"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

‘Yüksek faiz özürü’ için oteli iki kat pahalıya almışlar

<B>MİLLİYET</B>’ten <B>Ahmet Erhan Çelik</B>, haberi çok güzel bulup çıkardı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) Ceylan Grubu’ndan devralınan otelden 27 milyon dolarlık darbe yediği gözler önüne serildi.

TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, ekspertizi yapan şirket ve kurum içi soruşturma başlattıklarını açıkladı. Ertürk, ayrıca ‘52.5 milyon dolara devralınan otel 25.3 milyon dolara satıldı. Aradaki 27 milyon dolarlık farkı alabilmek mümkün görünmüyor’ dedi.

Peki ‘27 milyon dolar gitti gider’ demek yeterli mi?

Bu sorulara yanıt ararken, aklıma A-Tel olayı geldi. Çukurova Grubu (Mehmet Emin Karamehmet) ile Medya Holding’in (Dinç Bilgin) birlikte kurdugu ön ödemeli GSM kartı pazarlayıcısı A-Tel’in yüzde 50’si, Yapı Kredi Bankası tarafından 270 milyon dolara devralınmıştı.

Yapı Kredi’nın bu işlemi üzerine devreye giren Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) konuyu mahkemeye götürdü. SPK, Yapı Kredi’nin devraldığı yüzde 50’lik A-Tel hissesinin fiyatının 196 milyon doları geçmemesi gerektiğini savundu.

A-Tel, Etibank’tan dolayı TMSF’ye 830 milyon dolar borcu olan Dinç Bilgin’i de ilgilendiriyor. Bilgin’in daha önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile yaptığı, ancak uygulamaya girmeyen protokol, A-Tel’in Bilgin’deki yüzde 50’lik hissesinin de TMSF’ye devrini öngörüyor.

TMSF, protokole, ‘SPK’nın açtığı davayla şirketin fiyatı düşerse, Bilgin’in A-Tel’deki hissesi için de aynı fiyat geçerli’ hükmünü de koyuyor.

A-Tel formülü Ceylan’ın Çamyuva Deluxe Resort Otel’ine de uygulanamaz mı?

Ertürk, bunu pek mümkün görmüyor: ‘Yapı Kredi halka açık olduğu için SPK devreye girdi. A-Tel hisseleri pahalıysa, bundan Yapı Kredi’nin küçük ortakları da zarar görecek. SPK bu nedenle A-Tel olayına itiraz edebiliyor. Ceylan’dan devralınan otel halka açık değil. SPK da devreye giremiyor.’

Ya TMSF, ‘52.5 milyon doları indirelim’ diye dava açamaz mı? Ertürk, o yönden de pek umutlu değil: ‘Bu itiraz ekspertiz raporu kötü niyetliyse ve TMSF’yi zarara sokmayı amaçlıyorsa mümkün. Çünkü, sözleşmeye başka seçenek konulmamış. 52.5 milyon dolar kesin ifadelerle sözleşmede yer alıyor.’

Daha sonra imzalanan protokollerde TMSF’nin başına böyle olaylar gelmesi söz konusu mu? Ertürk, mümkün olduğunca kendilerini korumaya aldıklarını belirtiyor: ‘Biz bu tür alışverişlerde arada doğacak farkın yeniden borca eklenmesine dikkat ediyoruz. İşte A-Tel’de yapmaya çalıştığımız da bu.’

TMSF’nin Ceylan’ın otelinden 27 milyon dolar zarar görmesine BDDK’nın eski yönetimi ne diyor? TMSF yönetimi, biraz soruşturunca, çarpıcı yanıt alıyor: ‘Ceylan Grubu’na çok yüksek faiz işletilmişti. Otelin fiyatı yüksek tutularak bir anlamda yüksek faizle onlara verilen zarar azaltılmak istendi.’

Şimdiki TMSF yönetimi, otelde düştüğü açmazdan çok rahatsız: ‘Küçük çaplı fiyat farkları olabilir. Ancak, yarı yarıya fark asla kabul edilemez...’

Ceylan’a ‘yüksek faiz işletildi’ diye halkın sırtından ‘27 milyon dolarlık özür’ olur mu? Diğer batık bankacılar da böyle ‘özür’ beklemez mi?

46 milyar dolarlık batık banka faturası varken, böyle ‘darbe’ler insanın kanına dokunuyor değil mi?

Bu Konsey’in işi gerçekten çok zor

KONSEY
’in kuruluşunu tetikleyen sözün Turgut Özal’dan geldiğini Şerif Egeli hatırlatıyor: ‘We don’t want aid, but we want more trade.’

Yani, ‘Biz sizden yardım değil, daha fazla ticaret istiyoruz’ diyor Özal... Kime? ABD’ye... Özal’ın bu sözüyle doğan Türk Amerikan İş Konseyi (TAİK) 20’inci yılını kutluyor. TAİK, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) ilk adımını oluşturuyor. DEİK çatısındaki konseyler giderek çoğalıyor.

TAİK Başkanı Vural Akışık’ın son basın buluşmaları ABD’yle gergin günlere denk geliyor. TAİK’in www.Turkey.now.org adlı web sitesinin tanıtımı, bu hafta yapılacak Genel Kurulu yine öyle bir ortamda gerçekleşiyor.

Bu durumu Vural Akışık’a hatırlatıyorum, ‘Bende mi bir uğursuzluk var’ diyor. Araya Şerif Egeli giriyor: ‘Biz aslında ABD’yle ticari ilişkilerimizin gelişmesi için çaba harcıyoruz. Türkiye’nin, Türk işadamlarının ABD’de tanıtımına odaklıyız. Ancak, bugün ABD’nin Türkiye’deki imajını yükseltmeye dönük çalışma da yapmamız gerekiyor. Bunun için hazırlıklarımız var.’

Karşılıklı sert mesajlar, Türkiye’ye ‘Hasta adam’ benzetmeleri arasında bu imaj nasıl düzelecek? TAİK’in işi gerçekten çok zor...
X