Yetti bu Pınar Altuğ!

Hürriyet Haber
20 Ağustos 2006 - 22:53Son Güncelleme : 20 Ağustos 2006 - 22:53

GEÇEN haftanın en çok okur tepkisine yol açan haberi Pınar Altuğ’un aşk hayatına ilişkin gelişmelerdi.

Her hafta elime ulaşan yaklaşık 50 mesajda, neredeyse aynı sözcükler kullanılarak, Hürriyet’in magazin haberlerine çok yer verdiği iddia edilir ve bu haberlerin gazetenin ciddiyetine gölge düşürdüğü savunulurdu. Bu mesajları yazanlara göre, "bu kadar ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunan Türkiye’nin bu haberlere ihtiyacı yoktu".Bu hafta bu rakam kat kat aşıldı. Elif Sözeri’nin mesajı bunlardan yalnızca biri: "Öncelikle merhaba. Benim rahatsız olduğum konu, Hürriyet’in hemen hemen bir haftadır, Pınar Altuğ haberini ilk sayfa haberiolarak girmesi ve her sabah gazeteyi elime aldığımda onun fotoğraflarıyla karşılaşmam. Böyle bir duruma ve bir kişiye bu kadar prim verilmesi ve Türkiye’nin gündemini meşgul etmesi doğru mu? 24 yaşındayım, öğretmenim ve doğduğumdan beri bu eve her gün Hürriyet alınır. Sadece ben değil bütün aile fertlerinin görüşü bu yönde olduğu için bu mektubu yazdım. Bu olumsuz eleştirimin yanında genel olarak Hürriyet’i severek ve beğenerek okuyoruz."Hafta içinde beni bu konuda arayan 10 kadar okurla görüştüm. Şikayetçi erkek okurlarda, Pınar Altuğ’un "çapkınlık yaptığı" iddialarının yol açtığı bir "böyle kadınlık olmaz" tavrı sezdim; küfür edenler de oldu. Kadın okurlar ise Hürriyet’in magazinleştiği iddialarını köpürttüler.Peki işin gerçeği ne? Bu tepkileri Hürriyet Yayın Koordinatörü Fikret Ercan’a ilettim. Ercan, "Ben bu tepkileri anlamıyorum. Hürriyet’in internet sitesinde en çok okunan haberler magazin haberleri; bunu isteyen okur anında görebiliyor. Buna rağmen bizi eleştirenler var. Ne yapalım? Okurların önemli bölümünün gazetede görmek istediği gelişmeleri sansürleyelim mi? Kaldı ki, eleştirilen haberlerin yer aldığı günlerde, Hürriyet Türkiye’nin ve dünyanın gündemini değiştirecek haberler de yayımladı. İran uçaklarının Türkiye’de indirilip arandığını ilk kez Hürriyet tüm dünyaya duyurdu. Yani magazin haberleri, Hürriyet haberciliğini zayıflatmıyor, zenginleştiriyor, farklılaştırıyor" dedi.Magazin haberleri, yalnız Türkiye’de değil tüm dünyada televizyonun da baskısı ile gazetelerde daha fazla yer alıyor. Gazetelerin ve özellikle popüler gazetelerin içerik zenginleştirmesi getiren bir eğilime karşı durmaları mümkün de değil, anlamlı da.Hürriyet’in, Türkiye’nin en etkin ve kendi fiyat aralığında en çok satan gazetesi olduğunu herkes biliyor. Gazeteye, bu etkinliğini, Türkiye’nin gündemini yansıtması-yaratması getiriyor. Bu nedenle, Hürriyet’i eleştirenlerin, gazeteye, beğendiklerini okuyacakları, beğenmedikleri zaman da sayfayı çevirecekleri bir ürün olarak bakmalarında yarar var. Onların eleştirilerine katılmayan on binlerce kişinin her sabah Hürriyet’i alırken birinci sayfasının albenisi ile hareket ettikleri de unutulmamalı.Otomobilde test tüketim değerleri neden tutmaz?TÜKETİCİNİN ekonominin kralı olduğu, rekabetin birçok sektörde yoğunlaşması ile Türkiye’de de iyice anlaşıldıktan sonra özellikle otomotiv sektörüne dönük yayınlar arttı. Hürriyet’in Otoyaşam eki bu alanın ilk ve önde gelen yayınlarından biri. Bu ekte her hafta çok sayıda otomotiv ürünü okurlara tanıtılıyor, değerlendiriliyor. Adını ve soyadını tam olarak yazmayan ve e-mail adresine bakarak Dilegün diye adlandıracağım bir okur, "9 Ağustos 2006 tarihli Otoyaşam’da ’En az yakanlar’ başlığı altında bir grafik var. Sanırım bu değerleri araç teknik bilgilerinden alıyorsunuz. Ben 1.5 CRDİ Hyundai kullanıcısıyım ve hiçbir koşulda 1.5 dizel o değerleri yakalayamadığı gibi, bu değerlerin % 50-60 üstünde yakıt tüketiyor. Okuyucu olarak bizler sizin bu verdiğiniz değerleri test sürüşü sonucu zannederek değerlerini beğendiğimiz aracı alıyoruz ve sizler de bizim kandırılmamıza alet oluyorsunuz" diyor. Bu eleştiriyi Otoyaşam Editörü Emre Özpeynirci’ye ilettim. Özpeynirci, şu yanıtı verdi: "Fabrika verileri özel testlerden ve denetimlerden sonra ortaya çıkan gerçek uluslararası değerlerdir. Bu değerler aracı satın alan için fikir vericidir. Bu tüketimi elde etmek ise sürücüye ve yol koşullarına bağlıdır. Yani satın aldığınız aracınız fabrika çıkışında 100 kilometrede 5 litre tüketim değeri yazıyorsa, bu sizin de bunu elde edebileceğiniz anlamına gelmez. Otomobili ancak fabrikanın belirlediği şartlarda kullanırsanız bu değeri yakalayabilirsiniz. Aksi takdirde daha yüksek tüketim seviyelerine ulaşırsınız."Adı ne?HÜRRİYET, aynı cins köpek hakkında 3 günde 2 haber yayımlayınca ve haberler köpeğin cinsi ile ilgili ayrıntıları farklı yansıtınca işin doğrusu nedir diye bakmak kaçınılmaz oldu.İlk haber 12 Ağustos’ta arka sayfada yer aldı: "Kayakçı Cindy". Diğer haberin tarihi ise 14 Ağustos. Sayfa 18’deki haber "Onlar benim dostum" başlığı ile sunulmuş. İlk haberde kayak yapan bir köpekten söz edilirken, İspanyol Cooker (İspanyol Aşçı) cinsi deniyor; ikinci haberde ise köpek, İspanyol Cocker (İspanyol Horozcu) oluyor. Doğru olan hangisi peki?Uzun tüylü, düşük kulaklı bu köpekler aslında kuş avında kullanılmak üzere yetiştiriliyor. Kuşu önce kaldırıyorlar, avcı vurabilirse, koşup getiriyorlar. Adlarının esas unsuru buradan geliyor: Spaniel, bu tür av köpeklerine verilen genel ad ve Spaniel cinsi köpekler av köpekleri içindeki en büyük grubu oluşturuyor. Ormanda, tarlada ve suda avlanmak için kullanılan 3 tip Spaniel var. Bu türün geliştirildiği ilk köpeklerin İber Yarımadası’ndan geldiği düşünüldüğünden, Espaignol yani Fransızca İspanyol sözcüğü bu köpekleri tanımlamakta kullanılıyor ama sözcük esas olarak hangi tür av köpeği olduğuna işaret ediyor. Diğer sözcüğün doğrusu ise Cocker; yani horozcu, kuşçu. Bu köpekler, Türkiye’de olup olmadığını bilmediğim Orman Horozu avlamakta kullanıldıkları için, horozcu, yani Cocker olarak adlandırılıyor. Yani doğru kullanım; Cocker Spaniel. Ne yazık ki İngilizce bir terim bu. Türkçe’de karşılığı yok; dil, toplumun gereksinimlerini karşılamakta kullandığı ana araçlardan biri olduğuna göre, dil ile ilgili kişi ve kurumların, Türkiye’nin dönüşen eğilimlerini yansıtan, kabul görecek Türkçe sözcükler önermeye hız vermeleri gerekiyor.Kadın pilot esas pilot değil ki...OKUR Batuhan Aydan, şu mesajı gönderdi: "18 Ağustos tarihli gazetede yer alan haber kadın pilotun fotoğrafı verilerek sunulmuş. Ancak gazetenizin atladığı bir konu var. Uçakta her zaman sorumlu olan kaptan pilottur. Kadın pilot yanlış inse dahi olaydan sorumlu kaptandır çünkü ondan onay almadan inişi yapamaz. Kadın pilotun fotoğrafının oraya konması onun kadın olmasından ise bu daha vahim bir olaydır çünkü sorumlu kadın pilot veya ikinci pilot değilken, neden onun fotoğrafı koyuluyor da sorumlu pilotun fotoğrafı konulmuyor çok merak ettim açıkçası."Bu eleştiriyi Hürriyet Yazı İşleri’ne ilettim. Uygulamada, ikinci pilotun hep inilecek meydanlardaki kontrol kulesi ile ilişki kuran kişi olduğunu belirterek Aydan’ın eleştirisinin yerinde olmadığı yanıtını verdiler. Haberi dikkatle okuduğumda bu yönde bir bilginin metinde yer almadığını gördüm. Yazı İşleri’nin bana verdiği bilgi haberde bulunsaydı, okurun eleştirisi gerçekten de yerinde bulunmayabilirdi. O bilginin bulunmaması, iki parçalı haberin ana kısmında kaptan pilotun varlığına dahi değinilmemesi ve söz konusu kadın pilotun uçağın ikinci pilotu olduğunun belirtilmemesi, Aydan’ın eleştirisini bence haklı kılıyor.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı