Yılmaz, ‘büyüme’ havası attı, işsizliği Avrupa’ya bağladı

Merve ERDİL
19.01.2011 - 00:00 | Son Güncelleme: 19.01.2011 - 01:16

Euromoney’in Viyana’da düzenlediği “Avrupa Ekonomisinin Durumu” paneline katılan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, soru yağmuruna tutuldu, “yüksek büyüme” gururu yaşadı. Yılmaz, “Hâlâ yüksek seyreden işsizlik hayal kırıklığı yaratmıyor mu?” sorusuna, “Hayatın gerçeği” yanıtı verip, sorunu Avrupa’daki krize de bağladı.

AVRUPA’nın tüm ülkelerinden birçok bankacı ve siyasetçinin katıldığı Euromoney Zirvesi’ne bu yıl Türkiye damgasını vurdu. Krizin etkisinden kurtulmaya çalışan Avrupalı bankacılar, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ı soru yağmuruna tuttu. Viyana’da başlayan Euromoney Konferansları kapsamında dün düzenlenen “Avrupa Ekonomisinin Durumu” konulu otoruma konuşmacı olarak katılan Yılmaz, Türkiye’nin 2010 büyümesinin yüzde 7-8 çıkacağı tahminlerine atıfta bulunarak, “Türkiye’nin büyümesi yüksek çıkacak” dedi.
Kriz reçetesi
Yılmaz, bunun sırrını soran bankacılara ise, Türkiye’nin büyüme reçetesini şöyle açıkladı: “Hanehalkı borç oranı oldukça düşük ve bankacılık sisteminin kredi verme kapasitesi yüksek. Faiz oranları tarihinin en düşük seviyelerinde. Tüm bunlar hızlı büyümeye katkı sağlıyor. Hızlı büyüme de istihdam yaratıyor ve işsizlik oranı giderek aşağı çekiliyor.”
Penal moderatörü Euromoney Konferansı Direktörü Richard Ensor, Yılmaz’ın bu sözleri üzerine “Ancak işsizlik oranınız hâlâ oldukça yüksek. Bu hayal kırıklığına yol açmıyor mu” sorusunu yöneltti. Yılmaz ise, bu soruya şu yanıtı verdi: “Bu hayatın gerçeği. Avrupa’da yaşanan borç krizi nedeniyle Türkiye’nin ihracatı etkilendi. Türkiye’nin toplam ihracatı içinde Avrupa’nın payı yüzde 56 seviyelerindeydi. Bu oran yüzde 50’ye kadar düştü. Ancak bu oran hâlâ çok yüksek. Türkiye ihracat pazarlarını çeşitlendirerek Avrupa’nın olumsuz etkisini en aza indirmeye çalışıyor.”
Zayıf halka cari açık
Türkiye’deki olumlu gelişmeleri anlatan Yılmaz, Zincirdeki en zayıf halka cari açık olmaya devam ediyor” dedi. Yılmaz, cari açık ve sıcak para girişini engellemek için tüm ekonomi birimlerinin koordineli şekilde önlemler aldığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Şu anki mali istikrara tek tehlike cani açık diye düşünüyorum. Bunu önlemek için çeşitli önlemler aldık. Politika faizlerini indirdik, zorunlu karşılık oranlarını artırdık. Tüm yapılanlarda iki ana hedefimiz var. Bu da sıcak para girişini kısmak ve ithal mallara olan iç talebi düşürmek.”
Koordine vurgusu
Merkez bankalarının beğımsızlığının önemine de dikkat çeken Yılmaz, mali poyitikalardaki bir gevşemenin para politikasını olumsuz etkilediğini vurguladı. Türkiye’nin krizden çok az etkilenmesinin nedenlerinden birinin de mali disiplinden taviz vermemesi olduğunu belirten Yılmaz, politika yapıcılarla Merkez Bankası’nın birbiriyle koordineli olması gerektiğini de dile getirdi.

Türkiye ödevini yaptı, Başbakan AB’ye karşı kızgınlığımızı gösterdi

EUROMONEY Konferans Direktörü Richard Ensor, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Newsweek dergisinde yer alan Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecine iliştin açıklamalarını anımsatarak, Durmuş Yılmaz’a bu konuda görüşlerini sordu. Yılmaz, “Bu bizim kızgınlığımızın bir ifadesi. Şöyle bir düşünün, siz ödevinizi yapıyorsunuz ve birisi not versin diye bekliyorsunuz, ama kimse yaptıklarınızı değerlendirmiyor” diye konuştu. “Biz ev ödevimizi yapmaya devam edeceğiz” diyen Yılmaz, “Girecekmişiz gibi reformları yapmaya devam edeceğiz. Bundan sonra karar vermek Avrupalılar’a düşüyor” diye konuştu. Ensor’un “Yani Başbakan Erdoğan ile farklı mı düşünüyorsunuz” sorusuna ise Yılmaz, “Farklı düşünmüyorum. O toplumda duyulan kızgınlığı ifade etti. Biz üzerimize düşeni yapıyorsak, Avrupalılar da masaya oturup bize ne düşündüklerini söylemeli” yanıtını verdi.Ensor’un espriyle “O zaman Fransa Cumhurbaşkanı’nın değişmesi lazım” demesi, gülüşmelere
yol açtı.

Yılmaz’ın sözleri Big’i hatırlattı

KATILIMCILARIN Merkez Bankası’nın Türk Lirası, faiz oranları ve cari açıkla ilgili hedeflerinin neler olduğu yönündeki soruları üzerine Durmuş Yılmaz, cari açıkla ilgili bazı hesaplamalar yaptıklarını ancak bunların bir hedef olmadığını anlattı. Merkez bankalarının çok sayıda hedef vermemeleri gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “More targets, more problems” sözleri, dinleyicilere efsanevi rap şarkıcı Notorious Big’in “More money, more problems” şarkısını hatırlattı. Yılmaz ise “Ne kadar hedef, o kadar sorun” demesinin nedenini “Çünkü verdiğimiz hedefler piyasalar tarafından test edilmeye başlanıyor. Bu da finansal dalgalanmaların artmasına neden oluyor” diye açıkladı.

Faiz indirimi cari açığı artırıyor

MERKEZ Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, faiz indirimlerinin cari açığı artırıcı yönde etki yaptığını söyledi. Euromoney Konferansı’ kapsamında düzenlenen ‘Türkiye Yuvarlak Masa Toplantısı’nda ihracatçıların faiz oranlarının düşürülmesi talebine yanıt verdi. “Faiz indirimi cari açığa yardım etmiyor, artırıyor” diyen bunu şöyle açıkladı: “Faiz indimi yapıldığı zaman getirisi azaldığı için daha az kısa vadeli yabancı sermaye girişi olacağı ve bunun da TL’nin değerlenmesini önleneceği söyleniyor. Evet, faiz indirdiğimiz zaman TL’deki değerlenme hız kesiyor. Fakat faiz oranını düşürdüğünde onun bir etkisi döviz üzerinde ise, diğer etkisi kendi piyasası üzerinde oluyor. Faizi düşürdüğünüzde kredi ucuzlayacak, kredi ucuzladığı için krediye olan talep artacak. Diyelim, 3 ay ya da bir yıllık dönemde yüzde 20 kredi büyümesi varsa bu yüzde 30’a çıkacak. Aradaki yüzde 10’luk kredi büyümesinin tamamı içeride üretilen mal ve hizmetlere mi gidecek, yoksa bir kısmı sızacak başka ülkelerin ürettiği mal ve hizmetlere mi gidecek? ‘İhracat olarak yaptığınız mal ve hizmetteki artış mı daha fazla yoksa kredi genişlemesinden dolayı yaptığınız ithalatın miktarı mı daha fazla’ sorusunun cevabını arıyoruz. Yaptığımız hesaplamalar, faiz oranlarını düşürmekten dolayı yabancıların ürettikleri mal ve hizmetlere olan talep sızıntısının daha fazla olduğunu gösteriyor. Yani faiz indirimi cari açığa yardım etmiyor, artırıyor.”

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı