"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Yorgunsanız, beslenmeye dikkat

Eğer gün ortasında kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız, daha ikindi saatlerine varmadan uykunuz geliyor ve bir yerlere uzanıvermeyi arzuluyorsanız, kısacası bitkinlik ve enerjisizlik sizin için erken saatlerde başlayan bir sorun ise, öncelikle beslenmenizi gözden geçirmelisiniz.

UYKUSUZLUK, bir önceki akşam tüketilen fazla miktardaki alkol, gereğinden uzun ve yoğun egzersiz, kullandığınız ilaçlardan bazıları veya ruhsal stresleriniz de enerji kaybına yol açar, ama muhtemelen siz de bu yazıyı okuyunca sorununuzun büyük bir olasılıkla yiyecek ve içecek seçimindeki hatalarınızdan kaynaklandığını göreceksiniz.

Beslenme biçiminizin sizi yormasına ve yaşamınızı olumsuz yönde etkilemesine izin vermemelisiniz. Özellikle yoğun bir zaman baskısına karşı çalışıyorsanız, ağır çalışma şartlarınızla ve bedensel-ruhsal streslerle başa çıkabilmeniz için bilinçli ve doğru beslenmelisiniz. Gıda seçimlerinizde yapacağınız basit değişikliklerin ve yemek yeme-atıştırma zamanlarındaki değişimlerin zannettiğinizden çok daha olumlu sonuçlar vereceğini bilmelisiniz.

ÖĞLEDEN SONRALARI

Öğleden sonrası yorgunluğu çalışanların önemli bir sorunudur. Eğer daha dinç ve güçlü bir öğleden sonra yaşamak, iş veriminizi arttırıp bitkinlikten kurtulmak istiyorsanız işe öğle yemeğinizde daha az hayvansal protein tüketmekle başlamalısınız. Karbonhidrat tercihlerinizi bitkisel proteinlerden zengin, glisemik indeks değeri düşük, yavaş sindirilen, kana yavaş karışan karbonhidratlardan yana kullanmalısınız.

Makarna, fasulye, mercimek, şehriye, erişte, tam tahıllı ekmekler, sebze yemekleri ve salataları öncelikli seçimleriniz yapmalısınız. Öğle yemeklerinde hayvansal protein ihtiyacınız için yarım yağlı yoğurt ya da ayran akılcı seçimlerdir. Öğle yemeğinde asla alkol almamalısınız.

Öğle yemeğinde daha çok su tüketmeye özen göstermeli, yemeği tatlı ve kahveyle tamamlama alışkanlığınızı terk etmelisiniz. Öğle yemeğinden sonra yapacağınız kısa yürüyüşler sindiriminizi kolaylaştıracak, yemek sonrası ağırlığınızı azaltacak ve dolaşım sisteminizi harekete geçirerek size daha çok güç verecektir. Öğleden sonra saat 15 ya da 16 civarında 100-150 kalorilik bir atıştırma yapmanız yararlı olabilir. Atıştırmaları seçerken de şekersiz yulaflı bisküvi, yarım yağlı yoğurt, elma, armut gibi kan şeker seviyelerini yavaş yavaş ve ılımlı ölçüde arttıran glisemik indeks değeri düşük besinleri öncelemelisiniz.

Eğer bütün bunlara rağmen, gününüzü hálá enerji kaybı ve yorgunluk denizinde yüzerek geçiriyor, özellikle öğleden sonraları yoğun bir tükenmişlik hissinden yakınıyorsanız, sizi etkisi altına almış olabileceklerini de hatırlamalısınız.

ENERJİ AVCILARI

Alkole ‘dur’ deyin: Bir kadehi rahatlamanızı sağlayabilir, fakat fazla miktarda tüketmeniz dikkatinizin bölünmesine, enerjinizin azalmasına sebep olabilir.

Kafeini sınırlayın: Kafein sizi zindeleştirse de, aşırı tüketmeniz sinirlilik, mide rahatsızlığı ve baş ağrılarına neden olabilir.

Çeşitli besin tüketin: Destekleyiciler sizi meyve sebzelerde doğal olarak bulunan doğal antioksidan maddeleri veremezler. Bu nedenle sağlıklı ve doğal gıdalarla beslenmeyi tercih etmeniz gerekir.

Kahvaltıyı kaçırmayın: Kahvaltı yapmamanız konsantrasyon ve odaklanmada güçlüklere yol açar. Yapılan araştırmalarda, kahvaltı yapanların kahvaltı yapmayanlardan çok daha az kilo sorunu yaşadıklarını göstermektedir.

Kilo sorununu çözün: Kilo fazlalığı ve şişmanlık sorunu vücudunuzun ve özellikle eklemlerinizin zorlanmasına yol açabilir.

Çikolata tutkusu: Çikolatayı yediğinizde önce kendinizi iyi hissedersiniz, fakat yarım saat sonra yine kendinizi enerjiniz tükenmiş hissedebilirsiniz.

Uykusuzluk: Gece boyunca yatakta dönüp duruyorsanız ve uykularınız bölünüyorsa, uykusuz kalıyorsunuz demektir. Her şeyden önce yeterince ve kaliteli uyku almaya dikkat edin.

Depresyonu önemseyin: Depresyonda olan kimseler ya normalden fazla uyumaya meyillidirler ya da gün boyu yorgunluk, halsizlik çekerler. Her iki durumda da enerji yetersizliği ile karşılaşabilirsiniz. Böyle bir durumda doktordan yardım almanızda yarar var.

Kansızlık etkeni: Kronik yorgunluğunuz ve enerji azlığınızın nedeni kansızlık da olabilir. Bir kan testi yaparak kansızlığınızın olup olmadığını anlayabilir, doktorunuzla ilaç kullanma konusunda işbirliği yapabilirsiniz.

Enerjinizi artıran besinleri unutmayın!

Demir: Ağır geçen periyotlar, hamilelik-emziklik durumları ve çeşitli rahatsızlıklar sonucu vücudunuzda demir yetersizliği oluşabilir. Sonuçta enerjiniz azalarak kendinizi yorgun, halsiz ve bitkin hissedebilirsiniz. Yağsız kırmızı et, tavuk ve balık gibi hayvansal besinler yanında kuru fasulye, nohut, mercimek gibi baklagiller ve koyu yeşil yapraklı sebzeleri ihtiyacınız düzeyinde tüketerek demir depolarınızın boşalmasını önleyebilirsiniz.

B vitaminleri: B vitaminleri iyi birer enerji kaynağıdır. B1 vitamini sağlıklı bir sindirim ve sinir sistemi için gerekli olup enerji metabolizmanızı düzenler. Yeterli düzeyde B1 vitamini alabilmek için kahvaltı gevreklerinden, kepekli tahıl ürünlerinden yararlanabilirsiniz. Diğer önemli bir B vitamini de folik asittir. Özellikle hamile kadınların yeterli düzeyde folik asit almaları gerekir. Doğum hatalarını önlemede, enerji metabolizmanızı geliştirmede folik asidin enerjinizi arttırıcı gücünden yararlanın. Folik asit, koyu yeşil yapraklı sebzeler, avokado, meyveler ve kurubaklagillerde bol miktarda bulunur. Kansızlık sorununuzu ortadan kaldırmak için demir ile birlikte B12 vitaminini tüketmeye çalışmalısınız. Daha çok deniz ürünleri, et, yumurta gibi hayvansal ürünlerde bulunan bu vitamini dikkate almanızda fayda var.

Omega-3 yağ asitleri: Omega-3 yağ asitlerinden DHA (Doicosohexanoic Acid) beyinde bol miktarda bulunur. Beyin, göz ve sinir sisteminizin düzenli çalışabilmesi, kalp sağlığınızın korunup enerji düzeyinizin geliştirilmesi için balık ve deniz ürünleri gibi Omega-3 içeriği yüksek olan besinleri haftada 3-4 kez tüketmelisiniz. Eğer yetersiz düzeyde Omega-3 aldığınızı düşünüyorsanız, doktorunuza danışarak besin desteklerinden de yararlanabilirsiniz.
X