Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yılbaşı’ndan kalan bir kart

Tuğrul ŞAVKAY

Yılbaşı dolayısıyla birçok yerden kutlamalar geldi. Hatırlayanlayıp arayamak zahmetine katılanların tümüne teşekkür ederim.

Bunların arasında iki tanesi çok dikkat çekiciydi. Birincisi GİFT Ajans'tan gelen bir kart. '2000'e bir kala bize lüzumlu bilgiler' diyerek bir dizi bilgi notu ve öneriyi iletmişler. Liste uzun, ama hiç olmazsa bir kısımını sizinle paylaşmak istedim.

Önce iyice takıldığım trafikle ilgili olan birkaç notu aktarayım:

. Minibüs şoförlerine karşı nazik olun! Daha uzun yaşarsınız.

. Sol şerit kamyon ve TIR'lara aittir. Yol isteyip görgüsüzlük yapmayın.

. Şerit değiiştirirken sinyal vermeyin, bir salağa kimse yol vermez. Sonra sırada, gündelik hayattan süzülerek damıtılmış pratik bilgiler var. Bunlardan bazıları da şöyle:

. Futbol maçı sonrası balkona çıkmayın, isabet alabilirsiniz.

. Spora ihtiyacınız yok. Televizyonu açıp sinir cimnastiği yapın.

. Kanunları bilin! Özellikle orman kanunlarını.

. Barda, yan masaya yanar dönerli salak meyvalar yollayın; havanız olsun.

Ve bence, dar bir kesimi ilgilendirir gibi görünse de toplumsal ruh halimizi mükemmelen yansıtan çok önemli bir tavsiye:

. Şarkı söylemeyin. Soyunun, basılın, tecavüze uğrayın. Ama mutlaka şöhret olun!

Taktım bu telefona

Bu ara taşınan taşınana. Geçen hafta Hıncal Uluç taşındı. Önce köşesinde bir süre kepenk indirdi. Sonra taşınma hikayelerini anlattı. Pazar günü ise Hadi Uluengin Brüksel'deki taşınma öyküsünü yazdı. Hadi'nin yazısının son paragrafı ilgimi çekti. 'Evet, nerede kalmıştık?' diye soruyor ve şöyle devam ediyor: 'Yazıyı diskete kaydedeyim de, mendebur hat hala bağlanmadı (sözünü ettiği telefon hattı), şunu küçük diz bilgisayarını kullanarak köşedeki bakkalın telefonundan gazeteye göndereyim.'

Pazartesi günü Hadi'yi aradım. Telefonunun bir gün önce bağlandığını söyledi. Demek Brüksel'de işler böyle yürüyor. Yani iki gün içinde telefon bağlanmazsa, durum yazı konusu oluyor. Benim gibi altı ay bekleyen birisi olsa herhalde haberi manşetten yetmiş iki punto şimşir verecekler.

Her şeye rağmen, Hıncal ve Hadi'nin taşınma hikayelerinden ders çıkarttım. Hıncal'ınkinden çıkarttığım ders şöyle: Taşınacaksan, Alkent gibi yere taşınacaksın ki, telefon sorunun olmasın. Eğer durumun böyle bir taşınmaya müsait değilse haddini bilip sesini keseceksin. Hadi'nin hikayesinden çıkardığım sonuç ise daha anlamlı: Köşedeki bakkalla asla kavga etme, hep iyi geçin ki, gazeteye yazı geçerken telefonunu kullanmana izin versin.

Aziz Nesin'in ölümüne şimdilerde daha çok üzülüyorum. Çünkü bu ülkede yazacağı daha çok hikaye vardı.

X