Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yorumsuz

BUGÜN burada, Nuray Mert’in salı günkü "Radikal" gazetesinde bana ilişkin olarak yazdığı satırları, virgülüne dahi dokunmadan, aynen aktarmakla yetineceğim.

Umarım, telif hakkı için beni mahkeme mahkeme süründürmez.

Ancak, "hiddet" ve "celál"in gerekçesini bilesiniz diye de şu açıklamayı yapıyorum.

* * *

ÖNCEKİ hafta ben de herkes gibi, "karikatür krizi"ne ilişkin birkaç yazdım.

Bunlardan bir tanesinde de, isim vermeden, ırsi ve marázi Batı düşmanlığından ötürü ürettiği inanılmaz komplo teorilerinde işi artık Amerika’yı bile Çinlilere "keşfettirmeye" (!) vardıran bir "Yeni Şafak" gazetesi "yazar"ının "provokatörlük" yaptığını söylemiştim.

Çünkü, "Batı Dünyası Müslüman Soykırımına Hazırlanıyor" başlığını kullanmıştı.

Düşünebiliyor musunuz, "Holokost" sonrasının 21. yüzyılında ve üstelik bir milyar civarı bir insan kitlesini kapsayacak "soykırım"! Kelime etimolojisi diye bir "namus" var!

Eh o halde, bundan sonra yegáne çare olarak, "ya kılıç, ümmet-i Muhammedi" diye haykırıp, kendimizi korumak için karşı taarruza geçmemiz kaldı demektir.

* * *

NEYSE, bozacının şahidi şıracı olurmuş, daha önce "ABD emperyalizminin saldırısına karşı" (!) Suriye diktatörü Esad’ı desteklemek için Şam-ı Şerif’e "dayanışma seferi" de düzenlemiş olan o Nuray Mert hanım derhal avukatlığa soyundu.

Hakkımda, aşağıdaki satırları yazmak lûtfunda bulundu.

Ancak, parantez içinde şunu da eklemem gerekiyor.

Her ne kadar makalesi okunduğunda, kendisinin beni, hangi yabancı dillere nasıl vakıf olduğumu ve bayiden aldığım dergilerin ve kütüphaneme dizdiğim kitapların ne tür içerikler taşıdığını bilecek kadar tanıdığı izlenimi uyanıyorsa da, yemin ederim ki tanışmıyoruz.

Uzaktan yakından, böyle bir şerefe nail olabilmek bahtiyarlığına asla erişemedim.

Ve işte şimdi karşınızda, "ezilenlerin dostu; küreselleşmecilerin düşmanı; Türkiye ve dünya ’sol’unun yüz akı" Nuray Mert’in bana dair yüksek düşünce ve hükümleri:

* * *

"TABİİ ne acıdır ki, ortalık kör - cahil dolu. Bunlardan biri geçenlerde (Türkiye’nin en büyük gazetesinde) ’Yeni Şafak’ gazetesinde çıkan İbrahim Karagül imzalı ’Batı Dünyası Müslüman Soykırımına Hazırlanıyor’ başlıklı yazıyı parmağına dolamış.

Okuduğunu anlamaktan aciz adamlar yazar - çizer diye ortalıkta dolaşırsa, olacağı budur.

Bir kere bu benzetmeyi yapan ilk isim
Karagül değil, yabancı düşmanlığının ne denli tehlikeli boyutlara vardığına işaret eden ve ’Müslüman Soykırımı’ndan bahseden ilk isim, karikatür krizinden çok önce, İngiltere’nin saygın sol dergisi yazarı Ziyaüddin Serdar’dı.

Tabii bunlar, hasbelkader öğrendiği yabancı dille ancak Batı basınını magazin düzeyinde takip edebilecek birikime sahip, devri geçmiş Üçüncü Dünya ’entellektüel’lerinin kavrayacağı şeyler değil.

Asıl sorun, bu tip adamların hala fikir yürütme iddiasıyla ortam bulmaları; sululuk ve hakaret karışımı hezeyanlarını yazı diye yutturabilecekleri köşeler bulmaları.

Bu türden adamları ciddiye almamak onlara meydan veriyor, o nedenle her seferinde cevaplarını alıp yerlerini hatırlamalarında fayda var"
.

Tamam Nuray Mert hanımefendi, sayenizde cevabımı aldım ve yerimi hatırladım.

* * *

İÇERİĞİ
, uslûbu ve Türkçesiyle yorumu içindedir, onu size bırakıyorum

Ama yine de, vah vah "sol münevveran" (!) ve vah vah "İslami intelligentsia"!
X