Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yılmaz'a soruşturma

    Hürriyet Haber
    23.04.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    DYP lideri Çiller'den sonra Başbakan Yılmaz hakkında da malvarlığı soruşturması açıldı. DYP milletvekilleri tarafından hazırlanan önerge, CHP oylarıyla kabul edildi. Önergeye BBP çekimser kalırken, MHP'liler ve ‘Mikrop’ sözü yüzünden Yılmaz'a kızdıklarını belirten FP'liler destek verdi.

    TBMM Genel Kurulu, DYP Lideri Tansu Çiller'den sonra, Başbakan Mesut Yılmaz'ın malvarlığının da soruşturulmasına karar verdi. DYP milletvekilleri tarafından hazırlanan soruşturma önergesine FP, CHP ve MHP'liler destek verdi. BBP ise çekimser kaldı.

    Önergeye 259 veya 260 kabul, 216 ile 218 arasında da ret oyu verildiği bildirildi. Önergenin benimsenmesinde, yaklaşık 40 milletvekilinin ‘kabul’ oyuyla etkili olan CHP, bu yolla Meclis aritmetiğindeki ‘kilit’ rolünü bir kez daha vurguladı. ANAP Grup Başkanvekili Ülkü Güney ise önergeye 259 kabul, 216 da ret oyu verildiğini, aradaki 43 farkın ise büyük ölçüde CHP'ye ait olduğunu vurguladı. Bu arada oylama ‘işaretle’ yapıldığı için Meclis İçtüzüğü'ne göre sonuçlar açıklanmıyor.

    TBMM Genel Kurulu'nda Yılmaz hakkındaki malvarlığı önergesinin görüşmelerine siyasi parti liderlerinden sadece DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit katıldı. Görüşmeler, Çiller'in malvarlığı oturumuna kıyasla sakin bir havada geçti. Önerge sahiplerinden DYP'li Abdülbaki Ataç, Yılmaz ailesinin servetinde olağandışı artış olduğunu, Tekstilbank'ın, Yılmazlar'a ait olduğunu öne sürdü. Ataç, Yılmaz'ın, Delta Deri Giyim Şirketi'ndeki hisselerini de kardeşi Turgut Yılmaz'a devrettiğini iddia etti. Ataç, ‘‘Aklanıp gelme sözü yalnızca Çiller için söz konusu olmamalı’’ dedi. DYP'li Ergün Özdemir ise Başbakan Yılmaz'ın, Finansbank'ın kurucu hissedarı olduğunu mal bildiriminde sakladığını savundu.

    CHP AKTÖR OLDU

    ANAP Grup Başkanvekili Uğur Aksöz ise önergenin dedikodular üzerine kurulduğunu belirterek, ‘‘DYP aynı konuda Yılmaz hakkında daha önce de önerge vermişti. O zaman önergeye imza atanlar, burada görüşülürken imzalarnını çekerek iddiaların düşmesini sağlamışlardı’’ dedi. Yılmaz'ın Finansbank hissesi bulunmadığının dönemin bakanı DYP'li Aykon Doğan'ın imzası ile belgelendiğini kaydeden Aksöz, ‘‘DYP'liler ‘Çiller'in önergesini kabul eden Meclis'te figüran olamayız' diyorlardı, ama şimdi saçma sapan bir önergenin aktörü oldular’’ dedi. Aksöz, CHP’nin hükümeti desteklediğini, FP'nin de, ‘‘Bu tür önergelere destek vermeyeceğiz’’ dediğini anımsattı.

    Ancak Aksöz'ün hatırlatmaları sonuç vermedi ve FP, DYP ile birlikte iktidar aleyhine hareket etti. CHP'den 14 milletvekili salona gelmedi. Bu milletvekilleri şunlar: Hikmet Çetin (TBMM Başkanı olduğundan oylamalara katılamıyor), Deniz Baykal, Altan Öymen, Ali Dinçer, Erol Çevikçe, Seyfi Oktay, Ercan Karakaş, Aydın Güven Gürkan, Cevdet Selvi, Bekir Yurdagül, Murat Karayalçın, Mahmut Işık, Şahin Ulusoy, Orhan Veli Yıldırım.

    BBP ÇEKİMSER KALDI

    Toplantıya katılan 42 CHP'li, DYP ve FP'lilerle oy kullandı. FP de Çiller önergesine kıyasla daha fazla sayıda görüşmelere katılarak eski ortağını destekledi. BBP'nin çekimser kaldığı oylamada, DSP, ANAP, DTP ve bağımsızların oyları Yılmaz'ı kurtaramadı.

    Buna göre Yılmaz da Çiller gibi kurulacak 15 kişilik komisyonda aklanmaya çalışacak. Komisyonlardaki sonucu da CHP'nin tavrı belirleyecek. Kilit parti olan CHP, hem komisyon aşamasında Yılmaz ve Çiller hakkında çıkacak raporun kaderinin belirlenmesinde, hem de bu raporun TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesinde etkili olacak.

    Ortak görüş: Hükümet etkilenmez

    Yılmaz: Ne isterlerse hepsini araştırsınlar

    Başbakan Mesut Yılmaz dünkü oylamadan sonra Hürriyet'e yaptığı açıklamada, ‘‘Bu sonuç Hükümet'i etkilemez’’ dedi.

    Yılmaz'ın sorulara verdiği cevaplar şöyle:

    - Bu sonucu bekliyor muydunuz?

    - Tahmin ediyordum.

    - Bundan sonra ne olur?

    - Bir şey olmaz.

    - Bu sonuç, yarın Baykal'la yapacağınız görüşmeyi etkiler mi?

    - Yarın göreceğiz.

    - Baykal'a karşı tavrınız nasıl olacak?

    - Aynı.

    - Bu oylama, Çiller'le ilgili sonucu da etkiler mi?

    - Bu soru ne anlama geliyor?

    - Sonuçta ikiniz için de Yüce Divan'a gidebilecek bir yol açılıyor.

    - İkisi arasında fark var. Çiller'le ilgili yeni iddialar var. Oysa benim hakkımda daha önce yapılan araştırmada bir şey çıkmadı. Şimdi yine aynı iddialarla geliyorlar.

    - Sesinizden sonucun sizin için sürpriz olduğu izlenimi alınıyor.

    - Beni şaşırtan Fazilet Partisi'nin tutumu oldu. Her iki oylama için de ret oyu vereceklerini söylemişlerdi. Sonradan tutumları değişti.

    - Şimdi ne yapacaksınız?

    - Sakin bir şekilde işimizi yapmaya devam edeceğiz. Benim içim son derece rahat. Ne isterlerse araştırsınlar.

    Baykal: Yüce Divan'dan çekinecek bir şey yok

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ‘‘Biz üç yıldan beri gelecek bütün soruşturma önergelerine evet diyeceğimizi söylüyoruz. Yüce Divan'dan çekinecek bir şey yok’’ dedi.

    Baykal'ın cevapları şöyle:

    - Bugünkü oylamada evet oyu kullanmanız bazıları için sürpriz oldu.

    - Neden sürpriz olsun ki. Biz üç yıldan beri hep aynı şeyi söylüyoruz. Meclis'in önüne gelecek her türlü soruşturmaya evet oyu vereceğimizi anlatıyoruz. Kendi hakkımızda bir iddia olursa, onun için de evet oyu kullanırız. Siyasetin, yargının önünü kapatmasına izin vermeyeceğimizi açıklamıştık. Genel felsefemiz bu.

    - Ama işin sonunda Yüce Divan var.

    - Olsun. Yüce Divan'dan çekinecek bir şey yok.

    - Komisyonda tutumunuz ne olacak?

    - Buna komisyon karar verecek. Biz de komisyondan çıkacak sonucu değerlendirip, ona göre oy vereceğiz.

    - Bu sonuç yarın Yılmaz'la yapacağınız görüşmeyi etkiler mi?

    - Etkileyeceğini sanmıyorum. Mesut Bey bu konudaki tavrımızı biliyor olmalı. Biz ciddi bir devlet görevi yapıyoruz.

    - Bu sonuç Hükümet'in durumunu etkiler mi?

    - Bunu bilmem. Ama ben bunu siyasi tartışma konusu yapmam.

    - Bu durumda Hükümet'in istifa etmesi gerekir mi?

    - Böyle bir teamülden haberim yok. İstifasını gerektirecek anayasl bir gereklilik de yok. Bu olay dokunulmazlık konusunun mutlaka halledilmesi gerektiğini gösteriyor. Siyasi amaç gelince kimin ne oy kullanacağı belli olmuyor. Bırakalım yargıç yargıçlığını, siyasetçi siyasetini yapsın.

    Fazilet'i ‘mikrop’ sözü sertleştirdi

    Fazilet Partili milletvekillerinin, Yılmaz'a kızdıkları için önergeyi destekledikleri öne sürüldü. FP'li bir yönetici, ‘‘İki gün önce yaptığımız toplantıda, önergeye destek vermeme karar almıştık. Ancak Yılmaz, dün (önceki gün) bize olmadık laflar söyledi. Hatta mikrop dedi. Milletvekili arkadaşlarımız çok sinirlendi ve sırf bu nedenle önergeye destek verdiler’’ dedi. FP Grup Başkanvekili Abdüllatif Şener de, ‘‘Şaibe altındaki Başbakan'ın görevine devam etmemesi lazımdır’’ dedi. DYP Grup Başkanvekili Mehmet Gözlükaya ise ‘‘Geçen hafta Çiller gidiyor' diyorlardı. Şimdi liderlerine sahip çıksınlar bakalım’’ dedi. DYP Grup Başkanvekili Saffet Arıkan Bedük ise ‘‘Bu önergenin kabulü, Başbakan Yılmaz'a güvensizliktir. Derhal istifa etmelidir’’ diye konuştu.

    ECEVİT: YADIRGADIM

    Başbakan Yardımcısı ve DSP Lideri Bülent Ecevit, CHP'nin, soruşturmaya destek vermesini yadırgadığını söyledi. Önergede, birtakım dedikodulardan sözedildiğini belirten Ecevit, ‘‘Bir yandan hükümete destek sözü devam ederken, bir yandan da CHP'nin bu önergeye oy vermesini siyasi etik açısından yadırgadım’’ dedi.

    Bundan sonra ne olacak?

    Meclis İçtüzüğü'ne göre bundan sonra şu prosedür işleyecek:

    Siyasi partilerin gösterecekleri adaylar arasından kura çekmek suretiyle 15 kişilik soruşturma komisyonu kurulacak. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde TBMM'ye sunacak. Soruşturma bu sürede bitirilemezse komisyona iki aylık süre daha verilecek.

    Komisyon, kamu ve özel kuruluşlardan konuyla ilgili bilgi ve belge isteyebilecek, gerekli gördüğü belgelere el koyabilecek, adli makamlardan yardım isteyebilecek.

    Komisyonun tamamladığı rapor, hakkında soruşturma açılması istenen kişiye ve TBMM üyelerine dağıtılacak. Bundan yedi gün sonra da TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek.

    Hakkında soruşturma açılan kişinin Yüce Divan'a sevkedilebilmesi için Genel Kurul'da üye tamsayısının salt çoğunluğu olan 276 oy şartı aranacak.

    DYP'den CHP'ye alkış

    OYLAMADAN önce TBMM Genel Kurul salonuna giren her CHP'li milletvekili, DYP'liler tarafından alkış ve tezahüratla karşılandı. TBMM Başkanvekili Yasin Hatipoğlu'nun ‘‘Kabul edenler’’ anonsunun ardından CHP sıralarından el kaldıran milletvekilleri sayılırken salondan itirazlar yükseldi. Bunun üzerine Hatipoğlu divan katiplerine ‘kabul’ yönünde el kaldıran CHP'lileri yeniden saydırdı.

    Bugünkü görüşme soğuk geçecek

    BAŞBAKAN Mesut Yılmaz'ın, CHP lideri Deniz Baykal'la bugün yapacağı görüşme, kritik bir buluşmaya dönüştü. CHP'nin, Yılmaz hakkında soruşturma komisyonu kurulmasına destek vermesi, iki liderin mutabakata vardığı son görüşmede kararlaştırdıkları randevuya ‘gölge’ düşürdü.

    Başbakan Yılmaz, yaklaşık bir buçuk ay önce CHP liderini Konut'ta yemeğe davet etmiş ancak Baykal, bu daveti geri çevirerek, görüşmenin CHP Genel Merkezi'nde yapılmasını sağlamıştı. İki lider bayramdan hemen sonra TBMM'de Baykal'ın odasında ikinci kez biraraya gelmişti.

    Bugünkü görüşme, iki liderin son birbuçuk aydaki üçüncü görüşmesi olacak. Baykal, 1995 seçimleri öncesi DYP lideri Tansu Çiller'in başbakanlığında kurulan hükümette Başbakan Yardımcısı olmasına rağmen Konut'a hiç gitmemiş ve Çiller ile tüm görüşmeleri Başbakanlık Binasında yapmıştı. İki lider son görüşmede, ‘‘Seçimlerin 1999 Mart ayında yerel-genel birlikte yapılması konusunda kamuoyuna açıklama yapmama kaydıyla’’ anlaşmıştı. Bugünkü görüşmede seçim konusundaki ayrıntıların belirlenmesi bekleniyor. Yılmaz, seçimlerin mart ayında yapılması ve seçim öncesi kurulacak olan seçim hükümeti konusunu ortaklarına danışma ihtiyacı içinde olduğunu Baykal'a bildirmişti. Baykal ise bu görüşmeden sonra yaptığı açıklamalarda, ‘‘Seçim tarihi ve şekli’’ konusunda bir dayatma içinde olmadığının altını çizmişti. Baykal, önceki gün CHP Grubu’nda yaptığı konuşmada da, ‘‘23 Nisan'da Başbakan'la görüşeceğiz. seçim 1999 Mart'ta olacak. İkisi bir arada mı, ayrı ayrı mı olacak. Önemli değil. Bunlar ayrıntı. Ama bizim tüm ayrıntılar konusunda da belirlenmiş politikamız var’’ demişti.

    Yılmaz, Finansbank parasını bağışlamış

    DYP Grubu'nun verdiği önergeyle Başbakan Mesut Yılmaz hakkında Meclis soruşturması açılmasına yol açan nedenlerden biri olan Finansbank hisselerinin, 1995 yılında satıldığı ortaya çıktı.

    Finansbank'ın sahibi Hüsnü Özyeğin, bankanın şube açılışı nedeniyle bulunduğu Moskova'dan konuyla ilgili açıklama yapmak istemezken, bankanın yetkilileri, Mesut Yılmaz'ın hisseleri ile ilgili şu bilgileri verdiler:

    ‘‘Mesut Yılmaz, Finansbank'ın kuruluşu sırasında çok küçük miktarda hisse satın aldı. Bunlar kurucu hisselerdi. Ancak, bu hisseleri 1995 yılında sattı. Bu satıştan 267 milyon 862 bin 164 lira para aldı. Parayı da bizim kayıtlarımıza göre bir okulun yapımı için bağışladı. Ayrıca o yıllarda açılan bir soruşturma nedeniyle bu bilgileri Meclis Araştırma Komisyonu'na ulaştırdık. O günlerde olay kapandı. DYP'nin şimdi bu olayı tekrar gündeme getirmesi komik.’’






    Etiketler: son dakika
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı