Gündem Haberleri

    Yılmaz: Geri kalmışlığın nedeni İslam değil

    Hürriyet Haber
    02.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, İslam ülkelerinin geri kalmasının nedeninin İslam dini olmadığını belirterek, "İslam`ın emirlerini, telkinlerini anlayabilseydik, bugün dünyanın en medeni ve gelişmiş ülkesi olurduk" dedi.Yılmaz, batı ülkelerinin ilerlemelerinin dinden kaynaklanmadığını, Budizm`e inanan, ineğe tapanların ülkelerinin de gelişip, kalkındığını söyledi. "İslam geri koymaz. Kuran`ın ilk emri (oku) olarak başlıyor. Kuran başından sonuna kadar ilim ve irfan emreden ayetlerden oluşuyor" diyen Yılmaz, şöyle devam etti:  "Tembelliğe, cehalete, haksızlığa savaş açmış; çalışmayı, araştırmayı, ilim yapmayı emreden dinin gerekleri yerine getirilmiş olsaydı, herhalde dünyanın en medeni ve gelişmiş ülkeleri İslam ülkeleri olurdu. Bu tezimize bazı kesimler itiraz ediyor, (geri kalmışlığı neden İslam`a bağlıyorsunuz) diyorlar. Dinimize göre diğer dinler batıldır, batıl olan dinin mensupları neden ilerledi diye soranlar oluyor.  Kuranıkerim`de kim çalışırsa, ilim yaparsa Allah`ın onu veya o toplumu başarılı kılacağına dair ayetler de mevcut. İslam ülkeleri Allah`ın emirlerine kulak verselerdi, bugün çok daha ileride olurlardı. Ben bunu söylüyorum. Orta Çağ`da büyük alimleri yetiştiren İslam alemi değil mi?  Orta Çağ, bizim için karanlık çağ değildir. O dönemde çok muhteşem İslam medeniyeti var. Her sahada, çok ileride. Batı o zamanlar cehaletin pençesindeydi. Ne oldu da İslam alemi gerilemeye başladı? Kuran (düşün) dedi, düşünmedik. (İlim yap) dedi, yapmadık. (Araştır) dedi, araştırmadık."     AYDINLARLA HALK ARASINDAKİ KOPUKLUK       Batıya özenmek ve bir şey üretmemenin, geri kalış nedenlerinden  olduğunu anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:  "Diğer nedenlerden biri ve bana göre de en önemlisi, aydınlar ilehalk arasındaki kopukluktur. Aydın, bir toplumun beyni demektir. Bedenile beyin arasında kopukluk olduğunda, o bünyede rahatsızlık vardır. Halk aydınlar ve idarecisine şüphe ile baktı. Aydınların ürettiklerine, idarecisine inanmadı ve gerileme başladı.  Aydın da halkı dikatte almalı, onu basit görmemeli. Aydınlar halktan kopuk olunca yaptıkları yenilikleri ve keşifleri kabul ettiremediler. Halkla aydınlar arasında huzursuzluk başgösterdi. Bugün gelinen noktanın en büyük nedeni budur."Ezanın merkezi sistemle okunması çalışmalarının sürdüğünü  bildiren Yılmaz, böylece kötü sesle ezan okumanın önüne geçileceğini, vaazların da tek elden yapılması ile halka dinin doğru şekilde öğretme olanağına kavuşulacağına dikkati çekti.       TERÖR VE CİHAT       Tüm ülkelerin uluslararası bir platform oluşturup, terörün tanımını yeniden yapmasını isteyen Yılmaz, terör ve cihata ilişkin olarak, şu değerlendirmeyi yaptı:  "Teröristin uluslararası tanımı yapılmalı ve tüm ülkeler ortak hareketle terörün üzerine gitmeli, dünya terör illetinden kurtarılmalı. Terörün dini olmaz. Terörist ve terörizim insanlık düşmanı bir ilettir.  Cihat geniş anlamlı bir kelimedir. Savaş birçok anlamından biridir. Cahalete, hırsızlığa, yolsuzluğa, tembelliğe, haksızlığa karşı cihat ilan edilebilir. Bu, silah alıp bunlarla mücadele etmek anlamına gelmez. Onlarla  medenice, kanunlar çerçevesinde mücadele etmek gerekir."       DİNLERARASI DİYALOG       Diyanet İşleri Başkanlığı ile Vatikan arasında başlatılan dinlerarası diyalog çalışmalarının öneminin, 11 Eylül olayı ile anlaşıldığını ifade eden Yılmaz, "Bu konudaki çalışmaların meyvelerini toplamaya başladık. 11 Eylül`de ABD`de meydana gelen olayın ardından Vatikan`da, başta Papa olmak üzere tüm ilgililer, İslam`ın terörle bağdaşmadığını kilise ve sivil toplum kuruluşlarına sürekli anlatıp, telkinlerde bulundular" diyerek, bu yöndeki çabaların gerekliliğini kaydetti.  Bu çabaların, 11 Eylül`ün Müslüman-Hıristiyan çatışmasına dönmesini engellediğni savunan Yılmaz, Vatikan`ın İslam dinin araştırılması için enstitü kurduğunu söyledi.   Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu`ndan, okullarda, ana kaynağından ve fazla ayrıntıya girmeden dini eğitim verilmesini istediğini anımsatan Yılmaz, "Çünkü çocuklarımız şu haliyle dinlerini ya hiç öğrenemiyorlar ya da yanlış, artniyetli insanlardan öğrenip, zehirleniyorlar. Bunun da önüne geçmek için okullarda kısa ve öz İslamdini öğretilmeli" dedi. 
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı