"Adnan Kaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Adnan Kaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Adnan Kaya

Yılda 60 kilo zeytinyağı tüketiyor

 

Dünya zeytinyağı tüketiminde zirve Yunanistan’ın... Komşu, kişi başı ortalama 22 kiloyla birinci. Onları 16 kiloyla İtalyanlar izliyor. Türkiye’de ise bu rakam sadece 2 kilo. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin ise bu rakamları adeta alt üst ediyor. Tam 60 kilo tüketiyor. Çetin, “Nasıl bu kadar tüketiyorsanız derseniz, bizim evde her şey zeytinyağlıdır. Et de sebze de zeytinyağıyla yapılır. Sıcak soğuk ayrımı yoktur” diyor. Coğrafya eğitimi almasına rağmen kendisine tam 22 yıl sonra kavuşan babasının ‘tayin olur da gider’ endişesiyle öğretmen olmasına izin vermediği Çetin, kendi deyimiyle üniversiteli çiftçi olur. 1984’te aldığı, “Tariş Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu’na atandınız” telgrafıyla adım attığı kurumu o günden beri başarıyla temsil eden Cahit Çetin, “Zeytin ağacı beni okuttu, eğitti, yerimi, konumumu şekillendirdi, karnımı doyurdu. Ben de zeytin ağacına ve onun erbabına olan borcumu öderken, tüketicinin haklarını korumayı da tıpkı üreticinin haklarını korumak gibi kutsal sayıyorum” diye konuşuyor. Gençliğinde yüksek atlayan, zaman zaman gitar çalan, günü yaşamak için uykusu gelse bile yatmamak için direnen, kedi dostu Çetin, iş dışı yaşamını Sıradışı’na anlattı...

Yılda 60 kilo zeytinyağı tüketiyor

HAYAT FELSEFESİ
Daima iyi, daima güzel, daima doğru... Silah çekseler, önüme dağları, altınları yığsalar, her türlü menfaati sunsalar bile bu gerçeği değiştiremezler.

OTOMOBİL
Trafiği okuyarak kullanırım

* İlk arabam 1969 model Çekoslovak kasa Skoda kamyonetti. 26 bin 500 TL’ye almıştım. Şu an Ford Ranger’im var. Dört çeker, arazi aracı. Çift kabin olduğu için hem ailemi taşıyor hem her yere rahatça girip çıkabiliyorum.
* Kişisel otomobilimi kendim kullanırım. İnsan kendini beğenmezse çatlarmış. Benimki de o hesap. İyi bir şoförüm. Tedbirliyim. Şu trafikte belli bir süratin ötesi bence intihardan farksız. O bakımdan her zaman karşımdakinin hata yapabileceğini düşünerek hareket ederim. Trafiği okuyarak araba kullanmaya çalışırım.
* Bir otomobil alırken sağlam olmasına, can güvenliğimi sağlamasına, bir de işimi görmesine bakarım. Örneğin şu anki aracım yolda otomobil, tarlada cip, dağda traktör.

BESLENME
Zeytinyağlı kuruya bayılırım

* Kahvaltıyı atlamam. Zeytin, zeytinyağı, (zeytinyağı üreticisi olmama rağmen) az miktarda da olsa tereyağı, zeytinyağlı biber salçası, domates salatası, kızarmış ekmek olsun isterim.
* Öğlenleri genelde Tariş’te tabldot yerim. Ama seçerim. Bu aralar kilo aldım, diyet yapıyorum. Makul miktarda sebze ve zeytinyağlı lezzetleri tercih ediyorum. Zaman zaman döner, balık yediğim de olur.
* Her Türk gibi ben de tüm öğünü akşama bırakanlardanım.
* En sevdiğim yemek zeytinyağlı kurufasulye. Yemeden önce üzerine mutlaka çiğ zeytinyağı dökerim. Diğer yemeklerde de uygularım. Tadına doyum olmaz.
* Mutfak eşimin kalesidir. Girmeme çok fazla izin vermez. Ama ben mutfakla uğraşmaktan hoşlanırım. Zaman zaman girerim, dağıtmam, tertemiz bırakırım. Ama tuzlukla biberin yerini değiştirdiğim için eşimden eleştiri alırım.

MEKAN
Çok fazla dışarıda yemem

* Çok fazla dışarıda yemek yememekle birlikte Naci Usta, Mercan, Deniz Kent, Red Dragon Chinese, Ora Lahmacun (İzmir), Değirmen (Kuşadası), Yakamoz (Güre) oturmaktan keyif aldığım mekanlar arasında. Daha çok sahildeki lokantaları tercih ediyorum. Zira; trafik yok, deniz havası günün yorgunluğunu alıp sakinleştiriyor.

SPOR
Gençliğimde yüksek atladım

* Lisede amatör olarak okul takımında futbol oynadım. Atletizmle ilgilendim. Uzun mesafe koştum. Boyum uzun olduğu için hocalarımın yönlendirmesiyle yüksek atlama da yaptım. Ama o zamanlar çıta falan yoktu, ip tutarlardı. Yerde de minder değil, kum havuzu vardı. Bir atlayış sırasında ayaklarımın arasına ip dolaştı. Kasığımdan ciddi şekilde yaralanınca bıraktım.
* Sonrasında sporla ilişkim sadece yürüme şeklinde oldu. Doğrusunu söylemek gerekirse sağlık için değil işim gereği yürüyorum.
* İyi yüzerim ama uzun zamandır zamansızlıktan denize girmiyorum.
* Fenerbahçeliyim.

TATİL
Çiftçinin tatil yapması zor

* Eskiden eşimle arabaya atlar gezerdik. Ama işimiz gereği hiçbir zaman uzun boylu olmadı. Malum, çiftçiyiz. Ne zaman ne olacağı belli değil. Gittiğin yerde her an huzurunu kaçıracak bir haber alabilirsin. Bu hala geçerli. İstenirse yaratılabilir tabii ama zamanımız da yok. Güre’de oturuyoruz. Tatil yeri burası. Deniz de evimizin dibimizde.

HOBİ
Zaman zaman gitar çalarım

* Eskiden resim yapardım. Karakalem ve suluboya...
* Müziğe de düşkünüm. Yıllarca mandolin çaldım. Bir ara gitara merak saldım. Hiç ders almadım, kendi kendime öğrendim. Evde hala iki gitarım var. Zaman zaman alır, bir-iki melodi mırıldanırım.
* Bir de avcılık merakım var. Güzel bir grubumuz var. Genelde Ezine, Enez, Bolayır, Gelibolu civarında kamp kurup bıldırcın avlarız.

KARİYER
Zeytine şükran borcum var

* Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi İktisadi Coğrafya Bölümü’nü bitirdim. O zamanlar üniversitede okumak büyük olaydı. Güre’de yüksek tahsil yapan ben dahil 5-6 kişiydik. Yarıyıl tatili için her geldiğimizde ve döndüğümüzde yerel gazetelere haber olurduk.
* 1967’de mezun olduğumda öğretmen ya da bankacı olabilirdim ama babam izin vermedi. Tek evlattım. Tam 22 sene sonra doğmuştum. Tayin olur da giderim diye hiç istemedi. Ben de üniversiteli çiftçi oldum.
* 1984’te bir gün bir telgraf aldım. Dönemin Tariş Genel Müdürü Ahmet Çetinbudaklar’dan geliyordu, “Tariş Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu’na atandınız” diye yazıyordu.
* İstenen tarihte İzmir’e gittim ama rahatsızım. Atamalı görevleri dünya görüşüyle birleştirebilen bir insan değilim. Ahmet Bey’e, “Ben inanmadığım fikrin altına imza atmam. Atayan makama diyet ödemem. Aynı zamanda ANAP’lı da değilim. Zor bir adamım, benimle problem yaşarsınız. İstifa edeyim, kendinize yeni birini bulun” dedim.
* Ahmet Bey, çekincelerim konusunda güvence verdi, “Devam edin” dedi, ben de ettim. 1985’te bu kez normal seçimli genel kurulda seçildim. Hala da buradayım. Ama artık yerime bir arkadaşı bırakıp çekilme zamanının gelmekte olduğunu düşünüyorum.
* Ekibimle birlikte neler yaptım, kamuoyu biliyor. Ufak tefek hatalarımız vardır ama daima bu kuruma katkıda bulunmaya çalıştık. Doğru işler yapmamış olsaydık üreticiden bu güveni alamazdık. Bu mücadeleyi zeytine şükran borcumu öder gibi algıladım. Çünkü bu zeytin ağacı beni okuttu, eğitti, yerimi, konumumu şekillendirdi, karnımı doyurdu. Ben de zeytin ağacına ve onun erbabına olan borcumu öderken, tüketicinin haklarını korumayı da tıpkı üreticinin haklarını korumak gibi kutsal sayıyorum.

GÜNE BAŞLANGIÇ
Günü yaşamak varken uyuyamam

* Erken yatmasını bir türlü beceremedim. Günü yaşamak varken neden erken yatar ki insan? Uyku bir dinlenmedir. Benim için 4-5 saatlik dinlenme yeter. Geceleri el ayak çekildikten sonra okumayı, dersime çalışmayı tercih ederim. Uykum gelse bile uyumamak için direnirim. 01.30-02.00 gibi yatar, 07.00-07.30 gibi kalkarım.

MODA
Haddimi bilirim, frapan olmam

* Modayla ilgim yok, takip de etmem. Ama iyi, temiz, ütülü giyinmesini severim. Yaşıma uygun giyinirim, haddimi aşmam. Klasikten hoşlanırım. Frapan, çarpıcı, iddialı, abartılı şeyleri sevmem.
* Renklerim kahve, siyah ve laciverttir. Gömlekte beyaz ve mavi dışında kolay kolay başka renk giymem.
* Beğendiğim bir şeyi her gün giyebilirim.

SOSYAL MEDYA
Anlamadığım şeye bulaşmam!

* Facebook ve Twitter’da yokum. Anlamadığım şeye neden bulaşayım! Benim yaşımdaki insanlara hitap etmiyor. Klavyeyi doğru dürüst kullanamıyorum bir kere. Cevap yazmaya yetişemem. Onun için sosyal medyaya girmiyorum, takip de etmiyorum. O hesaplara girmem!

SEVİMLİ DOSTLAR
Evimizde kedi eksik olmaz

* Güre yazlık bir yer. Biz yaz-kış oturuyoruz. Yazlıkçılar maalesef kedi ve köpeklerini giderken bırakıyor. Hayvanlar da ilk insan gördükleri eve hücum ediyor. O da genelde bizim evimiz oluyor. Eşim geleni çevirmediği için yazları 4-5, kışları 8-10 kedi olur bizde.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI