Yılmaz’ı ‘topal ördek’ durumuna düşürmeyiz

Hürriyet Haber
28.01.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Merkez Bankası’nın yeni başkanını 3 ay önceden açıklayarak Durmuş Yılmaz’ı ‘topal örnek’ durumuna düşürmeyeceklerini söyledi. Babacan, Merkez Bankası’nda başkanla politikanın değişmeyeceğine dikkat çekerek, “Pek çok konu artık başkanın şahsına bağlı değil” dedi.

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yeni Merkez Bankası Başkanı’nın 3 ay önceden açıklanamayacağını söylerken, bunun başkanlığı nisan ayında bırakacak olan Durmuş Yılmaz’ı ‘topal ördek’ durumuna düşüneceğini söyledi. Babacan, bu değişikliğin bir politika değişikliğine yol açmayacağına da dikkat çekerek, “Pek çok konunun artık Başkanın şahsına bağlı değil” dedi.

Başkan’ı kimse dinlemez

Dünya Ekonomik Forumu’nun yapıldığı Davos’ta NTV/CNBC-e ortak yayınında soruları yanıtlayan Babacan, bu konuda şunları dile getirdi: “Merkez Bankası’nda önce pozisyonun boşalması gerekiyor, o zaman isim açıklanabilir. Pratikte iyi olur mu? Bu da tartışılır. Üç ay önce yeni başkanı açıklasak bugünkü başkanın ne dediğini kimse dinlemez. O da ‘topal ördek’ dediğimiz sıkıntıyı beraberinde getirir. Bir boşluk, bir ara geçiş dönemi beklemiyorum. Merkez Bankası Başkanı’nın iki dudağı arasında değil artık işler.”

Başkanın da oyu bir

“İşler eskisi gibi değil” diyen Babacan, sözlerine şöyle devam etti: “Merkez Bankası Başkan yardımcılarının bile çoğu faiz indirme ya da yükseltme kararlarını sabah televizyonlardan dinlerlerdi. Çünkü yetkiler tamamen başkana devredilmişti. Başkanın bir bakıma keyfi, o andaki ruh hali, sabah uyandığında ne düşündüğüyle bağlıydı Biz hükümete geldiğimizde maalesef öyleydi. Bütün kararlar ya Banka Meclisi’nde ya da Para Piyasası Kurulu’nda (PPK) oylanarak alınıyor. Başkanın da oyu bir. Kuşkusuz başkanın iletişim olarak, liderlik olarak tabi ki önemi vardır. Ama temel politika çizgisinde önemli bir durum oluşmuş durumda. Alınan kararların geri planında çok sayıda kişi var.”

Durmuş Bey başarılı oldu

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın çok başarılı bir performans sergilediğini dile getiren Babacan, sözlerine şöyle devam etti: “Gerçekten iyi bir dönem oldu. Bu dönemde Merkez Bankamızın itibarı daha da arttı. Bütün dünya bunu teslim ediyor. Bizim bunun karşısında daha farklı şeyler söylememiz doğru olmaz. Kendi atadığımız bir başkan, çok da başarılı bir görevi oldu. Ben kendisini de tebrik etmek istiyorum. Durmuş Bey son güne kadar görevinin başında ve Merkez Bankası Başkanı o.”

Otomatiğe bağlayacak durum yok

Bu arada dünyanın çok farklı bir dönemden geçtiğini belirten Babacan, “Daha önce tarihe bakıp da şöyle politikalar uygulansın, ‘a’ probleminde ‘a’ reçetesi uygulansın gibi bir politikayı otomatik pilota bağlayacak bir durum yok. Gün gün her şeyi dikkate alıp kumandanın elde olması gerekiyor” dedi.

Ekonomik alanda AB çıpa olmaktan çıktı

ALİ Babacan, “AB müzakere sürecine ilişkin bir yavaşlama kaygısı var mı” sorusunun kendilerine çok az sorulduğunu belirtirken, ”Sorunlar var ama AB müzakereleri rayında. Ray döşenmiş bir yere doğru gidiyor, nereye gittiği belli ama yavaş yürüyor “ dedi. “Önemli olan bizim bir hedefimizin olması, bir çıpamızın olması” diyen Babacan, sözlerihe şöyle devam etti: “Ekonomik alanda artık AB bir çıpa olmaktan çıktı Türkiye için. Çünkü pek çok konuda biz çok daha iyi bir performans ortaya koymuş durumdayız. Biz şimdi Maastricht kriterlerine mi bakacağız? Onların tutturamadığı kriterlere mi bakacağız? Pek çok politikada Avrupalılar çok korumacı bir yaklaşım içinde, o bizim tercihimiz, yaklaşımımız değil. Avrupa’nın ekonomi açısından Türkiye için çıpa olması, oradaki kriterlerin çıpa olması artık söz konusu değil.”

Yatırımcı seçimin bu yıl olduğunun farkında değil

YATIRIMCILARIN bu yıl seçim olduğunun farkında olmadığını savunan Ali Babacan, şunları söyledi: “Şu anda pek çok anket benzer bir tablonun seçimden sonra da devam edeceğini gösterdiği için risk olarak görünmüyor. Seçimden sonrası için belirsizlik olsa çok soru sorarlardı. Bize ağırlıklı olarak bölgedeki, Ortadoğu’daki siyasi gelişmeler soruluyor. Her karşılaştığımız çok iyi diyorlar, tebrik ediyorlar. 100 kişinin yolunu kesseniz 90’ı ‘Türkiye iyi gidiyor’ diyecektir.”

‘Sermaye istemeyiz’ diyecek lüksümüz yok

ALİ Babacan, ilkine 10 yıl önce katıldığı Dünya Ekonomik Forumu’nda bu yıl ağırlıklı olarak ekonomik sorunların işlendiğini belirtirken, Türkiye’ye ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı:
Türkiye olumlu örneklerden biri olarak geçiyor. Biz bütün oturumlarda Türkiye’nin yaptıklarını anlatıyoruz, neler yapılması gerektiğini ortaya koyuyoruz. Dünyada likidite bolluğu var. Türkiye aslında sermaye akımlarına ihtiyacı olan bir ülke. ‘Sermaye istemeyiz’ diyecek bir lüksümüz yok.
Kendi tasarruflarımız yüksek büyüme oranlarına ulaşılması için yeterli değil. Aslında bütün uygulamalarımız uzun vadeyi destekleyici yönde uygulamalar. Kasımdan bugüne önemli miktarda risk olarak görülen sermaye Türkiye’den çıktı.
Türkiye sermaye hareketlerinin açık olduğu bir ülke. Sermaye girişinin çıkışının serbest olduğu bir ülke. Yakından izleme için kontrol devam edecek. Ama kısıtlama, yasaklama, Türkiye’nin etrafına yüksek duvar örücü bir yaklaşım kesinlikle olmaz.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı