Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yiğit’le Çakıcı ilişkisine dönük somut bilgi bulamadık

    Hürriyet Haber
    09.09.2005 - 00:00 | Son Güncelleme: 09.09.2005 - 00:01

    Eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın Yüce Divan’da yargılandığı Türkbank davasında tanık olarak dinlenen MİT eski Müsteşarı Şenkal Atasagun, ‘Türkbank ihalesinde Alaattin Çakıcı ile Sedat Peker’in müdahil olma çabasını yakaladık. Bunu Sayın Yılmaz’a şifahi olarak ilettim. Yiğit-Çakıcı ilişkisi konusunda elimizde somut bilgi yoktu’ dedi.YÜCE Divan’daki Türkbank davasının kilit tanığı MİT eski Müstaşarı Şenkal Atasagun, dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’ın talimatı üzerine çeteleri görevleri olmadığı halde bir yıl izlediklerini açıkladı. Atasagun, Türkbank ihalesine Alaattin Çakıcı’nın yanısıra Sedat Peker’in de müdahil olma çabalarına ilişkin bilgilere ulaştıklarını, bunu da şifahi olarak Yılmaz ve ilgili makamlara ilettiklerini söyledi. Atasagun, Yiğit’le ilgili arşiv bilgisine ve Çakıcı ile bağlantısına ilişkin somut bilgiye ulaşamadıklarını söyledi. 25 dakika elektrik kesintisi ve jeneratör arızası rötarına uğrayan duruşmada Atasagun kendini ‘Emekli MİT mensubu’ diye tanıttı. Atasagun, mahkemeye cep telefonunu sözlü olarak vermedi, yazılı olarak bildireceğini söyledi.YILMAZ TALİMAT VERDİ: 1998 Şubat ayında başladığı görevinde dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’dan aldığı ilk talimatın organize suç çeteleriyle mücadele olduğunu belirten Şenkal Atasagun, şöyle konuştu: ‘MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yedi kişilik özel bir ekip oluşturduk. Alattin Çakıcı, Sedat Peker, Sedat Şahin ve Kürşat Yılmaz’ın aralarında bulunduğu 12 kişiyi bir yıl süreyle yakın takibe aldık. MİT’in çalışmasında çeteler yoktur. Sayın Yılmaz’a 20-23 kere arzım oldu. Korkmaz Yiğit’i ise hiç tanımıyorum.’TÜRKBANK’A DİKKAT: Mesut Yılmaz’ın Yiğit-Çakıcı bağlantısı hakkında özel bilgi istediğini belirten Atasagun, şunları söyledi: ‘Türkbank ihalesine hem Sedat Peker hem de Alattin Çakıcı gibi isimlerin müdahale etme çabalarının olduğu bilgileri vardı. Yanılmıyorsam 5 Ağustos’ta bu durumu ilgili makamlara şifai olarak intikal ettirdim. Korkmaz Yiğit’le ilgili bir arşiv bilgisi, bağlantılarına ilişkin somut bilgiye ulaşamadık. Ben Yiğit’in direkt olarak hedef alınıp dinlenip izlendiğini sanmıyorum, suç örgütleri izlenirken dinlenmiştir.’KONUŞMALAR YANILTIR: Telefon dinlemeleriyle ilgili genelde özet bilgi verildiğini vurgulayan Atasagun, şöyle devam etti: ‘Bu şahıslar dinlendiklerini bilen insanlardır. Onlarca cep telefonu kullanırlar. Kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda yanıltma amaçlı bilgiler de verebiliyorlar. Hatta dedikodu da olabiliyor. Çünkü dinlendiklerini biliyorlar. Bunların yanıltıcı olabileceğini de Sayın Başbakan’a aktardım. Sayın Başbakan’ın dış seyahati olduğu dönemde Sayın Ecevit’le de görüşüp bu konuyu ona da ilettim.’Yiğit, Kırgızistan Manas Destanı gibi habire yazıyorHÜSAMETTİN Cindoruk, dün Yüce Divan’daki Türkbank duruşmasında şu ifadeyi verdi: ‘Yiğit’in, ‘Cindoruk bana, Alaaddin Çakıcı adamımız, onu kontrol ederiz, o Yavuz Ataç’a bağlı, o kontrol eder’ sözleri hilafı hakikattir. Sheraton Oteli’nde Yiğit’le yemek yemedim. Alaaddin Çakıcı’nın babası Ali Çakıcı, ben İstanbul’da 1980 öncesinde Adalet Partisi İl Başkanı olarak görev yaparken, Seyrantepe Mahallesi’nin muhtarı idi. Ali Çakıcı şehit edilmişti. Ben bir partili olarak onun cenazesini aldım, insani görevimi yerine getirdim. Ondan sonra da Çakıcı’nın ailesi ile hiçbir