımız, orada bu ülkenin adeta bir büyükelçisi gibidir. Biz yabancılara Türkiye’yi ve Türk insanını ne kadar anlatırsak anlatalım, bizzat tanıdıkları başarılı bir insanımız kadar tesir etmez, edemez. Bu nedenle biz, artık yurt dışındaki hiçbir bilim insanımıza aman ne olursa olsun muhakkak Türkiye’ye dön çağrısında bulunmuyoruz. Sadece şunu diyoruz; Eğer dönmek isterseniz Türkiye, yıllar önce bıraktığınız Türkiye’den çok farklı.”

Ar-Ge payı yüzde 3

Özellikle Ar-Ge harcamalarının ve araştırmacı sayılarının çok hızlı arttığı bir dönem yaşadıklarına işaret eden Bakan Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela 2002’de milli gelirimiz 230 milyar dolar iken Ar-Ge yoğunluğumuz binde 45 ve Ar-Ge’ye ayrılan bütçe 1.1 milyar dolar seviyesindeydi. Bugün ise 800 milyar dolar seviyesinde olan milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1’ini, yani 8 milyar dolar civarında bir kaynağı Ar-Ge’ye ayırıyoruz. 2023 yılında bu oranı yüzde 3 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. 2023’te 2 trilyon dolar civarında bir milli gelire ulaşmayı hedefliyoruz, 60 milyar dolarlık bir Ar-Ge harcaması planlıyoruz. Sadece kaynakları artırmak noktasında değil, bu kaynakları etkin bir şekilde kullanılması noktasında da önemli adımlar attık, atıyoruz.”

18 bin bilim adamı

Nihat Ergün, 1964-2004 arasında Akademik Ar-Ge destekleri kapsamında, 7 bin 378 projeye 170 milyon lira kaynak aktaran TÜBİTAK’ın, 2005-2011 döneminde ise 8 bin 722 projeye 1.15 milyar lira destek sağladığını ifade ederek, “Desteklenen bilim insanı sayısı 2003 yılında 1.500 kişiyken, 2010 yılında bu sayı 12 kat artarak 18 bini geçmiştir. Önümüzdeki süreçte, nanoteknoloji veya biyoteknoloji gibi, kritik alanlara yönelik çok ciddi doktora, yüksek lisans burs programları TÜBİTAK tarafından hazırlanmaktadır. Yine akademik yükselme kriterleri arasında yenilikçilik ve girişimcilik gibi kavramları da ekleyeceğiz” diye konuştu.

250 bin araştırmacı lazım

TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak, Türkiye’deki araştırmacı sayısının son 10 senede 20 binden 64 bine çıktığını belirterek, “Türkiye gibi bir ülkenin 250-300 bin araştırmacıya ihtiyacı var” dedi. Türkiye ve TÜBİTAK’ın büyük bir atılım içerisinde olduğunu ifade eden Altunbaşak, “1992 senesinde ABD’ye gittim ve yaklaşık 20 yıl ABD’de kaldım. 20 yıldır ABD aşağı yukarı aynı kaldı. Hayat aynı hayattı. Bu süre zarfında Türkiye, en az bir-iki, belki de üç gömlek değiştirdi. Bu pek çok alanda kendini gösterdi. Bunlardan birisi de bilim ve teknoloji alanıdır” dedi.

Bilgi birikimini transfer etmeli

İHTİYAÇ ve sonuç odaklı bilim politikalarının arzu edilen noktada olmadığını ifade eden Yücel Altunbaşak, “Ya birinci ligteki ülkeler sınıfına geçeceğiz ya da ikinci lige mahkum olacağız. Türkiye’nin bilim insanlarına çok ihtiyacı var. Bu bilgi birikimini Türkiye’ye transfer etmeniz gerekiyor” diye konuştu. Çin’in 1990’lı yılların sonlarında bilim ve teknoloji alanında ciddi atak yaptığını hatırlatan Altunbaşak, “Artık yüksek katma değerli ürünler işin içine girmeye başladı. Çin’deki bu değişimi, ABD, Avrupa ve Avustralya’da master yapıp Çin’e dönen araştırmacılara bağlıyorlar. Bilimsel olarak ne kadar doğru bilemem ama benim düşüncem bunda doğruluk payı var” ifadesini kullandı.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı