Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yorgo Seferis Sokağı'nın yaşam mücadelesi

    Hürriyet Haber
    03.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 03.07.1999 - 00:01

    Sokağın adını değiştirmek isteyen Özcan Uzun'un gerekçesi: ‘‘Yunanlılar tekrar silahı alır, tepemize dikilir’’

    Nobel ödüllü, Yunanlı şair Yorgo Seferis'in adı, doğduğu evin karşısındaki sokağa verilsin mi, verilmesin mi?

    İzmir'in kendi halindeki güzel sahil ilçesi Urla, son günlerde, boyutları Türkiye'nin sınırlarını aşan bir tartışmaya sahne oldu.

    Her şey bir yıl önce başladı. Belediye Meclisi kararıyla, Urla'da, dünyaca ünlü şair Yorgo Seferis'in doğduğu evin bulunduğu sokağa, üstelik de yarı diplomatik bir törenle, adı verildi.

    Bir yıl sonra, Yorgo Seferis Sokağı'nın adı, yine Belediye Meclisi kararıyla değiştirildi.

    İşte, herkesi ayağa kaldıran karar, bu karardı.

    Sonuçta, Nobel ödüllü, Yunanlı şair Yorgo Seferis'in, Türkiye'de diplomat olarak geçirdiği günlerdeki yazıları, hümanist çizgisi gündeme geldi ve kamuoyunun da baskısıyla Urla Belediye Meclisi geri adım attı.

    Sokağın adı yerinde kaldı.

    Zafer bir kez daha, sağduyunun ve dostluğun oldu.

    NEREDEN ÇIKTI BU SEFERİS?

    Urla İskelesi yıllarca İzmirli tatilcilerin gözde uğrak yeri olmuştu. Hafta sonları Konak'tan kalkan vapur, İskele'ye yanaşır ve yüzlerce günübirlik tatilci, denizin, güneşin, kumsalın tadını çıkarırdı.

    Yıllar sonra, Çeşme Otoyolu'nun da devreye girmesiyle birlikte, Urla İskelesi'ne ulaşmak çok daha kolay hale geldi.

    İzmirliler, yine hafta sonları Yorgo Seferis'in yaşadığı evin çevresindeki balıkçı lokantalarını ve Urla'ya özgü meşhur katmercileri dolduruyor. Tıpkı Seferis'in ailesinin de geçmişte İskele'de yaşamayı tercih etmesi gibi.

    Seferis adı; Urla'da, 12 Eylül dönemi hariç, tam yirmi iki yıl kesintisiz başkanlık yapan, son seçimlerde de aday olmayan CHP'li Belediye Başkanı Bülent Baratalı'ya yapılan ilginç bir ziyaret sırasında gündeme geldi.

    MERAK EDİYORLAR

    Bankacı Kosta Metu, yıllarca İstanbul'da, Kadıköy'de yaşamış, emekli olduktan sonra da, Atina yakınlarında Nea Smyrna (Yeni İzmir) ilçesine taşınmıştı.

    İki yıl önce, Urla'ya geldiğinde, Başkan Baratalı'yı ziyaret etti. Atina'daki ‘‘Yeni İzmir’’ ilçesinde, Şair Yorgo Seferis'in yakınlarıyla tanıştığını anlattı.

    Kosta Metu, Baratalı'ya ‘‘Birçok kişi Seferis'in evini, atalarının doğduğu toprakları merak ediyor’’ dedi.

    Daha sonra da, Nea Smyrna adına bir heyet Urla Belediyesi'ni ziyarete geldi. Urla Belediyesi'yle, Urla Kent Senatosu'yla görüşmeler derken İzmir'deki kültür adamlarının da katkılarıyla ilişkiler bir hayli yoğunlaştı. Bu görüşme sürecinde Nea Smyrna'yı Kültür ve Sanat Arkadaşları Derneği temsil etti.

    İşte tam bu sırada, Urla Belediye'si şimdi Yunanistan'da yaşayan hemşerilerine bir jest yaptı ve şair Yorgo Seferis'in adının, doğduğu evin karşısındaki sokağa verilmesini kararlaştırdı.

