Dünya Haberleri

DÜNYA

    Yoğun bakımdaki ‘tanrıça’

    Zeynep BİLGEHAN - Fotoğraflar: Sebati KARAKURT
    18.09.2017 - 00:57 | Son Güncelleme: 18.09.2017 - 00:57

    Suriye’deki savaştan nasibini alanlar arasında ülkenin zengin tarihinden kalma eserler de vardı. Aralarında en can acıtanı da 2 bin yıl ayakta durduktan sonra terör örgütü DEAŞ’ın 2015’te saldırıp yok ettiği Palmira Antik Kenti’ydi. Kentten ‘yaralı kurtarılan’ eserler şimdi Şam Ulusal Müzesi’nde tedavi ediliyor. Bunlardan biri de ‘tanrıça’yı sembolize eden ‘Allat Aslanı’...

    Yoğun bakımdaki ‘tanrıça’
    BİR zamanlar dünyanın her yerinden, en çok da Türkiye’den turistleri ağırlayan Şam Ulusal Müzesi’nde in cin top oynuyor. Bizim dışımızda sadece iki üç öğrenci var. Rehberimiz, 2011’den itibaren turistlerin gelmeyi kestiğini söyleyerek heyecanla bize müzeyi anlatmayı koyuluyor.

    1936’da kurulan müzenin kendisi tadilatta. Savaşın biteceği ve turistlerin geri geleceği düşünülerek tamir işlerine başlanmış. Bahçesindeyse Suriye’nin çeşitli bölgelerinden gelen tarihi eserler sergileniyor. Ancak aralarından biri var ki müzenin en yeni misafiri; ‘Allat Aslanı’.

    Yoğun bakımdaki ‘tanrıça’

    POLONYALILARA EMANET

    Aslan, UNESCO’nun Koruma Altındaki Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Palmira Antik Kenti’nde yer alıyordu. Tarihi 2 bin yıl öncesine dayanan antik kent 2015’te DEAŞ’ın saldırısına uğramıştı. Bugüne kadar Suriye ordusu tarafından birkaç defa kaybedilip geri alınan kentte çatışmalar hâlâ devam ediyor.

    Yoğun bakımdaki ‘tanrıça’

    Suriye ordusu askerlerinin paramparça halde bulduğu Allat Aslanı ‘yaralı’ kurtarılarak yaklaşık altı ay önce Şam’daki müzeye getirildi. Aslan, 1977’de Polonyalı arkeologlar tarafından keşfedilmişti. Şimdi bahçede yine Polonyalı arkeologlar tarafından tedavi ediliyor... Parçalar bir araya getirilmeye çalışılırken bir tanrıçayı sembolize eden aslan, yoğun bakımdaki bir hasta görünümündeki haliyle insanın içini acıtıyor.

    Yoğun bakımdaki ‘tanrıça’

    Aslanın biraz ilerisindeyse Dera ve Kuneytra taraflarından kurtarılan başka eserler var. Yerde mahsun bir şekilde kaderlerini bekleyen eserler yağmalanan Hurran Vadisi’nden. Lübnan ve Ürdün sınırından ülke dışına kaçırılmaya çalışılırken askerler tarafından ele geçirilmişler. Yeni evleri Şam Ulusal Müzesi olacak.

    Yoğun bakımdaki ‘tanrıça’

    2 BİN YILDIR AYAKTAYDI

    BİZE Şam Ulusal Müzesi’ni gezdiren rehber şunları söylüyor: “Palmira Krallığı 2’nci yüzyılda kuruldu. Milattan Sonra 273’te Romalılar tarafından yıkıldı. Sonra 6’ncı yüzyılda Bizanslılar tarafından yeniden yapıldı. O günden bugüne de Müslümanlar tarafından korunuyordu. Son 3-4 yılda ‘Müslüman’ olduklarını iddia eden yabancılar gelip Suriye tarihini soyup yok ettiler. Kadın, erkek, çocuk yaşlı demeden tüm insanları öldürdükleri yetmiyormuş gibi her şeyi yok ettiler. Müslüman kılığına girerek İslam’ı kötü göstermeye çalıştılar. Patlattıkları tapınaklar 2 bin yıldır ayaktaydı.”

    Yoğun bakımdaki ‘tanrıça’

    2 bin yıldır buradaydı...

    Rehber, gelecekle ilgiliyse ümitli... 2019’dan itibaren yeniden akın akın gelecek turistlere rehberlik yapmayı ümit ediyor.

    Yoğun bakımdaki ‘tanrıça’

    SÜLEYMANİYE’DE HAYAT

    ŞAM Ulusal Müzesi’nin komşusu Süleymaniye Camisi ve Külliyesi. Mimar Sinan’ın yaptığı caminin içinde hediyelik eşya satan dükkânlar boş olsa da resim çalışmaları yapan gençler ve yürüyüşe çıkmış aileler ortama hayat veriyor. Caminin bahçesi Osmanlı İmparatorluğu’nun son padişahı Vahdeddin ve İkinci Abdülhamid’in mezarına da ev sahipliği yapıyor. Savaştan nasibini alan Süleymaniye Camisi yorgun ve bakımsız görünüyor.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı