"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Yoksullar ve kadınlardan Erdoğan’a büyük destek

MALATYA <br>BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdo-ğan’ın konuştuğu platformun önünde yığılmış coşkulu kalabalığın ilk sıraları olduğu gibi kadınlardan oluşuyor.

Malatya’nın bir futbol sahasından da büyük olan yeni belediye meydanını dolduran büyük kalabalık içindeki en ateşli grup, çoğu genç kadınlardan oluşan en öndeki bu kesim. Hemen hemen hepsi türbanlı. Attıkları “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganıyla sıkça Başbakan’ın sözünü kesiyorlar.

En ön sıradaki seçmenlerden biri, 4 kız çocuğu okutan henüz 30’larının ortalarında görünen Ayhan Yılmaz. “Tayyip Bey’i görünce dilim tutuluyor, nutkum tutuluyor” diyor ve ekliyor: “Hızır yoldaşı ola... Ben Malatya diliyle konuşuyom, onun yoluna biz kurban olak, ayağına taş gelmesin...”

Ayhan Yılmaz, Erdoğan’ı neden tuttuğunu şöyle anlatıyor:

“Biz yoksullara sahip çıktı. Her imkânı sağladı. Çocuklarımı okula gönderiyordum, gidiyordum okul kitaplarının yarısını İstanbul pasajından eski kitapçı vardı oradan alıyordum, yarısını da akrabanın çocuklarından alıyordum. Hepsi beraber 350-400’e yaklaşıyordu. Ben veremiyordum, iki-üç taksitle veriyordum. Sonra bu başkanımız geldi, Allah razı olsun çocuklar gittiler okula, kitapları sıranın üstünde. Birincisi bu. İkincisi, komşu eş dost ahbabı birbirine kenetlenmesi, fakiri gözetlemesi... Üçüncüsü sağlık süper, sağlıkta diyecek yok. Eskiden doğum parası veremiyorduk. Çok memnunuk, şükür rabbime yüz bin kere...”
Yine ilk sıradakilerden Ayşe Uçar (30) mitinge oğlu ile gelmiş. Ayşe Uçar, “Ben hayranıyım. Başka hiçbir şey için gelmedim, Tayyip Bey’i görmeye geldim. Çok yardımcı oldu, Allah razı olsun. Oğlum da ben de çok seviyoruz. Geleceğimiz parlak, geleceğimiz güzel. Başımızdan eksik etmesin Allah onu...” diye konuşuyor.
Arzuhal Özgür (50) ise geçmişteki yağ kuyruklarını anlatarak söze giriyor, “Ama şu an rahatız” dedikten sonra ekliyor: “Ona söyleyecek bir şey yok, çünkü o dünya lideri.”

Bu arada diyalogları izleyen diğer kadınlar da kuvvetli ifadelerle sohbete müdahil oluyor. Biri, “Bayanlara değer veriyor, yerimizi ayırdı burada. Önce bir yere gidemezdik, ezilirdik” diyor.

Buradan konu Erdoğan’ın kadınlara sahip çıkması meselesine kayıyor. Bu sözleri duyan bir başkası, doğrudan konuşmanın ortasına dalıyor: “Komşumuz hanımını dövdü, hanımı dedi, ‘Seni Tayyip’e şikâyet edeceğim’... O kadar yani...”

LİSE BİR ÖĞRENCİLERİNDEN KARİZMA ÖVGÜSÜ


Şimdi meydanın arka taraflarındayız. Beydağı Anadolu Lisesi’nde birinci sınıfta okuyan dört ahbap Başbakan Erdoğan’ı görmeye gelenler arasında. Erdoğan’ı nasıl bulduklarını sorduğumda, biri “Kral adam...” diyor, yanındaki “Yakışıklı...” diye ekliyor. Üçüncüsü “Karizmatik” diye konuşuyor, dördüncüsü tamamlıyor: “Ona laf yok...”

Peki hepsi 14-15 yaşlarındaki bu gençler Başbakan’ın hangi yönlerini başarılı buluyor? Doktor olmak isteyen “Yönetimi iyi, devleti elinde tutabiliyor” diyor. İngilizce öğretmeni olmak isteyen “Dış politikası iyi” yorumunu getiriyor. Genel cerrah olmak istediğini söyleyen ekliyor: “Uyuyanı uyandırdı...” Ziraat mühendisi olacağını söyleyen dördüncü tamamlıyor: “Sorunları biliyor...”

Kısa bir süre sonra işi biraz haylazlığa vuruyorlar. Birbirlerinin omuzlarına çıkıp cep telefonlarıyla çektikleri miting hatırası fotoğraflar için poz veriyorlar.

ÖNCE YOKSULLARA YARDIM

Çoğu köylü olan çok sayıda yaşlı insan da var meydanı dolduran topluluk içinde. Peki onları bu meydana getiren ne?

Çiftçi Mevlüt Bağlar (65) “Her yönden çalışıyor” diyor. Eskiden oyunu hep Özal’a vermiş olan Mevlüt Bağlar, “Bir de çok yardım ediyor” diye ekliyor Erdoğan için.

İşçi emeklisi Necmettin Ilkım, (60) “Dünya üzerine böyle bir lider gelmemiştir” diye söze atlıyor ve “İlk kez Türkiye’yi sivil idare ediyor” diye konuşuyor. Ilkım, Milli Görüş geleneğinden geliyor.

Muhtarlık yapmakta olan Ali Seydi Yazgan (52), sohbete katılıyor: “Öğrencilere bedava kitap dağıtması iyi. Bir de TOKİ evleri yaptılar, hep fakirler aldı. Ayda 100 lira ödeyerek ev sahibi oldular. Fakirlerin ihtiyacını karşılıyorlar, iki ayda 150 lira veriyorlar. İhtiyacı olan sıkıntısını muhtara söylüyor, Sosyal Yardımlaşma’dan gelip bakıyorlar. Evin camını bile yapıyorlar. Bir de sigara için ayrıca teşekkür ediyoruz Tayyip Bey’e, kahvelerde rahat oturuyoruz artık.”
Yoksullarla ilgili yardım programları, çoğu dargelirli bu vatandaşlardaki Erdoğan sempatisinin en kuvvetli unsurlarından biri.

Şikâyetçi olan yok mu? Var. Örneğin işçi olarak çalışan henüz 30’larının başındaki Bayram Akdağ sosyal yardımlardan yalnızca yeşil kart sahiplerinin yararlanmasını eleştiriyor: “yeşil kartlının kömürünü, erzakını veriyor. Ama biz SSK’lılara yardım yapılmıyor.”

EN SON KOMPLO TEORİSİ

Eski bir MHP seçmeni olan ve kapıcılık yapan Hasan Gelgel şöyle konuşuyor: “Tayyip Bey bu dönem gerçekten ustalık yapacak. En çok beğendiğim yönü karanlık güçleri ortaya çıkarması.” Gelgel, MHP’nin 1998’de Ecevit ve ANAP’la koalisyon yaparak kendisini inkâr ettiğini söylüyor.

Çiftçi Rifat Özkul (46) Erdoğan için “Konuşmalarıyla yaptığı birbirini tutuyor. Bir de sivil görüşün önünü açmak istiyor” diye konuşuyor. “Sivil görüşün önünü kim kapatıyor?” diye sorduğumda “O kadarını anlayın artık...” diye karşılık veriyor.

Peki MHP ile ilgili kasetlerin ortalığa yayılması bu insanlar nezdinde nasıl yankılanıyor? Bazılarının haberi bile yok bu kasetlerden. Haberi olanlar arasında ise komplo teorileri bir hayli revaçta anlaşılan. İsminin açıklanmasını istemeyen 28 yaşındaki bir esnaf, “Kasetlerin arkasında kimin olduğunu bilmeyen mi var?” diye söze giriyor ve komployu açıklıyor:

“Ergenekon’un arkasında Amerika ve İsrail var. Kaset işini yapanlar MHP’nin güçlenmesini istemiyorlar. Geçmişte nasıl Türkiye’de sol-sağ çatışması çıkarıldıysa, bu kez milliyetçi Türklerle Kürtler arasında benzerini yapacaklar. Bunun için MHP’yi baraj altında bırakmak istiyorlar.”

Bu senaryoyu ilk kez duyduğumu söylediğimde, yüzüme “Gazeteci olarak nasıl bunu bilmezsin” ifadesiyle yadırgayarak bakıyor, “Ben bundan eminim” diye konuşuyor.

Bu sırada “Dik duruşun sembolü” unvanıyla kürsüye davet edilmiş olan Erdoğan, dış politika temalarına girdiğinde, arkadan bir vatandaşın sesi yükseliyor:
“Obama onun karşısında konuşamıyor, duruşu var adamın...”

Erdoğan, bir ara kalabalığa “Biz size sevdalıyız be...” diye sesleniyor. Yine arkadan yanıt geliyor: “Senden fazla sana sevdalıyız...”

Malatya meydanında karşılıklı sevda ilanlarıyla devam ediyor miting.

NOT: Önümüzdeki günlerde diğer partilerin seçim mitinglerinden izlenimlerle devam edeceğiz.

X