Spor Yiğidim, arslanım
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yiğidim, arslanım

YEREL HABERLER YİĞİDİM, ARSLANIM

Yavuz GÖKMEN

Gica Popescu topa kendinden emin bir biçimde gelmiş, kaleciyi sol köşeye yatırmış ve topu ters tarafa plaselemek istemişti. Belki 5 santim daha sola atabilse herşey o anda bitecekti. Ne var ki atamadı; meşin yuvarlak kalecinin ayaklarından döndü. O anda başımdan aşağıya kaynar suların indiğini hissettim. Galatasaray'ın üzerinde korkunç bir şanssızlık vardı ve bu şanssızlığı birinin kırması gerekiyordu. Kaleye atılacak topların pamuk ipliği gibi değil, kör düğümü çözen yiğit İskender'in kılıcı gibi gitmesi gerekiyordu.

Penaltı pozisyonunda Hakan Şükür kendi topunu almış ve tam şutlayacakken hem çekilerek, hem de çelmelenerek indirilmişti. Burada penaltı yapan Çanakkaleli futbolcunun başka çaresi yoktu. Ancak George Hagi penaltıyı atmaktan kaçınınca Galatasaray'ın üzerine kara bulutlar çökmüştü ve bizler o anda pırıl pırıl güneşe rağmen ortalığı kapkara görüyorduk.

Ancak Galatasaray'da yılmayan ve maçı mutlaka almak isteyen üç adam vardı. Bunlardan birincisi artık korkunun dağları beklediğini anlayan Fatih Terim'di ve bütün riskleri göze alarak isabetli değişiklikler yaptı. İkinci adam sahada bir maestro gibi takımı yöneten ve canını dişine takan George Hagi'ydi. O da canını dişine takarak oynadı.

Ancak bir üçüncü adam vardı ki, onu tarife imkan yok. Aslanlar gibi kükrüyor, boğalar gibi saldırıyor, bütün bunların yanında centilmenliği asla bozmuyor. Kader anı geldiğinde Mehmet Gönülaçar, Türkiye'nin bir zamanlar en iyi statik santrforu olduğunu ispatlarcasına 1.5 adam boyu yükseldi ve muhteşem bir kafa vurdu. Normal koşullarda bu topun gol olması gerekiyordu. Ne var ki, Dardanel kalecisi Engin İpekoğlu'nun şans paçasından akıyordu ve top ona çarparak geri döndü.

İşte o anda yiğidim, aslanım orada bitti ve topa sadece ayağını değil, zekasını, yüreğini, terini ve kanını koyarak bütün varlığı ile vurdu. Eğer kale ağları 30 yıl öncesinin teknolojisi ile yapılmış olsaydı bu top ağları da delip geçerdi.

Kısaca Çanakkale içinde vurulmadık ve hakkımız ile vurduk.







Yorumları Göster
Yorumları Gizle