"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Yirmi beş yıldır ‘Bir Garip’ Müşfik Kenter

Müşfik Kenter'in ölüm haberini aldığımda, anı belleğimde geriye sayım başladı.

Bir Garip Orhan Veli’yi yıllarca sahnede binlerce kişiye oynadı. Bir şairi yaşatmak, onun şiirlerinin daha çok okunmasını sağlamak, ancak onun gibi usta bir tiyatro adamına vergiydi.

Sahneye koyan da, aramızdan ayrılan sevgili dostum Oğuz Aral’dı.

Şiirle ilişkisi hiçbir zaman kopmadı. Nâzım Hikmet’in Kuvâyi Milliye’sini de sahneye getirmişti...

Tiyatro seyircisi olarak onu birçok oyundan anımsıyorum.

Muammer Karaca Tiyatrosu’nda Yıldız Kenter ile birlikte oynadıkları Salıncakta İki Kişi, Çöl Faresi unutamadıklarım arasındaki yerlerini hep korudular.

Hürriyet Gösteri’nin okurlarına armağan ettiği sesli şiir antolojisine şiir okuyan ustalardan biri de oydu.

Metin Erksan’ın ölümünün ardından onun önemli filmlerinden Sevmek Zamanı’nda Müşfik Kenter’i bir kez daha seyrettim.

Televizyonda Altın Koza ile ilgili bir programda Sevmek Zamanı’nın oynatılacağını öğrendim. Bunu toplu bir anma sayıyorum ben.

Bir mesleğin büyüklerinin zirveye çıktıktan sonra, kendi başarılarının bencilliğinde yaşamamaları gerektiği inancındayım.

Bildiklerini başkalarına da öğretmeliler, gençlere de ustalık yolunun rehberi olduğunu göstermeliler.

Müşfik Kenter, bunu uygulayanlardandı.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde daha sonra da Haliç Üniversitesi’nde hocalık yaptı.

***

ARDINDAN başta devlet, hükümet yetkilileri olmak üzere, sanat dünyasından daha doğrusu tiyatro dünyasından birçok ünlü isim, büyük ustalar onun oldurulamaz yeri konusunda görüşlerini belirttiler.

Medya da bir sanatçıya gösterilmesi gereken saygıyı, sevgiyi yansıttı.

Ne var ki benim bir başka itirazım var.

Bir önemli sanatçının, ustanın ardından genellikle onu meslektaşlarına soruyorlar, biz de onun hakkında daha geniş bilgi sahibi oluyoruz.

Ama o bir fizikçi, kimyacı, matematikçi değil ki, sadece meslektaşları onun değerini, yerini anlatsın... Oysa tiyatro böyle değil ki, sinema da ha keza. Her
meslekten seyircisi var, tiyatro yazarlarına, yönetmenlere de soru yöneltilmeliydi. Müşfik Kenter’in seyircilerinin de görüşünü aradım sayfalarda...

Sinema dünyasından belli bir noktaya gelen kişiler için kitaplar yapılıyor, incelemeler yayınlanıyor ama tiyatro dünyasına bu ilgi yok.

Şimdi, bunca yazanlar, düşüncelerini iletenler, Müşfik Kenter için yapılacak bir kitapta yerlerini almalılar.

Hakkında çıkacak kitapta tüm detaylarıyla geniş bir biyografi, oyunculuğu, seslendirmedeki ustalığı, hocalığı ayrıntılı biçimde bu kitapta bulunmalı.

Sanırım bu incelemeyi yapacak birçok kişi vardır.

***

BAŞTA Yıldız Kenter olmak üzere, meslektaşlarına, öğrencilerine, seyircilerine başsağlığı diliyorum.

Anılarda yaşayacak...

X