Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yılmaz: Mumcu ile anlaştık

    A.A.
    04 Ağustos 2006 - 16:19Son Güncelleme : 04 Ağustos 2006 - 19:47

    Mesut Yılmaz, ANAVATAN'dan başka bir yerde siyaset yapmayacağını ve Erkan Mumcu ile anlaştığını açıkladı.

    Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bir süre önce siyasete döneceğini açıkladığını belirterek, ”Ancak hemşehrilerime danışmadan böyle bir karar veremezdim. Size bütün kalbimle söylüyorum ki, siyasete dönmek istememin altında yatan tek sebep; Türkiye'nin zaman kaybetmesini, gençlerimizin işsizlik sorununu önlemektir” dedi.

    Anavatan Partisinin kurucularından biri olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti: “Bu nedenle başka bir yerde siyaset yapmak bana yakışmaz. Makamda, koltukta gözüm yok. Biraz da yaşlandım, ama ne kadar gücüm varsa bunu size, Türkiye'ye harcamaya karar verdim. Sizlere söyleyeceğim şu: Siyasete geri döneceğim. ANAVATAN dışında bir yerde de siyaset yapmayacağım.”

    ANAVATAN Genel Başkanı Erkan Mumcu ile dün akşam 5 saat süren bir görüşme yaptığını anlatan Yılmaz, “Mumcu ile aşağı yukarı her şeyde anlaştık. Başkalarıyla da görüşeceğim. Seçime kadar Türkiye'nin en iyi kadrolarını bulup, iyi bir alternatif oluşturmaya çalışacağım” diye konuştu.

    SİZDEN BİRİ OLARAK GELDİM

    Mesut Yılmaz, Rize'ye “Yıkılmadım, ayaktayım” demek için geldiğini söyledi. Yılmaz, Rize'ye en son 3.5 sene önce geldiğini belirterek, “Ama o zaman parti başkanı idim, hükümette idim. Şimdi sizinle, 20 seneden beri ilk defa sizlerden biri olarak görüşüyorum. Ne genel başkanım, ne başbakanım, ne de milletvekiliyim” diye konuştu.

    Rize'ye Rizelilerle hasret gidermeye, hallerini hatırlarını sormaya geldiğini ifade eden Yılmaz, “Ama bir şey daha var. Rize'ye 'Yıkılmadım, ayaktayım' demeye geldim” dedi.

    Rize'ye ilk defa 1983 yılında geldiğini anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

    “O zaman siyasetin kurtlarına karşı bana destek olmanızı istedim. Siz de o gencecik adamı tuttunuz kavağın tepesine çıkarttınız. Sizin desteğiniz sayesinde genel başkan, bakan, başbakan oldum ama hiçbir zaman Rizeli olduğumu unutmadım. Bu laf nereye gider, Siirt'e mi gider?” Aslında hiç kimseyi incitmeye niyetim yok. Ama 25 sene önce de söyledim. Türkiye'de siyaset yapmak zor. Zor olduğu kadar da tehlikelidir. Eğer siyaseti hizmet için memleket için yapmazsanız siyaset çok kolay iş. Hiç hizmet yapmazsanız bu memlekette hesap soran da olmaz. Ama unutmayın, Türkiye'de hiçbir hizmet de cezasız kalmaz.”

    KARADENİZ SAHİL YOLU

    Yılmaz, 3.5 ay kaldıkları 53. Hükümet döneminde Karadeniz Sahil Yolu'nun programa alındığını belirterek, bölgenin kalkınması için önemli bir adım attıklarını söyledi.

    Kendilerinden sonraki hükümetin Karadeniz Sahil Yolu'nu programdan çıkardığını ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Bir sene sonra tekrar geldim. Azınlık hükümetiydim. Bu yolu yeniden programa aldım. o zaman Bayındırlık Bakanı olan Yaşar Topçu'ya dedim ki 'ne yap yap, bu yolu başlat, çünkü yine hükümetten gidebiliriz, bu yol yarım kalmasın. Bunun için en sağlam şekilde yapalım' dedim. Bu yol en kısa zamanda tamamlansın.”

    Yılmaz, daha sondaki hükümette yol çalışmalarında yolsuzluk yapıldığı, bazı müteahhitlerin kayrıldığı iddialarının ortaya atıldığını, Mecliste 3 defa soruşturma komisyonu kurulduğunu belirterek, şöyle devam etti:

    “Bütün komisyonlarda aslında bu yolun hiçbir yolsuzluğa bulaşmamış olduğunu gördüler. Ama yine de Bayındırlık Bakanı Yaşar Topçu'yu Yüce Divan'a gönderdiler. Sonra 1.5 sene mahkemesi sürdü. Sonunda mahkeme dedi ki 'bu yolda yolsuzluk yok'. Bürokratlarımı mahkemelerde süründürdüler. Bütün bürokratlarım beraat etti. Bütün defterleri didik didik ettiler. Hiçbirinde yolsuzluk bulamadılar. Bütün yolsuzluk iddiaları iftira olarak kaldı. Ama daha önemlisi 2 sene bu yolun inşaatı durdu.”

    Günümüzde bazılarının sahil yolunun sahilden geçmesinin yanlış olduğunu, içerden geçmesi gerektiğini söylediğini kaydeden Yılmaz, ”İşin aslını bilmeyenlere bu doğru gibi gelebilir. Ama içerden dedikleri yolun, İstanbul'daki boğaz köprüsünün 300 defa yan yana koyulması kadar maliyeti olurdu. Yani o yolu yapmaya Türkiye'nin bütçesi yetmezdi. Sahil yolu içeriden geçsin diyenler aslında bu yolu istemeyenlerdi” diye konuştu.

    “YÜCE DİVANA GÖNDERİLEN İKİNCİ BAŞBAKAN BENİM”

    Siyasetin bütün güçlüklerini bildiğini ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Rahmetli Menderes'in akıbeti ortada. Bunları bilerek siyasete girdim. Kadere bakın ki rahmetli Menderes'ten sonra Yüce Divan'a gönderilen ikinci başbakan benim. Seçim oldu, biz iktidardan düştük, bunlar iktidara geldiler, muhalefetle anlaşıp beni Yüce Divan'a gönderdiler. Gönderme nedeni olarak da bula bula bir bankanın satışını buldular. Benim ihaleye karıştığımı söylediler. Karışıp da ne yapmışım, ihaleye katılanlarla görüşmüşüm. Görüşürüm, ben başbakanım. Biriyle değil, hepsiyle görüşürüm. Görüşüpte ne demişim. Demişim ki

    'Bu bankanın içinde hazinenin, devletin parası var, eğer ucuza

    kapatıp da bankayı alırsanız, ihaleyi onaylamam'. Bunu bile bile beni mahkemeye gönderdiler. 1.5 sene mahkeme sürdü. Sonunda mahkeme dedi ki 'bu işte yolsuzluk yoktur'. Benim için önemli olan oydu. Bize yolsuzluk yaptı diyenler iftiracıdırlar. 3.5 sene ağzıma fermuar çektim, hiçbir şey söylemedim. Ama siyasete başladığım yerde, Rize'nin Cumhuriyet Meydanı'nda söylüyorum, hepsi müfteridirler.”

    “HÜKÜMETE 6 AY DAHA AVANS VERELİM”

    Mitinge katılanların “hükümet istifa” şeklinde slogan atması üzerine Yılmaz, “Bu hükümet geleli 3.5 sene oldu. Bu süre içinde beklediniz. Şimdi bu hükümete 6 ay daha avans vermenizi istiyorum. Eğer şimdiye kadar yapamadıklarını, 6 ayda yaparlarsa onları hep birlikte alkışlayalım. Eğer bu 6 ayı da kullanamazlarsa, o zaman yakalarına hep birlikte yapışalım” diye konuştu.

    Türkiye'de bir sene sonra siyasetin çok farklı olacağını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

    “Ben bir süre önce 'siyasete dönmeyi düşünüyorum' dedim. Ama bana her zaman destek olan hemşehrilerime danışmadan bu kararı veremezdim. Size bütün kalbimle söylüyorum ki, siyasete dönmek istememin altında yatan tek sebep Türkiye'nin zaman kaybetmesini, ülkenin gençlerinin işsiz kalmasını önlemek. Ben AVAVATAN'ın kurucularından birisiyim. Bu nedenle bana ANAVATAN'ın dışında başka bir yerde siyaset yapmak yakışmaz. Makamda koltukta gözüm yok. Biraz da yaşlandım. Ama ne kadar gücüm varsa bunu size, Türkiye'ye harcamaya karar verdim. Sizlere de söyleyeceğim şu, siyasete geri döneceğim. ANAVATAN'ın dışında bir yerde de siyaset yapmayacağım.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı