Gündem Haberleri

GÜNDEM

    YÖK Başkanı Çetinsaya: Çözüm sürecini önemsiyoruz

    A.A
    22 Haziran 2013 - 11:42Son Güncelleme : 22 Haziran 2013 - 11:42

    YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, "Akademisyenler, toplumsal, kültürel, siyasi sorun ve gerilim alanlarına, futbol taraftarlığı düzeyinde yaklaşamaz. 'Haydi çocuklar artı 20 puan' tarzı söylemleri ve eylemleri asla tasvip etmiyoruz. Bize bu konularda farklı çevrelerden, farklı dilekçeler geliyor. Eğitim hakkının engellendiği veya suistimal edildiği durumlarda mutlaka inceleme yapıyoruz" dedi.

    Çetinsaya, çözüm sürecine katkı sağlamak amacıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki üniversitelere gittiğini söyledi. 5 Nisan'da Elazığ Fırat Üniversitesinden başladığı ziyaretler kapsamında Batman, Siirt, Şırnak, Dicle, Bingöl, Muş, Bitlis, Van ve Hakkari'deki üniversitelerde akademisyenler, öğrenciler ve bölge halkıyla görüştüğünü belirten Çetinsaya, çözüm sürecine herkesin olumlu yaklaştığını gördüğünü ifade etti.

    Çözüm sürecinin, Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki üniversiteler için ayrı önem taşıdığına işaret eden Çetinsaya, "Zira bu üniversiteler gelecek için önemli potansiyel taşıyor. Önümüzdeki aylarda kamuoyuyla paylaşacağımız stratejik belgemize göre yükseköğretim alanımızın büyümesi lazım. Bu büyümeyi artık 2006 öncesi kurulan üniversitelerle gerçekleştiremeyiz onlar belli bir olgunluğa eriştiler. Yeni kurulan üniversitelerde bu büyük potansiyeli işletmeliyiz. O anlamda Doğu ve Güneydoğu illerindeki üniversitelere büyük görev düşüyor" diye konuştu.

    Hem öğrencilerle akademisyenlerin bu bölgeyi tercihinde hem de üniversitelerle şehrin kucaklaşmasında bugüne kadar sıkıntılar yaşandığını dile getiren Çetinsaya, çözüm süreçiyle bu sıkıntıların aşılacağını ve bu üniversitelerin gerçek potansiyelinin açığa çıkacağını dile getirdi.

    Sürecin olumlu etkisinin şimdiden hissedilmeye başlandığını, vatandaşların, "Sürecin ciddi olduğu belli ki YÖK Başkanı da geliyor, incelemeler yapıyor" şeklinde yorumlar yaptığını kaydeden Çetinsaya, gezilerin çok yararlı olduğunu söyledi.

    Çözüm sürecini çok önemsediğini vurgulayan Çetinsaya, ancak son birkaç haftadır yaratılmak istenen istikrarsızlık ortamının Türkiye'nin geleceği için tehlike oluşturduğuna dikkati çekti.

    "Şiddet içeren talep ve fikirler akademik özgürlük sınırlarıyla bağdaşmaz"

    Gezi olayları başladıktan sonra sağduyu çağrısında bulunduğunu anımsatan Çetinsaya, üniversiteyle şiddet kavramlarının asla bir araya gelemeyeceğine dikkati çekti.

    Olaylar başladıktan sonra rektörlerle karşılaştıkları sorunları çözmek için görüştüğünü dile getiren Çetinsaya, şöyle konuştu:

    "Bazı üniversitelerde yaşanması muhtemel olaylara zamanında müdahale ederek büyümesini önledik. Kampüslerde eğitim-öğretimin aksamaması için çalıştık. Demokratik ve akademik gelenekler içinde herkes fikrini söylemekte özgür. Ama bunun kesinlikle şiddetle yanyana gelmemesi lazım ve hiç kimsenin şiddeti teşvik etmemesi lazım. Şiddet içeren şiddeti öven talep ve fikirler akademik özgürlük sınırlarıyla bağdaşmaz.

    Akademisyenler, toplumsal, kültürel, siyasi sorun ve gerilim alanlarına futbol taraftarlığı düzeyinde yaklaşamaz. 'Haydi çocuklar artı 20 puan' tarzı söylemleri ve eylemleri asla tasvip etmiyoruz. Bunlar kesinlikle etik değil. Bize bu konularda farklı çevrelerden, farklı dilekçeler geliyor. Eğitim hakkının engellendiği veya suistimal edildiği durumlarda mutlaka inceleme yapıyoruz. Bu konuda yetkili kurullarımızda, eğitim öğretim faaliyetini engelleyici veya akademik gelenekler dışındaki bütün hususları inceliyoruz. Çok sevdiğim bir söz vardır, 'Bir şey ne ise önce kendisi olmalıdır' üniversitenin temel işlevi araştırma ve öğretimdir. Bunu özgür bir ortamda gerçekleştirmek esastır."

    Üniversitelerin bu süreçte sağduyulu hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Çetinsaya, gerilimin tırmanmaması için herkesin çaba sarf etmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de demokrasi konusunda önemli adımlar atıldığına dikkati çeken Çetinsaya, "Normalleşen demokrasisi, büyüyen ekonomisi, artan itibarı ile Türkiye büyük bir fırsat yaklamıştır. Toplumsal barışı tesis etmek adına önemli adımlar atılmıştır. Bu barış süreci ülkemiz için önemli bir fırsattr. Bu fırsatın heba edilmesine razı gelemeyiz. Bu istikrarsızlık ortamı, ülkemizin için tehlike arz ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı