Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yılmaz: Kime niyet, neye kısmet...

Muharrem SARIKAYA

Başbakan Mesut Yılmaz'ın iki gündür devam eden gezisinde bakan ve milletvekilleri tek konu üzerinde duruyor: Yılmaz'ın CHP lideri Deniz Baykal ile vardığı mutabakat...

Her ne kadar Yılmaz, ‘‘Beni Baykal zorladı’’ dese de ANAP'lı bakanlar varılan mutabakattan rahatsız.

Bunu da kendisine açıkça dile getirmekten çekinmiyorlar. Rahatsız olan sadece bakanlar ve milletvekilleri değil.

Yılmaz'ın gezisine katılan kardeşi, ANAP MKYK üyesi Turgut Yılmaz da aynı rahatsızlık içinde.

Turgut Yılmaz önceki gün DSP Parti Meclisi bildirisi Rize'ye ulaştığında süratle okuyor ve ağzından şu cümle dökülüyor:

‘‘Ben de bu bildirinin altına imza atarım...’’

Herkes Yılmaz'ın oyun planının ne olduğunu birbirine soruyor. Turgut Yılmaz da kendisine yöneltilen sorular karşısında ağabeyinin oyun planı konusunda bir fikri olmadığını söylüyor.

Sonuçta 1999 Martı'nda seçim ve kış başında seçim hükümeti kurulması yönünde Baykal ile arasında vardığı mutabakatın gerekçesi Yılmaz'a sorulduğunda verdiği yanıt aynen şöyle oluyor:

‘‘1999 Martı'nda iki seçimin bir arada yapılması konusunda Ecevit ve Cindoruk'un da mutabakatını aldım. Ancak seçim hükümeti konusunda Baykal zorladı. Bu konuyu ekim ayında bir araya gelerek yeniden müzakere edeceğiz. O tarihe kadar da kime niyet kime kısmet, neye niye neye kısmet...’’

Yılmaz, Karadeniz TV'de önceki gece Güneri Civaoğlu'nun sorularını yanıtlarken, en yakınındakilerin bile çözemediği puzzle'ın parçaları ile ilgili ipuçlarını veriyor.

Yılmaz, ilk hedef olarak TBMM'deki kanunların yasalaşmasını gösteriyor. Bunlar yasalaştığı zaman kimin ne kadar iş yaptığının görüleceği inancını taşıdığını söylüyor.

Baykal ile yaptığı görüşmede 1999 Martı'nda iki seçimin bir arada yapılması konusuna kendisinin de olumlu görüş belirttiğini saklamıyor. Seçim hükümeti ile ilgili olarak da Baykal'ın seçimden 6 ay önce kurulması şartına sıcak bakmadığını belirtiyor. Ancak seçime üç ay kala bağımsız bir başbakanın başkanlığında seçim hükümeti kurulmasına da olumlu yaklaşacağını söylüyor.

Sorunun sanki üç ay önceden bir seçim hükümeti kurulmasından kaynaklanacağı intibaını yaratmaya çalışıyor.

Yılmaz'ın bu açıklaması, bakanlar ve milletvekillerini bir nebze de olsa rahatlatıyor. Ancak sıkıntı giderilmiyor. Yılmaz da bunu fark etmiş olacak ki, gece yarısı yakın kurmaylarını odasına çağırıyor. Dün sabah saat 05.00'e kadar oyun planı üzerinde tartışılıyor.

Dün sabah bakanlar daha rahatlamış gözüküyor. Devlet Bakanı Burhan Kara, DSP Parti Meclisi'nin önceki gün yayınladığı seçim hükümeti ve seçime karşı çıkan deklarasyonunu ‘‘aceleci’’ bulduğunu vurguluyor. Aynı görüşü Bayındırlık Bakanı Yaşar Topçu da dile getiriyor. Topçu, Baykal ile Yılmaz arasında seçim hükümeti konusunda henüz kesinleşmiş bir mutabakat söz konusu değilken böyle bir bildirinin yayınlanmış olmasından duyduğunu rahatsızlığı vurguluyor. Her zaman olduğu gibi en açık sözlü davranış Devlet Bakanı Eyüp Aşık'tan geliyor:

‘‘Her şey hal yoluna girmişti. Ekime kadar da giderdik. Ne gerek vardı sanki böyle bir açıklamaya. 4 ay daha kazanmışsın, devam et, sonrasını bekle...’’

Yılmaz'ın sacayağı üzerine kurduğu politikası konusunda bakanlar bunları söylese de yine de içlerinde bir endişe olduğu görülüyor. Hepsinin de ortak görüşü Baykal'ın bu oyun planından yara aldığı, Ecevit'in ise puan kazandığı noktasında.

Bununla birlikte, Yılmaz'ın oyun planı tutmadığı takdirde Baykal'dan daha büyük bir yara alacağını da hiçbiri inkâr edemiyor.













X