"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Yine mi mazlum yine mi mağdur?

TOMA’lar, tazyikli sular senin elinde.

*Halkının bir bölümünü biber gazına boğan sensin...
*Akdeniz Oyunları’nın açılışı için düzenlenen törenin bütün biletlerine el koyan sensin.
*“Terörist”in kim olduğunu sen belirliyorsun...
*Neyin ne kadar yasaklanacağını sen planlıyorsun...
*Dava açılan değil dava açtıransın.
*Kimin nerede nasıl toplanacağını sen belirliyorsun.
*Medya elinde.
“Karar verdik, yapılacak” diyen sensin.
*Sanal âlemde “CHP kapatılsın” diye kampanyalar düzenletensin...
*Korkutan sensin.
* Polis senin...
*Vali senin...
*Bakanlar, genel müdürler, daire başkanları... Hepsi senin.
*Ordu senin, yargı senin...
*Halkının bir bölümü için sürekli “Bunlar... Bunlar...” diyen sensin...
*Barışçıl gösterilere müdahale emrini veren sensin...
*Seni protesto eden halkına “çapulcu” diyen sensin.
*Çarşı’dan “çete” çıkaran sensin.
*Biber gazıyla egzoz gazını bir tutan sensin...
*“Gerekirse askeri bile çıkarırız sokağa” diyen sensin...
*Okullara “Eylemlere katılan öğretmen ve öğrenciler tespit edilsin” diye yazılar gönderen sensin.
*Partin içinde hiç ama hiç eleştirilmeyen sensin...
*Kanunları çıkaran, yasaları yapan sensin...
*Her konuşması memleketin tüm kanallarında baştan sona canlı yayınlanan sensin...

Ve bu muazzam güce, bu büyük iktidara, bu süper hâkimiyete, bu görkemli muktedirliğe, bu devasa belirleyiciliğe karşın...
Mağdurum da mağdurum...
Mazlumum da mazlumum...
Diye tutturan da sensin.

Usta!
Müsaade et de biraz da başkaları mağdur ve mazlum oluversin.
Etme, eyleme...
Yazıktır garibanlara...

Kadir Abi’ye sorulacak tek soru

KADİR Abi...
Demişsin ki:
“Bundan böyle bir otobüs durağının yeri değişecekse bile, onu halkımıza soracağız”.
Süper... Şahane... Alkışlıyoruz...
Ve bir “Gezi kazanımı” olarak kayıtlara geçiriyoruz.
**
Fakat Kadir Abi...
Şöyle bir sorum var:
Diyelim ki halka sordun...
Halk da “Şöyle olsun” dedi...
Tam bu sırada...
Yukarıdan gür bir ses, devreye girip, “Hayır, şöyle değil, böyle olacak” derse, demeye kalkarsa...
Sen kimin yanında yer alacaksın?
Halkın mı?
Yukarıdan gelen gür sesin mi?

Hep para mı konuşur

VATANDAŞ, AK Parti mitingine gidiyor.
Bazıları hemen çamuru yapıştırıyor:
“Kesin para almışlardır gitmek için”.
**
Vatandaş eyleme gidiyor...
Bazıları derhal çamuru yapıştırıyor:
“Kesin para almışlardır gitmek için”.
**
Teyzenin teki eylemcilere kızıyor...
Eylemci gruptan birileri hemen terbiyesizliği ayaklandırıyor:
“Git de paranı versinler”.
**
Ben buradan bir şeyler yazıyorum...
Yazdıklarımı beğenmeyenlerin ilk ve tek tepkisi:
“Koç’tan kaç para aldın bunları yazmak için”.
**
Hanımlar! Beyler!
Şöyle bir karakter sınavı var elimizde:
Her kim ki “Kaç para aldın, kesin para almıştır” falan diyorsa...
O kişi satılığın tekidir.
Parayla satın alabilirsiniz onu...
Nokta!

Bir karar verilsin

HEP diyorsunuz ki:
“Bu CHP iki kazı güdemez”.
**
Bunu diyorsunuz...
Sonra da 6 devasa mitingle cevap yetiştirmeye çalıştığınız bir toplumsal olayın tüm organizasyonunu CHP’ye yüklüyorsunuz.
**
Bir cevap verin hele:
İki kazı güdemeyen CHP, nasıl oluyor da memleketin bir bölümünü 20 gün boyunca TOMA’lara, biber gazlarına, tazyikli sulara rağmen mobilize edecek organizasyon yeteneğine sahip oluveriyor?

Gezi CHP’ye ne dedi?

GEZİ sadece iktidara bir şeyler söylemedi...
Lisan-ı hal ile...
CHP’ye de bir şeyler söyledi.
**
Mesela şöyle şeyler:
Yetersizsin.
Bu iktidara karşı nasıl muhalefet yapılacağını bilmiyorsun.
Özgürlükçü değilsin.
Samimi olarak barışı, düşünce özgürlüğünü, inanç özgürlüğünü savunamıyorsun.
Her şeyin değiştiğini fark etmiyor, kendini devlet yerine koyarak muhalefet yapmaya kalkıyor, eski statükonun özlemi içinde yanıp tutuşuyorsun.
Değişmelisin.
Ezberini bozmalısın...
Bizim cesaretimizden örnek al ve “Dersim’de şöyle olmuştur” diyemeyecek kadar korkak olma...
İktidara iktidarın dili ve üslubuyla itiraz edemezsin, sen de bizim gibi kendine yeni bir dil bulmalısın.
Özgürlük için asla bir araya gelmez denilen grupların nasıl bir araya geldiklerini görmeli ve herkes için özgürlük talebini yükseltmelisin.

Fitne

BAKAN Egemen Bağış şöyle demiş:
“Büyüklerimiz arasına fitne sokmasınlar”.
*
Kim bu büyükler?
Erdoğan, Gül, Arınç vs...
*
İyi de “Fitne olmasın” diye...
Herkes tek bir kişinin “a” dediğine “a” derse...
Kimse en küçük bir eleştiriyi bile dile getiremezse...
Yapıcı uyarılarda bile bulunulamazsa...
Bir ikaz mekanizması bile çalıştırılmazsa...
Nasıl demokrasi olacak?
Ve nasıl çıkacak karanlıklar aydınlığa?

Üç şey

BİR: Camide içki içilmedi... Camide içki içildi diye elinde kola kutusu taşıyan bir gencin fotoğrafı yayınlandı.
İKİ: “Duran Adam” başörtüsü için başörtüsü takarak eylem yaptı... Bunu eylem arkadaşı ve sınıftaki hocası da söylüyor.
ÜÇ: Dünkü yazımda Fethullah Gülen için “Keşke köprüye o ismi vermeseydiniz demeliydi” yazmıştım. Arkadaşlar uyarınca fark ettim: Gülen, çok yumuşak bir şekilde “Keşke o ismi vermeseydiniz” demiş... Düzeltir, özür dilerim.

X