Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yönetim de alkolik denetim de

<B>BAŞLIKTA</B> bir espri yok. Türkiye gerçeğini yansıtıyor.

Dikkat edin, son yıllarda ortaya çıkan hayali ihracat, hortumlama, yolsuzluk, usulsüzlük, naylon fatura ticareti, kaçakçılık ve benzeri olayların üstüne gidildiğinde, bu şirketlerin bir kısmının yönetiminde; amele, çoban, odacı, kapıcı, şoför, hamal gibi kişiler çıkıyor.

Haklı olarak ‘Bu nasıl olur?’ diye soruyorsunuz. Oluyor, hem de bal gibi oluyor... Adamlara şirketle ilgili sorular yöneltiyorsunuz, boş gözlerle bakıp, zavallı bir şekilde boyunlarını büküyorlar. Üzerlerine gidiyorsunuz, sırtlarındaki ceketten başka birşeyleri yok, o da para etmiyor!

YASAL ENGEL YOK

Yürürlükteki yasalara ve uygulamaya göre; amele, çoban, odacı, kapıcı, şoför, hamal gibi kişiler;

Trilyonluk şirket kurabiliyorlar. Bunlara hiç kimse ‘Arkadaş, sen ne iş yapıyorsun, daha önce ne iş yaptın, bu kadar paran var mı, varsa nereden buldun, şimdiye kadar kaç lira vergi ödedin?’ diye soramıyor.

Trilyonluk şirketin, yönetim kuruluna girip başkan ya da yönetim kurulu üyesi oluyorlar. Hiç kimse, ‘Arkadaş, senin mesleki tecrüben ne, yönetim kurulu üyeliği nedir biliyor musun?’ diye soramadığı gibi, okur-yazar olup olmadığını bile soramıyor. Kaldı ki, bu görevler için, bırakın belli bir öğrenimi, okur-yazarlık koşulu bile aranmıyor.

Geçmişte, şirket sermayesinin dörtte biri, şirket kuruluşunda yaklaşık 10 gün süre ile bankaya bloke ediliyor, şirket kurulunca bankadan çekiliyordu. 10 yıldır bu uygulama da kaldırıldı. Yıllardır süregelen mevzuat ve uygulamaya göre, 10 trilyonluk şirket kuran kişi, 10 milyon lira dahi bloke etmiyor. Şirketin denetçiliğine ya da denetim kurulu üyeliğine getirilen kişide de;

Denetim, muhasebe, hukuk ve benzeri konularda bir uzmanlık aranmıyor. Rahatça bir çoban ya da alkolik biri, trilyonluk şirkete, denetçi yapılabiliyor.

Kendisine, ‘Arkadaş sen denetçi seçildin, söyle bakalım nedir denetçinin görevleri?’ diye sorarsanız, onu da bilmiyor.

İlginç örnekler, kamuda da var. Yıllar önce, Petkim Petrokimya Holding’de, yönetim kurulu üyesiydim. O zamanlar, Holding’e bağlı şirketlerden Petlas’a gittiğimde, sorularımı yanıtlayamayan denetçiye; ‘Mesleğiniz ne?’ diye sorduğumda; ‘Kırşehir düğün salonlarında, türkücülük yapıyorum’ demişti... Ancak, bir özelliği daha da vardı; o dönemde iktidar olan partinin delegesiydi!..

BÖYLE UÇUYOR

Trilyon dedik ama doğrusu katrilyonlar olacak... Olay bir iki tane değil, o kadar çok ki... Üst üste topladığınızda, bu şekilde uçup buharlaşan paralar, katrilyonları buluyor... Bu konuda yaşanmış örnekleri yazsam, bir mizah kitabı ortaya çıkar.

Şimdi diyeceksiniz ki; ‘Peki ama devlet bunları bilmiyor mu, biliyorsa niçin müdahele etmiyor?’

Hemen açıklayalım; bunlar çok özel bilgiler değil, bırakın devleti, yüzlerce hatta binlerce kişi biliyor. Üstelik, olay yeni de değil. 10 yıl önce de 5 yıl önce de vardı, şimdi de devam ediyor...

Yolsuzluk, usulsüzlük, hortumlama, naylon fatura ticareti, hayali ihracat ve kaçakçılık gibi yasadışı olayları önleyebilmek için, şirketlerin kuruluşu, yönetimi ve denetimi ile ilgili, yukarıda örnekleriyle açıklanan rezalete son vermek gerekiyor.

Bunun zamanı geldi de geçiyor bile...
X