Gündem Haberleri

GÜNDEM

    YSK'nın seçime itiraza ret gerekçesi

    Hürriyet Haber
    24.10.2003 - 12:40 | Son Güncelleme: 24.10.2003 - 12:40

    Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK), 3 Kasım Milletvekili Seçimleri'ne yönelik itirazları reddeden kararının gerekçesi belli oldu.

    Karşı oylarla birlikte toplam 11 sayfadan oluşan gerekçede, seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrası işlemlerinin sonuçlandığı, bundan sonra yapılacak her türlü itiraz ve şikayet sürelerinin geçtiğine işaret edildi.
      
    Gerekçede, YSK kararlarının kesin olduğu, bu kararlara karşı başka bir mercii ve kanun yoluna başulamayacağı kaydedildi.
      
    Gerekçenin sonuç bölümünde, şikayet, itiraz ve olağanüstü itirazların, ''süre ve kesinlik'' yönünden oyçokluğuyla reddine karar verildiği belirtildi.

    Karşı ve ayrışık oyla birlikte toplam 11 sayfadan oluşan gerekçenin giriş bölümünde, 3 Kasım Seçimleri'nin tamamen iptali, DEHAP oylarının iptal edilerek seçim barajının yeniden hesaplanması ve seçimlerin iptal edilmemesi yönünde çeşitli parti ve şahıslarca yapılan başvurular 10 başlık altında anımsatıldı.
      
    BAŞSAVCILIK'IN DEHAP HAKKINDA VERDİĞİ BİLGİ

    Siyasi Partiler Yasası'nın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na siyasi partilerin sicil dosyalarını tutma sorumluluğu verdiği  belirtilen gerekçede, bu doğrultuda 1 Ağustos 2002 tarihinde Başsavcılık'tan partilerin teşkilatlanma durumlarının sorulduğu, yazıya gelen yanıtta DEHAP'ın 63 ilde teşkilatlandığı bilgisine yer verildiği kaydedildi.

    YSK'nın bu bilgi doğrultusunda 2 Ağustos 2002 tarihli kararıyla 23 siyasi partinin seçimlere girmeyi hak ettiğini belirlediği ve bu partiler arasında DEHAP'ın da bulunduğu ifade edilen gerekçede, ilan edilen bu karara karşı süresinde herhangi bir itiraz ve şikayetin olmadığı belirtildi.
      
    DEHAP'IN DURUMU YENİDEN DEĞERLENDİRİLDİ

    Bu süreçten sonra seçim işlemlerinin devam ettiği, siyasi partilerin oy pusulasındaki yerlerinin belirlendiği, oy pusulalarının basımına geçildiği kaydedilen gerekçede, bu aşamadan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, yasanın öngördüğü teşkilatlanma şartını yerine getirmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle DEHAP'ın durumunun yeniden değerlendirilmesini istediği hatırlatıldı.
      
    Başsavcılığın bu isteminin yerinde görülmeyerek reddedildiği ifade edilen gerekçede, seçimlerle ilgili Anayasa ve yasalarda yer alan ilgili hükümlere atıfta bulunuldu.

    298 sayılı Seçimlerin Temel Hhükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun'un, isminde de belirtildiği gibi, düzenlediği hükümler itibariyle seçim hukuku için diğer genel yargı usul yasalarındaki gibi kendine has usul hükümlerini ihtiva ettiği belirtildi.
      
    Yasa koyucunun Anayasa'nın 79. maddesinde yer alan tümcelerle belirlenen ilkeleri esas alarak kabul ettiği 298 sayılı kanunla, seçim sürecini ayrı bölümler halinde düzenlediği hatırlatılan kararda, şöyle devam edildi:
      
    ''Seçimlerin başlamasından, seçim süresince ve seçim sonuçlarının birleştirme tutanaklarına aktarılıp ilan edilmesine kadar her safhasında kurulların kesin olmayan kararlarına karşı süresinde, seçmen yeterliliğine sahip yurttaşlar, siyasi parti başkanları veya vekilleri, müşahitler, adaylar ile milletvekillerinin itiraz edebilecekleri açıkça belirtilmiş olup, ayrıca yapılan bu itiraz ve şikayetin konusu olan seçim sonucuna tesir edecek olaylara karşı kanunun 130/6. bendinde, aynen seçilme yeterliliğine veya kendilerine tutanak verilenlerin seçilmediğine veya seçimin sonucuna tesir edecek olaylara karşı, seçilenlere verilecek tutanağın düzenlenmesinden sonraki 3. gün saat 17.00'ye kadar süre tanınmış, 6. bendi 2. fıkrasında ise yine seçimin sonucu hakkında 7 günlük bir olağanüstü itiraz süresi öngörülmüştür.''
      
    İTİRAZ SÜRELERİ

    Kararda, seçim sürecindeki seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrası işlemlerinin son bulduğu bundan sonra yapılacak her türlü itiraz ve şikayet sürelerinin geçmiş olduğu belirtildi.
      
    Yapılan itiraz, olağanüstü itiraz ve şikayetlerin, YSK'nın 2 Ağustos 2002 tarihinde seçime katılacak partileri belirleyen 411 sayılı kararının iptaline yönelik olduğu anımsatılan gerekçede, Anayasa'nın 79/2 fıkrasında ve seçim yasalarında YSK'nın kararlarının kesin olduğu, bu kararlara karşı başka bir mercii ve kanun yoluna başvurulamayacağının açıkça belirtildiği anımsatıldı.
      
    Gerekçenin sonuç bölümünde, yapılan şikayet, iraz ve olağanüstü itirazların, ''süre ve kesinlik'' yönünden oyçokluğuyla reddine karar verildiği belirtildi.
       
    AYRIŞIK OY
       
    İtirazların reddi yönünde oy kullanan üye Cengiz Erdoğan ise usule yönelik ret kararlarına katılırken, esasa yönelik de, Başkanvekili Ahmet Hamdi Ünlü'nün muhalefetinin esasa ilişkin olduğunu, kendisinin de bu nedenle esas bakımından görüşlerini içeren açıklamada bulunma gereği duyduğunu belirtti.
      
    "DEHAP'A VERİLEN OYLAR GEÇERLİLİĞİNİ KORUYOR"

    DEHAP'a verilen oyların geçersiz sayılmasının hukuki tartışma gerektirmeyecek kadar kanuna aykırı olduğunu belirten Erdoğan, şu görüşleri dile ettirdi:
      
    ''Bu bağlamda seçimlerin yenilenmesinden ancak ve ancak yapılan usulsüzlüğün seçmenler düzeyinde olması halinde söz edilebilir. Söz konusu davada, seçmenler düzeyinde bir usulsüzlük saptanmamıştır. Bu durumda, DEHAP'a usulüne uygun olarak verilen 1 milyon 965 bin 660 oy hala geçerliliğini korumakta ve hukuksal sonuç doğuracak kesinleşip ilan edilen geçersiz oylar içinde mütalaa edilemeyecek bir belge niteliğini taşımaktadır.''
      
    Ülke barajını geçemeyen ve milletvekili çıkarmayan DEHAP'ın, 3 Kasım Seçimleri'nin sonuçlarındaki konumuna göre de seçimlerin iptalinden söz edilemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, eski milletvekili Bahattin Şeker'in seçim tarihinde milletvekili seçilme koşullarını taşımadığı anlaşıldığından tutanağının iptaline karar verildiğini, ancak ülke barajında bir değişiklik yapılmadığını hatırlattı.
      
    Erdoğan, olayda böyle bir durumun da olmadığını kaydetti.
       
    KARŞI OY
       
    3 Kasım seçimlerinin tümden iptal edilmesi gerektiği yönünde görüş belirterek, karara katılmayan YSK Başkanvekili Ahmet Hamdi Ünlü ise Anayasa ve yasalarda bir sınırlama öngörülmediği için seçimlere ilişkin şikayetleri inceleme ve karara bağlama süresinin sınırlı olduğunun kabul edilemeyeceğini savundu.
      
    Aksi düşüncenin seçim yolsuzluklarının seçim hukuku açısından yaptırımsız kalması sonucunu doğuracağını, bu durumun hukuken kabul edilemeyeceğini belirten Ünlü, YSK'nın daha önce verdiği kararlara atıfta bulundu.

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bildirimi üzerine seçimden sonra Anayasa Mahkemesi'nce genel başkan olmadığı belirtilen bir parti genel başkanının ismine, mevcut maddi ve hukuki duruma göre zorunlu olarak oy pusulasında yer verilmesi olayında olduğu gibi yine Başsavcılığın ilk bildiriminin aksini kanıtlayan, her türlü kuşkudan uzak kanıt sunulamaması nedeniyle DEHAP'a da oy pusulasında yer verildiğini anımsatan Ünlü, ancak Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin kararıyla DEHAP'ın seçimlere katılabilmek için yeterli örgütlenme şartını taşımadığının kanıt olarak ortaya çıktığını kaydetti.
      
    Demokratik rejimin işleyişinin hür seçimlere dayandığını, bu koşulların gerçekleşmediği seçimlere demokratik seçim demenin mümkün olmadığını ifade eden Ünlü, ''Öte yandan seçmen yeterliğine haiz her vatandaşın oyunu kullanmak suretiyle ülke idaresine katılması demokrasinin temel şartıdır. Bu şartın gerçekleşmesi de vatandaşın iradesinin emniyetli, dürüst bir seçim ortamında oy sandığına yansımasına bağlıdır'' dedi.
      
    TAM KANUNSUZLUK HALİ

    Anayasa'nın 138. maddesinde bağlayıcılığı vurgulanan, mahkeme kararıyla oy pusulasında isminin yer almaması ve seçimlere katılmaması gerektiği ortaya çıkan DEHAP'ın seçimlere katılmasının dürüst seçim ilkesini zedelediğini savunan Ünlü, bu durumun seçmenin yanıltılmasına sebep olduğu gibi, seçim sonuçlarını mutlak olarak etkilediğini ve tam kanunsuzluk halinin ortaya çıktığını kaydetti.
      
    Ünlü, YSK'nın geçmişte çeşitli nedenlerle, yasallığına gölge düşen bazı seçimlerin iptaline karar verdiğini kaydetti.
      
    Ünlü, ortaya çıkan maddi ve hukuki durum karşısında mahkeme kararıyla kanıtlanan ve seçimden sonra ortaya çıkan tam kanunsuzluktan ötürü bu yoldaki başvuruların kabul edilerek, 3 Kasım Seçimleri'nin iptaline karar verilmesi gerektiğini belirtti.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı