Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yolgeçen hanı

BUNDAN yaklaşık 4 ay önce bir polisimiz, Cizre’de PKK tarafından kaçırıldı. Hem de anayolda! Polis memuru Hakan Açıl’dan daha sonra haber alınamadı. PKK yandaşı örgütler, her kaçırma olayından sonra olduğu gibi hemen devreye girdiler.

Güya "arabuluculuk" yaptılar ve polisin serbest bırakılmasını sağladılar. Peki nerede?

Kuzey Irak’ta! Polisimiz önceki gün Türkiye’ye getirildi.

Bu hadise bir başka ülkede olsaydı kamuoyunda kıyamet kopar, rezaletin hesabı ilgili makamlardan sorulurdu... Çünkü Hakan Açıl Türkiye’de kaçırılmış, daha sonra PKK tarafından Kuzey Irak’a transfer edilmişti.

Demek ki bizim sınırlarımız yine yolgeçen hanı.

Daha önce kaçırılan askerlerimiz de Kuzey Irak’ta aynı ’arabulucu’ takımına verilmişti. İnsan Hakları Derneği yöneticileri ve bazı milletvekilleri hiç utanmadan PKK mağaralarına gitmişler, PKK bayrakları altında sırıtarak poz vermişlerdi!

Bizim kamuoyu iyice duyarsızlaştı. Medyamız da öyle. Son olayda polisimizin Kuzey Irak’ta ortaya çıkması ve oradan Türkiye’ye gönderilmesi, hepimiz adına bir utanç olmalıdır. Ama bunu kime anlatacaksınız! Bu konu sanki çok sıradan bir şeymiş gibi geçiştirildi!

Polis memuru, Cizre’de anayoldan nasıl kaçırıldı? Kuzey Irak’a nasıl götürüldü? Yollarda ve sınırda güvenliği kim sağlamakla yükümlü?

Allah rızası için söyleyin, bunların hesabını verecek bir makam bu ülkede yok mudur?

OY VERENLER, OKUYUNUZ!

Sevgili okuyucularım, basında günlerdir Kemal Unakıtan olayını izliyorsunuz. Başka bir ülkede olsa, bu gibi olaylara ismi karışan bir Maliye Bakanı o makamda bir gün olsun oturamaz ve istifa eder.

Ya da başbakanı veya partisi tarafından istifası istenir.

Aslında istenmesine de gerek yok!

Bütün bakanlar gibi Kemal Unakıtan da, bu makama getirilirken tarihsiz istifa dilekçesini Recep Tayyip Bey’e verdi.

Başbakan isterse, bu tarihsiz istifa dilekçesini anında işleme koyar. Bundan bir süre önce üç bakanın istifa ettiğini kendisi açıklamıştı. Oysa hiçbiri istifa etmemişti.

"İstifa ettiklerini" televizyon kanallarındaki son dakika haberlerinden öğrendiler! Tarihsiz istifa dilekçeleri işleme konulmuştu!

(O makama getirilen kimselerin önceden tarihsiz istifa dilekçesi vermesi şerefle, onurla, haysiyetle bağdaşır mı? Bu ayrı bir konudur!)

* * *

Şimdi dikkatinizi bir başka konuya çekmek istiyorum. AKP fakir fukara Müslümanların oylarıyla iktidar oldu. Oysa AKP’yi oylarıyla iktidar yapan Müslümanların çoğu şimdi işsiz. Onlar iş arıyor. Ya da açlık sınırındaki işlerde bile sadaka niyetine paralarla çalışıyorlar.

Öte yanda ise Kemal Unakıtan gibiler villalarını kurtarıyor, vergi kaçakçılarına, naylon fatura düzenleyip devleti ve milleti soyanlara, hayali ihracatçılara af çıkarıyor. Elbette tek başlarına değil!

TBMM’deki AKP çoğunluğunun oylarıyla.

Memur, işçi, emekli, çiftçi, esnaf, öğrenci, kadın, erkek, genç, yaşlı herkes binbir haksızlıkla boğuşurken, korkunç bir sömürü çarkının altında inim inim inlerken, iktidarı ele geçirenler kendilerine af çıkarıyor, yargılanamıyor, üstelik villa milla derken köşeyi dönüyor.

Zenginler daha zengin olurken fakir fukaranın, işsizlerin, açlık sınırında yaşayan milyonlarca Müslüman’ın durumu her geçen gün daha kötüye gidiyor.

Unutmayın, onların büyük çoğunluğu AKP’ye oy vermişti!


STAR GAZETESİ

Uzan Ailesi’nden devlete miras kalan Star Gazetesi birkaç gün önce güya açık artırma ile satıldı. TMSF, gazetenin en düşük satış bedelini 19.5 milyon dolar olarak belirlemişti.

Açık artırma yapıldı. İki kişi girdi.

Göstermelik, beş dakikalık bir artırma sonrasında gazete sadece 5 milyon 150 bin dolara satıldı!

Türkiye’de 100 bin dolaylarında satışı olan, yüzlerce kişinin çalıştığı bir gazete isim hakkı, koskoca matbaaları ile birlikte birilerine armağan edildi. Kime?

Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın çevresinden birileriyle ortak olduğu iddia edilen Kıbrıslı bir işadamına!

Ölmüş eşek fiyatına. Açıklanan değerinin dörtte birine.

Özelleştirme İdaresi, bu koşullarda kimin malını kime sattı, nasıl sattı? Devlet açıkça zarara sokulurken, birileri malı kapıp götürdü.

Bu ihalenin iptal edilmesi gerekir. Aksi takdirde gelecekte sorulacak hesaplardan biri daha önümüzdedir.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI