"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Yiğit düştüğü yerden kalkar

İster sağlığınızda, ister işinizde, evinizde, ister arkadaşlarınızla, komşularınızla ilişkilerinizde hayatınızın herhangi bir alanında, herhangi bir sorun varsa eğer sorunun adını çekinmeden koymalı, çözümü sorunun kaynakladığı yerde aramalısınız.

“Hepimiz zaman zaman şu veya bu nedenle ruhsal sorunlar, gelgitler, çatışmalar yaşar, bilerek ya da bilmeyerek sorunlarımızı halının altına süpürür ve bir süre için rahat ederiz. Ama halının altı elbet bir gün dolar ve oraya itekleyerek başımızdan savdığımızı düşündüğümüz problemler hayatımızın tüm alanlarına nüfus etmeye başlar.
Oysa iş, yumurta kapıya dayanmadan önce kararlılıkla çözüme yönelik doğru adımların atılmasıdır. Yoksa sorunlardan köşe bucak kaçarak ya da onlara by-pass çözümler arayarak çare bulamayız.”
Yukarıdaki cümleleri Hayy Kitap tarafından Nisan 2013 tarafından “HAYATI UZATMANIN SIRLARI” isimli kitabımdan aldım.
O satırlar aynen şöyle devam ediyor: “Ruhsal sorunlara onlarla karşılaştığımız yerden uzaklarda çözüm aramak, “burada mutsuz oldum, bari başka bir diyara gidip rahatlayayım” yaklaşımı da yeni değildir. Prof. Dr. Toksöz Karasu çözümü ayağını bastığı –yaşadığı- topraklarda değil de yaban ellerde arayanlar için bakın ne diyor: “Böyle bir insan buradadır ama burada değildir! Burada olmayı reddeder, burada olmak onu mutsuz eder, yolun daha ilerisinde olmak ister. Olmak istediği noktaya vardığında ise -yine- aynı derecede mutsuz olacaktır. Çünkü artık “orası” da “burası” olmuştur.”
Hepimizin sık sık yaptığı bu yanlışı siz de yapmayın. İster sağlığınızda, ister işinizde, evinizde, ister arkadaşlarınızla, komşularınızla ilişkilerinizde hayatınızın herhangi bir alanında, herhangi bir sorun varsa eğer sorunun adını çekinmeden koymalı, çözümü sorunun kaynakladığı yerde aramalısınız.
Sorun her neyse masaya yatırılmalı, önce kendi evinize bakmalı, kendi içinize, davranışlarınıza, tepkilerinize, yaklaşımlarınıza odaklanmalı, yazının başındaki “YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKAR!” deyimini unutmamalısınız.

ÜÇ SORU ÜÇ CEVAP
OMEGA-3 YORGUNLUĞU GİDERMEZ:
Omega-3 eksikliğinin depresyona girmeyi kolaylaştırdığı ve ruhsal yorgunluğu tetikleyebildiği doğrudur ama omega-3 eksikliğine bağlı fiziksel yorgunluk ve bu tür bir yorgunluğun omega-3 takviyeleriyle desteklenebileceğini gösteren güvenilir çalışmalara sahip değiliz. Bununla birlikte kronik yorgunluk tedavisinde –ister fiziksel ister ruhsal olsun- omega-3 desteği kullanmanın faydalı olabileceği fikrine ben de katılıyorum.
ALFA LİPOİK ASİT LEKE YAPMAZ: Alfa lipoik asit suda ve yağda eriyebilen çok önemli bir antioksidan. Özellikle cilt hücrelerini yaşlandırıcı zararlardan korumada, örneğin sigara veya güneş ışınlarına bağlı kırışıklıkları azaltmada işe yarayabiliyor. Alfa lipoik asit desteklerinin güneşli mevsimlerde, örneğin yaz aylarında kullanılmaları halinde ciltte lekelenmelerin oluşacağı bilgisinin ise herhangi bir bilimsel desteği yok. Bence tam tersine alfa lipoik asit desteklerinden faydalanmak yaz aylarında oluşabilecek güneşe bağlı cilt lekelerini önlemeye yardımcı bile olabilir.
YEŞİL ÇAY YAZIN DA İYİDİR: Yeşil çay ve tabiî ki bir oranda da siyah çay içindeki kateşin yapısı içeren polifenoller nedeniyle müthiş bir antioksidan güce sahip içeceklerdir. Bu bakımdan sıcak yaz günlerinde soğuk yeşil ya da siyah çay içmek özellikle cildin antioksidan gücünü muhafaza etmek bakımından faydalı bir yaklaşımdır.
Dikkat etmeniz gereken şey yeşil ya da siyah çayın da içerdiği kafein nedeniyle uykunuzu kaçırabileceği, çarpıntı sebebi olabileceğidir. Özellikle yeşil çayın hamilelere ve emziren annelere önerilmediğini de hatırlatayım.

KAS DEĞiL KAFA GÜCÜ

Sosyolog filan değilim ama her gün farklı düşünce ve anlayışlardan gelen insanlarla görüşme şansı bulan biriyim.
Şu son günlerde yaşadıklarımızı anlamak için ben de kafa patlatıyorum. Anladığım anlayamadığım pek çok şey var.
Ama bana göre bütün bunların en önemli nedeni yaşamımızdaki olağanüstü hızlı değişimdir.
Hayatımızın eskiye oranla daha kolaylaştığı, daha zengin figürler kazandığı doğrudur.
Ama aynı zamanda yapısal bazı değişimlerden geçtiği de kesindir. Artık eskisi gibi kas gücü değil, kafa gücü kullanıyor, ekmeğimizi terden çok bilgiden kazanıyoruz.
İnanılmaz ucuzlaşan ve ulaşımı kolay hale gelen bir bilgi bombardımanından istesek de istemesek de hepimiz etkileniyoruz.
Bu etkilenme herkesi müthiş bir hızla değiştiriyor.
Bu olup bitenlerin sadece toplumsal sağlığı değil, kişisel sağlığımızı da etkilemeye başladığından kuşkunuz olmasın.

X