Gündem Haberleri

    Yılmaz: Derviş'in görevi ekonomiyi koordine etmek

    Hürriyet Haber
    01.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:


    Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in bağımsız bir bakan olduğunu belirterek, ''Ekonomideki koordinasyonu temin etme görevi nedeniyle hükümete alınmıştır'' dedi.

    Yılmaz, Türkkonut tarafından Eryaman Toplu Konut Alanı'nda düzenlenen, 7 bin 100 konutluk projenin temel atma törenine katıldıktan sonra, ANAP Etimesgut İlçe Binası'na geçti. Yılmaz, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    DERVİŞ BAĞIMSIZ BİR BAKAN

    Bir gazetecinin ''Derviş'in Hükümetin 4. ortağı gibi bir görüntü çizdiği ve bu görüntünün ilerde problem yaratacağı yönündeki iddialara katılıp katılmadığı'' sorusu üzerine Yılmaz, Derviş'in bağımsız bir bakan olduğunu belirterek şunları söyledi:

    ''Sayın Derviş bağımsız bir bakandır. Ekonomideki koordinasyonu temin etme görevi nedeniyle hükümete alınmıştır. Şu anda ekonomik programın uygulanmasında sorumluluk taşımaktadır. Elbetteki bu programın gerektirdiği uzlaşma konusunda zaman zaman sayın Derviş ile diğer bakanlar arasında görüş ayrılıkları ortaya çıkmaktadır. Ama hepinizin gördüğü gibi bunlar herhangi bir soruna meydan vermeden çözülmektedir.''

    KOALİSYON PARTİLERİ RİSK ALDI

    Mesut Yılmaz, ''Derviş'in sık sık IMF'ye verilen taahhütleri gündeme getirmesi ve bu yüzden Hükümet ortakları ve kabinedeki bakanlarla sıkıntılar yaşanması bir noktada patlamaya yol açmayacak mı'' şeklindeki soruya ise şu yanıtı verdi:

    ''Hayır, uyguladığımız ekonomik program çok ciddi bir programdır. Bu programın uygulanmasıyla koalisyonu oluşturan 3 siyasi parti de büyük siyasi risk almışlardır. Ama hepinizin yakından izlediği gibi bu programın gerektirdiği bütün yasalar, Meclis tatile girmeden önce çıkartılmıştır. Meclisimiz bu konuda hakikaten olağanüstü bir gayret göstermiştir.

    Şimdi önümüzdeki dönemde bu yasalara bağlı olarak çıkarılması gereken kararnameler var, tüzükler var, Hükümetin alması gereken kararlar var. Dün yaptığımız liderler toplantısında bunları gözden geçirdik.

    IMF'NİN TAAHHÜTLERİ ÖNEMLİ

    Meclis'in, bu program doğrutusunda ortaya koyduğu kararlılığı önümüzdeki dönemde hükümet düzeyinde de devam ettirmesi konusunda tam bir mutabakatımız vardır.

    Ama taktir edersiniz ki, piyasalara bu programla ilgili yeterli güvenin verilmesi sadece Meclis'in ve Hükümet'in üzerine düşeni yapmasıyla sağlanamayabilir.

    Bu konuda işbirliği yaptığımız Uluslararası Para Fonu'nun da Türkiye'ye karşı olan taahhütlerini yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır. Zannediyorum önümüzdeki dönemde bu işbirliğinin devam ettirilmesi, piyasaların yeniden canlanmasına, faizlerde ve döviz kurunda şu anda yaşanan suni yükselmenin de tersine dönmesine neden olacaktır.''

    PROGRAM POPÜLİST POLİTİKALARA İZİN VERMİYOR

    Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın diğer sorulara verdiği yanıtlar ise şöyle:

    <ı>''Risk aldık'' dediniz. Nedir bu risk?

    Bu program, popülist uygulamalara izin vermeyen, Türkiye'de alışılmış bazı düzenlemeleri terk etmemizi gerektiren bir programdır. Bu kadar köklü reformların toplumda bazı kesimlerde tepki alması kaçınılmazdır. Ama yine kamuoyumuz yakından bilmektedir ki, bu reformaları yaparken üreticilerin bundan zarar görmemesi için, bu geçiş dönemi içerisinde onları koruyacak tedbirlerin alınabilmesi içinde hükümetimiz gerekli özeni göstermektedir.

    Ancak Hükümet'in şu anda gelen çok sayıdaki talepleri karşılayabilmek, bugünkü ekonomik programın imkanları içerisinde mümkün değildir.

    Özellikle kamu kesiminde yaşanan ücret çarpıklığını giderecek, dışsatımı teşvik edecek, turizmi teşvik edecek, reel ekonominin içinde bulunduğu bazı zorlukları aşmasını sağlayacak tedbirler için ek kaynak ihtiyacı doğmuştur. Uyguladığımız ekonomik programdan bağımsız olarak bu amaçları gerçekleştirmek için bir ek kaynak paketi yürürlüğe konulacaktır. Şu anda Cumhurbaşkanı'nın onayındadır.

    DERVİŞ BİZİM KAYGILARIMIZI GÖZETMEK ZORUNDA DEĞİL

    <ı>Devlet Bakanı Derviş'in oy kaygısı olmadığı için manevra alanını geniş tuttuğu görüşüne katılıyor musunuz?

    Her ekonomik istikrar programı, uygulayan hükümet açısından bir risk taşır. Çünkü bu programlar, ekonomi için mutlaka uygulanması gereken, alınması gereken ilaç niteliğindedir. Ama ilk anda bunun toplumda yaratacağı tepkiler nedeniyle hükümetler mecbur kalmadıkça bu tedbirleri uygulamaya yanaşmazlar.

    Sayın Derviş şu anda herhangi bir koalisyon ortağı partiye mensup olmadığı için bağımsız bir bakandır, dolayısıyla icraatında koalisyon ortaklarının gözetmesi gereken siyasi kaygıları dikkate almak durumunda değildir. O sadece programın ekonomik unsurlarına önem vermektedir. Ama biz koalisyon hükümetini oluşturan partiler olarak elbetteki bize gelen haklı talepleri de hesaba katmak durumundayız. Bunlarla ekonomik program arasında bir denge kurmak zorundayız. Dolayısıyla zaman zaman ortaya çıkan bazı görüş ayrılıklarının abartılmaması lazım, normal karşılanması lazım. Önemli olan bunların hepsinin geçtiğimiz dönemde bir uzlaşmaya kavuşturulabilmiş olmasıdır. Bu da önümüzdeki dönemde yaşayacağımız diğer zorlukların da bu hükümet tarafından aşılabileceğinin bir göstergesidir.

    SEÇİME 2 YILLIK BİR SÜRE VAR

    <ı>İlaç gibi uygulamalar nedeniyle sandıkta cezalandırılabileceğinize dair kaygınız var mı?

    Eğer çok kısa bir dönemde bir seçim gündeme gelse o zaman hiçbir hükümet böyle bir program uygulamaya cesaret edemez. Ama bizim bu programı uygularken gözettiğimiz diğer bir husus da seçimlere en az 2 yıllık bir süre olması ve bu 2 yıl içerisinde bu programın olumlu sonuçlarının topluma yansıyacağına inanmamızdır. Bu siyasi riski almamızın sebebi de budur. (Ankara/aa)

    Derviş: Saldırı dozu düşmeli
    Ecevit: IMF'in kaygıları yersiz






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı