"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Yılmaz provasını bile yapmıştır

Ertuğrul ÖZKÖK

Başbakan Mesut Yılmaz'ın önceki gün askerlere karşı yaptığı çıkış, anlık bir tepkinin sonucu muydu?

Bu çıkışın planlamasını yapan yakın çevresinden birisinin cevabı şu:

‘‘Kesinlikle hayır.’’

ALTTAN ALAMAZDI

Arkasından çok çarpıcı bir cümle daha geliyor:

‘‘Mesut Bey bunun provasını bile yapmıştır.’’

Yılmaz'ın bu gibi konularda çok ihtiyatlı olduğunu hatırlatan ANAP'lı, bu çıkışın kesinlikle planlı, programlı bir stratejik kararın ürünü olduğunu tekrarlıyor.

Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit de işte bu noktada şaşırıyor. Çünkü Ecevit, önceki gün askerlerle arayı yumuşatacak bir açıklama yapmadan önce, bunun metnini Yılmaz'a gösteriyor.

Yılmaz metni okuyor ama Ecevit o açıklamayı yaparken, kendisi ANAP Grubu kürsüsüne çıkarak o zehir zemberek cümleleri telaffuz ediyor.

Öyleyse Yılmaz'ın stratejisi ne?

Çok yakınındaki bir kişi, bu sorunun cevabını vermeden önce bir başka soru soruyor:

‘‘Askerlerin bu çıkışından sonra bir başbakan suskun kalabilir miydi?’’

Cevabı yine kendisi veriyor:

‘‘Hayır kalamazdı. Çünkü cevap vermeseydi altta kalır ve bir daha iktidarı eline alamazdı. O nedenle Mesut Bey, yapılması gerekeni yaptı.’’

Önceki gün o konuşmayı yaptıktan sonra Başbakan Yılmaz'ı aradığımda çok sinirli bir havadaydı.

KORKAK

Benden hemen sonra kendisi ile konuşan çok yakınındaki bir kişi, ‘‘Biraz fazla mı sert oldu’’ deyince, aynı gergin havada, ‘‘Korkak’’ diye karşılık vermiş.

Ancak akşam Cumhurbaşkanı ile görüştükten sonra sakinleştiği ve keyfinin yerine geldiği söyleniyor.

Bir strateji yapılırken, onun arkasından gelebilecek adım için de hazırlık yapılır. Öyleyse, Yılmaz ve ekibi, askerlerden gelecek adım için ne düşünüyor?

Mesut Bey'in çıkışının planlamasını yapan bu çevrenin hesabı şu:

‘‘Askerler bu defa cevap vermeyecek.’’

Ya 27 Mart'taki MGK'da tavırları ne olacak?

O toplantıya da, yeni bir belge getirip ‘‘dayatma’’ yapacaklarını tahmin etmiyorlar. Bunun yerine, geçen 28 Şubat'ta kabul edilen belgenin ‘‘uygulanması’’ konusunda ısrarcı olabilirler.

Çünkü 28 Şubat belgesi, anayasal bir kurum olan Milli Güvenlik Kurulu'nda sivillerle askerlerin ortaklaşa kabul ettikleri bir belge niteliğinde.

Dolayısıyla bunların uygulanmasını istemek, ‘‘dayatma’’ olarak kabul edilemez.

Askerler ‘‘meşru’’ zeminde kalmış olurlar.

Tabii olayın bir de askeri kanattan görünümü var.

Askerler, Refahyol döneminin başından beri, önceden kestirilmesi güç bir stratejik karar sürecine girdiler.

Hiç beklenmedik anlarda sürpriz çıkışlar yapabiliyorlar.

SÜKUNET ORUCU

Dün askeri kanattaki durumu özetleyen iki kelime şuydu:

‘‘Sükunet orucu...’’

Anlaşıldığı kadarı ile askerler bir süre durumu izleyecekler ve 27 Mart toplantısına hazırlanacaklar.

Askerler bu sükunet orucunu sürdürür, Yılmaz da aynı orucu tutmaya başlarsa, sorunu, kurumları yıpratacak boyuta gelmeden dondurma ve sonra çözme imkânı doğar.

YANLIŞLIK DUYGUSU

Ama taraflardan birisi, olayı kurumsal boyutundan çıkarıp, insan zaafları ve tepkileri alanına çekmeye başlar, buna, ‘‘yenilmişlik’’ veya ‘‘zafer’’ duyguları ile yaklaşmaya kalkarsa, iş çığırından çıkabilir.

O nedenle, dünkü sağduyu seslerini sükunet orucu ile desteklemek herkesin görevidir.

Türk Silahlı Kuvvetleri halkın gözbebeği olan bir kurumdur. Bu kurumun itibarını korumak askerlerin olduğu kadar, sivillerin de görevidir.













X