Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yol ayrımında iki MÜSİAD’çı!

BİRİ MÜSİAD’ın eski başkanı, diğeri yeni.<br><br>Biri 1960 doğumlu, diğeri 62.

Biri Boğaziçili, diğeri İTÜ’lü.

Biri bilgisayar mühendisi, diğeri endüstri. 

Anlayacağınız ilk bakışta ikisi de aynı.

Hatta biri başkanken diğeri yardımcısı, ikisi de Amerika’dan mastırlı.

Fakat unutmayın biri ‘kurucu’ yani eski, diğeri ‘taşıyıcı’ yani yeni.

* * *

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin ‘kurucu’ başkanı Erol Yarar geçenlerde Fadime Özkan’a; “TÜSİAD gibi devletten nemalanmıyoruz, Türkiye’nin gerçek (asli) burjuva sınıfı biziz!” dedi.

MÜSİAD’ın şimdiki başkanı Ömer Vardan hemen itiraz etti.

1- Erol Yarar 10 yıl önce görevi bıraktı, görüşleri bizi bağlamaz.

2- “Burjuva, aristokrat” gibi ithal kelimelerle konuşmak yerine ülkeye neler kattığımızla ilgiliyiz.

3- TÜSİAD ile MÜSİAD arasında elbette görüş farklılıkları var, fakat birçok projede ortak çalışıyoruz. Çünkü biz çatışmaya değil rekabete inanıyoruz.

4- Bu açıklama gönüllülük esasına göre yaptığımız çalışmalara “hakaret” manası taşır.     

* * *

Ben şahsen Erol Yarar’ın;

1- Türkiye üç-beş aileye bırakılmayacak kadar önemli bir ekonomik potansiyele sahip.

2- MÜSİAD doğal sürecinde gelişen Anadolu sermayesini temsil ediyor.

3- Diğerlerinin sunduğu hiçbir değerin kökü bu topraklarda değil.

4- TÜSİAD geçmiş, MÜSİAD gelecek.

Şeklinde özetlenebilecek hayli yüzeysel veciz sözlerini çoğu temelsiz bile olsa “hakaret” olarak görmüyorum.

O sadece nobran bir üslupla içinden geçenleri söylüyor.

“Türkiye’de sermaye el değiştiriyor, AK Parti iktidarına yakın yeni bir sermaye grubu yaratılıyor” iddiasına birinci elden kanıt sunuyor.

Fakat bence daha önemlisi Yarar’la Vardan arasındaki bu tartışma hepimiz için çok önemli bir “yol ayrımına” işaret ediyor.

* * *

Türkiye’de yaşanan değişimi, sosyal-ekonomik ve ideolojik bir sınıf çatışmasına mı dönüştüreceğiz, yoksa çatışmayı körüklemek yerine azaltıcı formüller mi üreteceğiz?

MÜSİAD’ın Soğuk Savaş döneminden kalma zihniyete sahip “kurucu” başkanı Yarar’ın cevabı gayet net:

“Asli unsur artık olması gerektiği yerde. TÜSİAD geçmiş, MÜSİAD gelecek!”

Oysa Vardan farklı düşünüyor:

“Mesele zenginleşme ise AK Parti iktidarında Türkiye’nin büyük sermayesi çok daha fazla kazandı. Ben kimin kazandığına bakmam. Ülkesine yarar sağlayan her ferdin hangi mahalleden olursa olsun alnından öpülmesi lazım.”

“Mesela Koç Grubu” diyor Vardan ve Yarar’ın “köksüz” diye savaş açtığı Koç’a “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” kampanyasından dolayı övgüler düzüyor.

* * *

Erol Yarar’ın Anadolu’yu temsil etmemekle suçladığı Koç Ankaralı, Sabancı Kayserili, Eczacıbaşı İzmirli, Doğan Kelkitli, Şahenk Niğdeli...

Bunlar mı “kökü bu topraklarda olmayan burjuvazi!”

Pardon ama Ahmet Çalık, Ethem Sancak, Cihan Kamer, Fettah Tamince nereli?

Ya da diğerleriyle taban tabana zıt hangi değerleri temsil ediyorlar?

Ayrıca Yarar’ın siyah-beyaz TV döneminden kalma parazitli dünyasında Ülker, Konukoğlu ve Boydaklara bir yer var mı?

* * *

Türkiye her anlamda ciddi bir “yol ayrımında”.

Kutuplaşmadan beslenen asalaklara söyleyecek sözüm yok!

İster TÜSİAD, ister MÜSİAD, ister CHP, ister MHP, isterse AK Parti...

Hangi görüşten olursak olalım, esas mücadele kendi içimizde.

Karşı pencereye taş atmak kolay.

Zor olan rekabet yerine ha bire kavga çıksın diye karşı pencereye taş atan içimizdeki asalaklarla mücadele.

MÜSİAD Başkanı Vardan, “TÜSİAD geçmiş, MÜSİAD gelecek” diyen kurucu başkanı Yarar’a “Asıl bu zihniyetinle sen geçmişsin” diyerek bayrak açtı.

Şimdi sıra bizlerde...

X