    ÖNEMLİKONUKLAR GELDİ

    Urla Belediye Başkanı Bülent Baratalı'nın, CHP İzmir İl Başkan adayı olup seçilmesiyle ayrıldığı makama, yine CHP'li meclis üyesi Mustafa Kıpkıp seçildi. Bir yıl başkanlık koltuğunda oturan Kıpkıp döneminde, altyapısı daha önce oluşturulan bu karar oylandı ve onaylandı.

    Tören için Yunanistan'dan Yorgo Seferis'in ve Yunan Eski Cumhurbaşkanı Konstantin'in yeğenleri Despina Çaçoz, Alkis Kovroulas, Kültür ve Sanat Arkadaşları Derneği Başkanı Nikolas Karadas ile 70 dolayında konuk geldi.

    Törende, iki yıl önce geldiği İzmir'de sıcak ilişkiler kurmayı başaran Yunanistan'ın İzmir Konsolosu Andreas Fryganas, ülkesini temsil etti.

    Halen zemin katı demirci dükkanı olarak kullanılan Yorgo Seferis'in evine ‘‘Yorgo Seferis bu evde yaşadı’’ yazılı plaket çakıldı, karşı sokağa da Yorgo Seferis Sokağı adı verildi.

    MUTLULUK GÖZYAŞLARI

    Sadece 50 metre uzunluğunda, sağlı sollu tarihi yapıların bulunduğu sokağın adı resmen Yorgo Seferis Sokağı oldu. Dostluk rüzgarlarının estiği o günlerde Urla Belediyesi, Seferis'in evinin Kültür Merkezi yapılacağını da açıkladı. Seferis'in yeğeni Despine Çaçoz, bunun için maddi yardımda bulunabileceklerini söyledi.

    Yunanlı konuklar törende oldukça duygulu anlar yaşadılar. Kent Senatosu Başkanı Gül Şener'in anlatımına göre, üç gün önce Çeşme Limanı'na ‘‘Acaba bize nasıl davranırlar’’ endişesiyle inen konuklar, ayrılırken mutluluk gözyaşları döküyorlardı.

    ÖNERGE GELİYOR

    Son seçimlerde Belediye Meclisi üyesi sıfatını kazanan ANAP İlçe Başkanı Özcan Uzun, görevinin daha ilk günlerinde, Yorgo Seferis Sokağı'nın adının değiştirilmesi teklifini on kişilik ANAP Belediye Meclisi grubuna getirdi. Grup üyeleri, tartışmaya bile gerek duymadan sokağın adının değiştirilmesini uygun buldular.

    Meclis üyelerinin büyük bölümü, dünyaca ünlü hemşerileri Seferis kimdir, onu bile bilmiyordu. Tartışma patlak verince, birçoğu Yapı Kredi Yayınları arasında yeralan Cevat Çapan'ın çevirdiği ‘‘Seferis Profil’’ adlı kitabı okuma gereği duydu.

    Ancak ANAP'lıların Belediye Meclisi'ne getirdikleri önergede, eski başkan da hedef alınıyor, Bülent Baratalı Caddesi'nin de adı değiştirilmek isteniyordu. Bu tutum, sadece dışa karşı değildi, iç siyasetteki hazımsızlığı da kapsıyordu. Oylama yapıldı, 16 üyeli Meclis'te 10 ANAP'lı isim değişikliğine ‘‘evet’’ dedi, 3'ü CHP'li, 2'si DSP'li 5 üye direndi, reddetti.

    KENTİN ORTAK TARİHİNE SAYGI

    Ünlü yazar Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun arkabası, ANAP'lı genç Belediye Başkanı Selçuk Karaosmanoğlu, ‘‘Ben bu isim değişikliğine karşıyım’’ dedi ve ekledi: ‘‘Urla'da geçmişte onlar yaşadı. Şimdi ise biz yaşıyoruz. Bizden sonra da başkaları yaşayacak. Bu kentin ortak tarihine saygı duymalıyız.’’

    Ancak; partisinin üyelerine söz geçiremedi. Başkan ne red, ne de kabul oyu kullandı. Bir sonraki meclis toplantısında da muhalefet aynı konuyu gündeme getirdi. Ancak, ANAP'lılar ‘‘taş’’ gibi sağlam durdular ve Yorgo Seferis adının Urla'da bir sokağa verilmesini yine reddettiler.

    Bu toplantının çıkışında ANAP'lı önerge sahibi Özcan Uzun, gazetecilere gerekçelerini açıklarken, ‘‘Bütün sokaklara Yunanlılar'ın isimlerini verirsek, Yunanlılar tekrar silahı alır, tepemize dikilir’’ dedi.

    Aynı Özcan Uzun, isim değişikliği konusunda tartışmalar yoğunlaşmaya başlayınca, tezini desteklemek için, halktan‘‘imza toplama’’ girişiminde de bulundu. Bununla da yetinmeyen Uzun, ne alakası varsa, aleyhinde yazı yazan gazetecileri, kendi isimlerini Yunan isimleriyle değiştirmeye çağırdı.

    MESUT YILMAZ, İMDADA YETİŞTİ

    Belediye meclisindeki muhaliflerden başlayan tepkiler, ülke düzeyinde çeşitli yazılara konu olmaya başlayınca, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz duruma elkoydu. ‘‘Ben değişikliği doğru bulmuyorum’’ diyen belediye başkanının imdadına yetişti.

    Yılmaz'ın çağrısıyla Belediye Meclisi yeniden toplandı. ANAP İzmir İl Başkanı Tahsin Toygar'ı bu iş için görevlendiren Yılmaz, oylama günü 3 kez telefonla il başkanını arayıp işi garantiye aldı. Sonunda Yorgo Seferis Sokağı tabelası yerinde kalırken, önceki kararlarından dönmek zorunda kalan ANAP'lı üyeler, ‘‘Büyüklük bizde kalsın’’ dediler.

    ‘‘Deniz kıyısındaki ev’’

    SEFERİS'in, Urla İskele'de yaşadığı evi şiirlerinden birine de konu olmuştu:

    Ev diye neyim varsa çekip aldılar elimden. Zaman

    Çığrından çıkmış bir zamandı; savaşlar, yıkımlar sürgün;

    Gün olur göçebe kuşları vurur avcı,

    Gün olur eli boş döner. Benim zamanımda

    Av boldu, birçok kişi vuruldu saçmayla;

    Kalanlar ya dönerler, ya da çıldırırlar sığınaklarda.

    Seferis kimdir?

    YORGO Seferis, 13 Mart 1900'de İzmir'de doğdu, 20 Eylül 1971'de Atina'da öldü.

    Çağdaş Yunan şiirinin en büyük ustalarından Seferis, 15 yaşına kadar Urla'da yaşadı. Tanınmış bir avukatın oğlu. Şair ve yazarlığının yanısıra diplomat yanıyla da tanınıyor. 1950 yılında Türkiye'de de diplomat olarak görev alan Yorgo Seferis, doğduğu toprakları ziyaret etti ve duygularını çeşitli şiirlere aktardı.

    İlk şiirlerini Paris'te hukuk öğrenimi görürken. İlk kitabı ‘‘Strofi-Dönüm Noktası’’, Yunanistan'da tutucu kesimlerin eleştirisini aldı. 1932'de yayınladığı ‘‘Sarnıçlar’’ önemli eserlerindendir. ‘‘Destansı Öykü’’, ‘‘Ardıç Kuşu’’ önemli kitapları arasında. 1963 yılında Nobel Edebiyat Ödülü aldı.

    Sahil kenti Urla

    İZMİR'e 35 kilometre uzaklıkta, kendi adını taşıyan yarımadanın merkezinde eski bir yerleşim birimi. 721 kilometrekare alana yayılı Urla'da 40 bin kişi yaşıyor. Yaz aylarında nüfusu 3 katına ulaşan Urla, ekonomik yapısını; seracılık, kesme çiçek ve süs bitkileri üretimi, deniz ve tarla balıkçılığı, turizm tesisleriyle ayakta tutuyor. 8 bin yıllık tarihi geçmişe sahip olan Urla'da Limantepe Höyüğü'nde ve İskele Mahallesi'ndeki Klazomenai antik kentinde kazı çalışmaları sürüyor. 12 adaya sahip Urla'nın sadece 4 adası iskana açık. İlçede, 13 tarihi cami ve mescid, 10 hamam, 4 türbe ile 20'nin üzerinde çeşme bulunuyor.



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı