Gündem Haberleri

    Yılmaz: Türkiye'de eğitim dili Türkçe'dir

    Hürriyet Haber
    30.01.2002 - 14:11 | Son Güncelleme:

    ANAP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Türkiye’de, Türkçe dışında bir dille eğitim yapılamayacağını, eğitim dilinin Türkçe olduğunu belirterek, ‘‘Kimse bu meseleyi kendi bölgesinin meselesi olarak göremez’’ dedi.

    Partisinin grup toplantısında konuşan Mesut Yılmaz, "Dikkat edin!.. Ne zaman Türkiye demokratikleşme yönünde bir adımatmışsa çağdaş dünyaya doğru önemli bir iyileşmeyi gerçekleştirmişse bunu bozacak bir takım provakasyonlarda aynı zamanda ortaya çıkmıştır.

     

    Burada, geçmişte hiç olmayan genişlikte bir Anayasa değişikliği gerçekleştirmişiz, şimdi kendi içimizdeki görüş farklılıklarına rağmen uyum yasaları üzerinde çalışıyoruz. Türkiye'yi artık ileriye taşımak istiyoruz. AB ile bütünleştirmeye çalışıyoruz. Böyle bir ortamda yasa dışı terör örgütünün desteğindeki bir takım güçler, çıkıp Türkiye'de anadilde eğitim için dilekçe kampanyası açıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin resmi dili Türkçe`dir. Türkiye'de eğitim dili de resmi dildir. Ne bizim bunu değiştirme konusunda bir taahhüdümüz vardır, ne de AB'nin bu konuda bizden bir talebi vardır. Türkiye'de, Türkçe dışında eğitim yapılması mümkün değildir. Bu, Anayasamızda istisnai olarak düzenlenmiştir; Lozan Anlaşması'ndan kalan azınlıklar için veya yabancı dille eğitim yapan okullar için özel düzenlemeler yapılabilir.Ama bunun dışında Türkiye'de eğitim dili Türkçe'dir."

    Yılmaz, bu yönde kampanya başlatanların da bu düzenlemelerin değişmeyeceğini bildiklerini vurgulayarak, "Yani eğitim dilinin Türkçe yerine filan dilde olmayacağını biliyorlar" diye konuştu.

     

    SABOTE ETMEK İSTİYORLAR

     

    Bunları yapanların Türkiye'nin atmak isteği adımları sabote etmek istediklerine dikkati çeken Yılmaz,  şöyle konuştu:

     

    Türkiye'ye tuzak kuruyorlar. Yapmak istedikleri şey şu: İstiyorlar ki, bir takım güçler bunların tahriklerine kapılsın, eskiden olduğu gibi Türkiye`de dili yasaklayan kanun çıkarılsın. Türkiye`nin ayıbıdır o... İstedikleri, dili yasaklayan kanun yeniden gelsin. İstiyorlar ki, Türkiye`nin kendi vatandaşlarının kültürüne tahammülü olmayan çağdışı bir devlet olduğunu Avrupa`ya gösterebilsinler. İstiyorlar ki, Türkiye`de insanların daha özgür yaşamasını isteyenler değil, insanları hep aynı üniforma içinde görmekisteyen baskıcı bir zihniyetin hakim olduğunu Avrupa`ya göstersinler. Onlara desinler ki, (işte Türkiye budur, Türkiye Avrupa`ya üye falan olamaz.)

     

    Bunun bir örneğini hapishane eylemlerinde yaşadık. Hapishanelerde açlık grevi yaptılar, ölüm oruçları yaptılar. İstedikleri neydi; F tipi hapishaneler yerine koğuşlarda kalsınlar, hapishaneleri eğitim yeri olarak kullansınlar. Avrupalılar da önce bunların seslerine inandılar, onlara destek verdiler. Hiç telaşa kapılmadık. Yaptığımız işin doğru olduğunu biliyorduk. Dedik ki, (gelin istediğiniz hapishaneyi gezin. F tipi hapishaneler mi sizin normlarınıza daha uygundur, yoksa bunların kalmak isteği koğuşlar mı?) Geldiler, gördüler incelemeleri 1 sene sürdü. Bugün Avrupa'da bir tek aklı başında insan bile çıkıp Türkiye`deki uygulamaların Avrupa normlarına ters düştüğünü söyleyemiyor. Ölüm orucu yapanlara destek veremiyor...

     

    Onun için bu meselede infiale kapılıp da insanları, apar topar dilekçe verdiler diye hapse atmanın, nezarete atmanın falan faydası yok. Bu meselede haklı olduğunu bilerek, sabırlı ve itidalli davranmanız lazımdır. Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünden hiç kimseye taviz vermeye falan niyetimiz yoktur."


     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı