Yine 70’inde emeklilik

Hürriyet Haber
25 Nisan 2016 - 10:26Son Güncelleme : 25 Nisan 2016 - 10:28

Almanya'da son günlerde ‘nesiller arası dayanışma’, daha doğrusu ‘dayanışmama’ tartışmaları yeniden ağırlıklı olarak ülke gündemine yerleşti. Ülkede, dünayaya gelenlerin sayısının her geçen yıl sistematik olarak azalması, 80 yaş üzerindekilerin sayısının her geçen yıl büyük ölçüde artması, ‘70’inde emekliliği’ yeniden gündeme getirdi.

Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (SPD) ile Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) oluşan dönemin ‘büyük koalisyon hükümeti’, 2007 yılında kademeli olarak emeklilik yaşının 2029 yılına kadar 65’ten 67’ye yükseltilmesini karara bağladı. Şu anda geçerli uygulama bu.

Ancak Almanya’da daha şimdiden daha sonraki yıllar için kafa yorulmaya başlandı. CDU’lu Federal Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, 2030 yılı itibariyle emeklilik yaşının 70’e yükseltilmesini önerdi.

Aslında bu yeni bir olgu değildir. Avrupa Birliği’nin (AB) ilgili birimleri, yalnız Almanya’da değil, tüm üye ülkelerde emeklilik yaşının yükseltilmesinin kaçınılmaz olacağını yıllardır savunuyor. İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) de öyle.

Merkezi Almanya’nın Wiesbaden kentinde bulunan Federal İstatistik Dairesi’nin araştırmalarına göre, şu anda 81 milyon olan ülke nüfusunun 2060 yılına kadar 68-73 milyona düşmesinden hareket edilmektedir.

Çalışma çağındaki 20-64 yaş grubunun nüfusu günümüzde 49 milyonu bulurken, bu sayının 2035 yılına kadar 41-43 milyona, 2060 yılına kadar da 34-38 milyona düşmesi beklenmektedir. 2060 yılında Almanya’da 80 yaş üzerinde 9 milyon kişinin yaşayacağından hareket edilmektedir. Yani şu andakinin iki misli.

Şu anda Almanya’da her 5 kişiden biri 65 yaşın üzerindedir. Yapılan hesaplara göre 2060 yılında her üç kişiden biri 65 yaşın üzerinde olacaktır. 2013 yılında çalışan 100 kişiye 34 emekli düşerken, 2060 yılında bu sayının 65’e yükselmesi beklenmektedir.

Yani emekli sayısı çalışan sayısını geçecektir. Yıllardır Almanya’nın bütçesinden en büyük payı Federal Çalışma ve Sosyal Bakanlığı almaktadır. Bu bakanlığın 2016 yılı bütçesindeki payı 127 milyar 900 milyon Euro’dur. Yani toplam bütçenin yüzde 40’ına ulaşmaktadır. Bu rakam her geçen yıl artmaktadır.

Evet, rakamlar ortada... Bu veriler ışığında bazı somut adımlar atılması kaçınılmazdır. Bunu Almanya’da sokaktaki insanlar da bilmektedir. Tabii Alman politikacılar da. Ama iki taraf da gerçekleri kabullenmek istemiyor. Ayrıca, Almanya’da emeklileri ilerde, şu anda kımsen olduğu gibi, daha ciddi bir ‘para sorunu’, daha doğrusu ‘parasızlık sorunu’ beklemektedir.

Almanya’da yılda 36 bin Euro kazanan bir kişinin eline 30 yıl boyunca çalıştıktan sonra emekli olduğunda 870 Euro geçmektedir.

Hiç çalışmayana yapılan ‘sosyal yardım’ ödemelerinden biraz daha fazla. 40 yıl çalışması durumunda da bin 160 Euro. Şu anda emeklilere iş hayatı boyunca yaptıkları prim ödemelerinin yüzde 47’si oranında emekli aylığı ödendiği halde, 2030 yılında bu oranın yüzde 43’e düşmesi zaten karara bağlanmıştır.

Yani bir yerde 2030 yılı itibariyle Almanya’da bir ‘fakir emekli ordusu’ oluşma tehlikesi vardır. İş hayatına yeni atılan gençlerin önemli bir bölümü, daha şimdiden kendilerine emeklilikte ‘gelecek’ görmemektedir. Bu yüzden de ‘nesiller arası dayanışma’ya sıcak bakmamaktadır. İnsan her ne kadar karamsar olmak istemese de Almanya’da emeklileri ilerde ‘kara günler’ beklemektedir.

 



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı