Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Yıldızın parladığı an

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Yavuz GÖKMEN

Çanakkale Dardanel maçı 1-0 Galatasaray'ın aleyhine sürüyordu ve ilk gole benzer bir durumda bir Dardanelli, bizim kaleci ile karşı karşıya kaldı. Gol an meselesiydi.

Nitekim Dardanelli oyuncu güzel de bir gol vuruşu yaptı. Ne var ki, Mehmet Bölükbaşı soluna kıvrıldı, uzandı ve topu bloke etti. Yumruk bile atmadı, bloke etti. İşte o an yıldızın parladığı andı.

*** *** ***

Yıllar önce ortanca oğlum Yağız, bir gün bana: ‘‘Baba beni kaleciliğe çalıştırır mısın?’’ diye sordu.

‘‘Niçin?’’ dedim. ‘‘Sen bir basketbolcusun. Okul takımında forvetsin. Futbol oynamanı istemiyorum.’’

‘‘Ama baba!’’ dedi. ‘‘Ortaokul birinci sınıflar arasında turnuva düzenlendi ve beni bizim takımın kalecisi yaptılar. Biz hazırlık okumuş birinci sınıf takımıyla oynayacağız. Hazırlık okumuş sınıflar, hazırlığı geçen sınıflara çok büyük fark atıyorlar.’’

Sonra durup yüzüme melul mahzun baktı. ‘‘Ben’’ dedi, ‘‘Üçten fazla gol yemek istemiyorum.’’

Yağız zor durumdaydı. Anlaşıldığı kadarıyla Ankara Koleji, hazırlık okumuş sınıfları, okumamışlarla, yani bir yaş küçüklerle eşleştirmekte sakınca görmüyordu. Sonuçta bu maçlar 14, 15-0 gibi skorlara ulaşıyordu.

Benim oğlan da, fiyakası bozulsun istemiyordu.

Bir yıl önce trafik kazası geçirmiş ve omurgamı kırmıştım. Artık futbol oynamak bir yana, her hareketimde dikkatli olmam gerekiyordu. Gene de Yağız'ı kıramadım. Sevdiğim iki delikanlıdan rica ettim; geldiler. Biri ortaladı, diğeri şutlar çekti. Ben de Yağız'a duracağı yerler ve yapacakları konusunda bilgiler verdim. Bunları uyguladı, sonra sordu: ‘‘Peki şöyle bir pozisyon olursa ne yapacağım?’’ Müthiş bir soruydu, çünkü cevabı yoktu. Bu tür pozisyonlar, kalecinin tam anlamıyla çaresiz kaldığı pozisyonlardır.

Ertesi gün Yağız'a haber vermeden maçı izledim. Harikalar yarattı. Dediği gibi sadece 3 gol yedi; ama bunların hiçbirine bir şey yapamazdı. O zaman, ‘‘bir kaç saat içinde kaleci yaratılabilir mi?’’ diye düşünmüştüm.

Cevap: ‘‘Eğer yeteneği varsa, yaratılır.’’ şeklindeydi.

Ben Mehmet Bölükbaşı da bu yeteneği görüyorum. Ancak noksan ve yanlışları var. Her şeyden önce, kalesine geri geri zıplayarak dönmeli ve toptan gözlerini asla ayırmamalı. Yer tutuşlarına çok dikkat etmeli.

Ve blokaj merakından vazgeçmeli. Bir çok golü, bloke etme sevdasından yedi. Yumruk ya da tokat atmaya çalışsa yemezdi. Beşiktaş maçındaki ilk penaltıyı bile, topu bloke etmeye kalkıştığı için yedi. Topu tokatlasa, top geri dönse, ikinci vuruş hakkı yoktu.

Altay maçında yediği golde yaptığı çıkış doğruydu. Hatası, çıkış yaptıktan sonra topu izlemeyi bırakıp kalesine dönmeye çalışmasıydı. Genç kaleciler nedense kalelerini çok sever ve uzun ayrılıklara katlanamazlar. Deneyimli kaleci, kalenin korunması için ayrılığın şart olduğunu bilir.

Ve gerçek kaleci, kendisine güvendiğini karşısındakine sezdiren kişidir. Sinik ve ürkek görünürse, rakibine ayrı bir cesaret verir.

İnanıyorum ki, güvenli bir Mehmet Bölükbaşı, yarınların kalecisi olacaktır.

Daha çok ‘‘yıldızın parladığı anlar’’ yaratacaktır.

Hakan Şükür'le aynı takımda oynuyor olmak şansı her kaleciye nasip olmuyor.

Bu şansı çok iyi kullanacaktır.







Bunları da Beğenebilirsiniz