görüşmem olmadı. MİT’le de hiçbir alakam ve temasım olmadı. MİT’le temasım Sönmez Köksal’la Filiz Akın’ın nikahında şahitlik yapmaktan öteye gitmemiştir. Yiğit, Kırgızistan’ın Manas Destanı gibi habire yazıyor.’74 yıl önce ölen tanıkYÜCE Divan’a tanıklık yapmak için dilekçe veren Victor Karahan adlı vatandaşın 74 yıl önce öldüğü bildirildi. Yılmaz’ın avukatı Aydın Metin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dava dosyasına sunduğu araştırmayı açıkladı. Metin, Başsavcılığın araştırmasına göre, Victor Karahan isminde tek bir Türk vatandaşı olduğunu, onun da 1931 yılında öldüğünün belirtildiğini anlattı. Metin, başsavcılığın konuyu Viyana Büyükelçiliği’ne sorduğunu, oradan gelen yanıtta da Avusturya’da bu ismin adresine rastlanmadığının bildirildiğini de aktardı. Metin bu tür dilekçelerin yargılamayı uzatacağı için dosyaya hiç konulmamasını talep etti.Suç örgütlerinin Yiğit lehine baskı yaptığı duyumu vardıYÜCE Divan’da yargılanan eski Başbakan Mesut Yılmaz, dün eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’un ifadesinden sonra şunları söyledi: ‘Şubat 1998’de gerek MİT’ten gerek Emniyet’ten organize suç örgütlerinin Türkbank ihalesine müdahil olduğuna ilişkin bilgiler bana ulaşmıştır. Emniyet yazısında sadece organize suç örgütlerinin bazı kişilerin Yiğit lehine baskı yaptıkları duyumu vardır. Emniyet de böyle bir bilgi belge olmadığını bildirdi. MİT Müsteşarı da Yiğit ile Çakıcı arasında somut bir ilişki olduğuna ilişkin net bilgi vermedi, bir arşiv çalışması olmadığını söyledi. Ama olması gerekiyordu. Hayyam Garipoğlu hakkında dosya istemiştim. Birkaç gün içinde Sayın Müsteşar kapsamlı bir dosya sunmuştu. Fek eSağlar’ın kaseti açıklaması ile durumu öğrendik ve 5 Ekim 1998’de de ihalenin iptaline karar verdik. MİT’in iyi niyeti ve görevi olmamasına rağmen çabaları, Emniyetin de iyi niyetine rağmen alt kademedeki bazı işgüzarlar nedeniyle bu bilgiler bize geç ulaştı. Eğer bu bilgi bize şubatta, martta veya ağustosta gelseydi o zaman iptal ederdik.’Garipoğlu, Çakıcı’dan tehdit aldığını söylediİKTİSAT Bankası’nın eski sahibi Erol Aksoy, ‘Türkbank ihalesine girme konusunda bir telkin, tavsiye ya da tehdit almadım. Hayyam Garipoğlu beni ziyaretinde Çakıcı’dan ihaleyle ilgili tehdit aldığını söyledi. Ben Çakıcı’dan tehdit almadım. Güneş Taner bana ‘ihaleye asılma’ demedi. Sayın Yılmaz’la Türkbank ihalesi ile ilgili görüşmedim’ dedi.Çörtük: ‘Ben yanarsam sizi de yakarım’ dediBAYINDIR Holding’in patronu Kamuran Çörtük, ‘Türkbank ihalesinde aracılık yapmadım. Yiğit’in Yüce Divan’da dile getirdiği iddialar aramızdaki ticari anlaşmazlıktan kaynaklanıyor. Genç TV’yi Yiğit’ten 42.2 milyon dolara aldım. Bu alışverişin ihaleyle ilgisi yoktur. Yiğit bana ihaleden önce Cefi Kamhi aracılığıyla ortaklık teklifinde bulundu, kabul etmedim. İhaleden bir kaç gün önce görüştük. Yiğit, ‘İhaleyi iptal edecekler, yardımcı ol’ dedi. ‘Ne yapayım?’ dedim. O da bana ‘Çakıcı ile ilişkimizi tespit etmişler, ihale iptal edilecek’ dedi. Ben de ona bu saatten sonra birşey yapılamayacağını söyledim. O da ‘Bu iş olmazsa yandım, ben yanarsam sizi de yakarım. Batarım’ dedi. Ödenmeyen son senetle ilgili olarak işyerime geldi ve sekreterlerimi taciz etti. ‘Senedi ödesin, yoksa her kademede her noktada onu işin içinde tutacağım’ diye tehdit etti.’Çakıcı ile Yiğit ilişkisini bilseydik bu duruma gelmezdikBAŞBAKAN Yardımcısı Hüsamettin Özkan, ‘Alaattin Çakıcı ile Korkmaz Yiğit arasındaki ilişkiyi bilseydik, bu duruma gelmezdik. Bununla hükümetin düşmesini sağladılar’ dedi.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı