Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yine basın özgürlüğü

<b>BRATİSLAVA </b><br>BASIN özgürlüğü konusunda doğru bir adım atıldığında, gazeteciler teşekkür de eder.

Dün Uluslararası Basın Enstitüsü’nün Kenya’dan ABD’ye dünyanın 24 ülkesinden gelen Yönetim Kurulu üyeleri böyle bir karar aldı.
Elli yıldan beri dünyanın her tarafında, basın özgürlüğü için mücadele eden örgütün toplantısında Slovak Hükümeti’nin, basın özgürlüğü konusunda attığı olumlu adımlar gündeme geldi. Toplantı sonunda bu gelişmeden duyulan memnuniyetin dile getirilmesi kararlaştırıldı.
İyi bir şey yapıldığında, gazeteciler teşekkür de ederler.
Ama Slovakya Ulusal Komitesi’nin başkanı, “İyi bir adımı desteklemek, bundan sonra her şeye göz yumacağız demek değil” demeyi de ihmal etmedi.
Keşke Türkiye’de de yasalarda ihlallere olanak veren maddeler ayıklansa da biz de teşekkür etsek.
* * *
EĞER basın özgürlüğü için dünyanın herhangi bir yerinde olumlu adımlar atılıyorsa, bu dünyanın her tarafı için demokratik bir kazançtır.
Tam tersi için de aynı şey geçerli.
Basın özürlüğü ihlalleri de her tarafta kaygıyla karşılanır.
Türkiye’deki gelişmelerin ve tartışmaların da dikkatle izlendiğini söylemeliyim.
ODATV baskını dikkatle izleniyor.
Onlar darbeci, terör örgütü Ergenekon ile ilişkileri var iddiaları tatmin edici değil.
Yayın organları ve gazeteciler hangi görüşü savunurlarsa savunsunlar aslolan ifade ve basın özgürlüğüdür.
Kürt sorunu ile ilgili yayın yapan birçok gazete de PKK organı olmakla suçlandığı için kapatılıyor, gazeteciler terör örgütü üyesi oldukları iddiasıyla hapis cezalarına çarptırılıyorlar.
“Terörist bunlar. Müstahaklar” deyip geçecek miyiz?
Aynı kafa bunu da haklı buluyor.
Bu gerekçeler ile, baskıların özünde “düşünce” suçu olduğunu örtbas etmek aslında siyasi bir tavırdır.
Böyle bir ön yargı ve siyasi saplantı içinde, haklardan, özgürlüklerden söz etmek tabii ki mümkün değil.
Neyse ki, bu ülkede demokrasiyi, herkes için savunan ve ayrıntıları tartışmak isteyen birileri hâlâ var. Ve darbelere, askerin müdahalesine seslerini çıkardıkları gibi bugün de özgürlük ihlallerin hesabını tutma sorumluluğunu hissediyorlar.
* * *
BAŞBAKAN cuma sabahı yaptığı konuşmada çok ilginç şeyler söyledi.
Bazı hakimlerin başbakana yönelik hakaretlere “ağır eleştiri” kararı vermelerini içine sindiremediğini anlatırken, ilginç bir mesaj da verdi. “Men dakka dukka, dak edersen duk ederler” derken, basın özgürlüğünden yana kararlara tahammülsüzlüğünü de gizlemedi. 
Orada ODATV baskınıyla ilgili de konuştu ve bunun basın özgürlüğü ihlali olduğunu söyleyenlere, gazeteci Mehmet Metiner’i anımsattı.
Metiner’e yönelik bir suikast planının gazetelerde yeterince yer almamasından şikayet etti. Haklı. Bu haber çok daha geniş biçimde yer almalıydı.
Ve gerçeğin bir an önce ortaya çıkartılması için hükümete daha yüksek sesle çağrılar yapılmalıydı. Ve aslında bu ülkede faili meçhul cinayetlere kurban giden tüm gazetecilerin katillerinin bulunması için Meclis’in derhal devreye girmesi istenmeli, AKP, artık faili meçhuller komisyonu kurulması önerilerini geri çevirmekten vazgeçmeye çağrılmalıydı.
X