Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yetiş Ayşe

‘Annesinden habersiz uyursa ölecek’ başlıklı haberAyşe Abla, Bulursan buna sen çare bulursun az önce Hürriyet'te okuduğum haber içimi yaktı.

Anne kızının sağlık sorunu yanında, maddi olanaksızlıklarını da anlatmış bir Yetiş Ayşe desen de aileye güç kuvvet gelse ne güzel olur. Haber ile ilgili detay aşağıdaki linkte abla.

Http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/18985202.asp

Arzu

CEVAP: Arzucuğum, gerçekten üzücü bir durum, eminim benim canım okur dostlarım bu anne kıza ellerini uzatacaklardır en kısa zamanda. Sevgiler.

…………………. 

KIYAFET YARDIMI

Ayşe Ablacığım, merhaba.
Yazılarını sürekli takip ediyorum ve seni tebrik ediyorum duyarlılığından dolayı, insanlara yardımların dolayı.
Ablacığım, ben çok fakir bir aile için senden daha doğrusu duyarlı insanlardan yardım istiyorum.

Babalarını kaybetmiş 6 çocuklu bu aile çok mağdur durumdalar. Evleri kira, çocuklar okula başlayacaklar, sadece evin en büyük kızı okulu bıraktı, çalışıp eve bakmak için çünkü evlerine haciz gelmiş. Çocuklar okula zor gidiyor ya da gidemeyecek. Ne üstlerinde var ne başlarında, maddi olarak yardım edemeyebilir insanlar fakat kıyafete çok ihtiyaçları var.Büyük kızları yeni iş buldu, işe giyip gidecek üstü başı yok, en küçükleri olan oğlan geçen hastalanmış soğuktan üstünde giyecek elbisesi yok. Gördükçe içim kan ağlıyor. Sevgili okurlar eğer giymedikleri kıyafetleri ulaştırırlarsa çok sevinirler, hayır dualarını alırlar.(Bedenini yazayım, 36-38 beden bayan kıyafetleri, 7 yaş çocuk için kıyafet- ayakkabı 39-40 numara) ne olursa, gönüllerinden ne koparsa yollayanlara da Allah razı olsun senden de, öpüyorum seni.
İletişim bilgilerimi yayınlamazsan sevinirim.

Aslı
CEVAP: Sevgili Aslı, benim sevgili okur dostlarım giymedikleri giysileri temizleyip, ütüleyip yepyeni hale getirip yolluyorlar. Hatta bazen bununla da yetinmeyip gidip yeni kıyafet alıp yolluyorlar ihtiyaç sahiplerine, bu aileye de ellerini uzatacaklarına şüphen olmasın.

……………


YOK MU DÜNYADA BİR AVUKAT?

 Merhaba Ayşe Hanım,
Hayat geldi, geçiyor, zaman geçiyor geçmekte, evladım büyümekte, benim gözyaşlarım taş oldu.  Yutkunmak… Elindeki ile yetinmek…
Sokakta karşılaştığım çiftlere, yoldan geçen düğün arabalarına, önünde bebek arabası yürüyen, tıka basa doluşmuş aile arabalarına bakıp hiç tanımadığım insanlar için dua ediyorum; Allah’ım mutluluklarını bozma diye.

Köşenizin müdavimlerinden oluk oluk üst baş aktı bana, ne güzel elbiseler geldi,  burada tanıştığım bir kıza 2 tane elbise verdim içlerinden. Düğünde giydi.  Onun da durumu yok. Neler yaptım aylardır.  Fabrikaya bir anne köpek doğum yapmış,  fabrika işlek yol üzerinde, yavruları çıkamayacakları bir yere koydum, öğlen yemeğimi saklama kabına koyuyorum, veriyorum annelerine o da hop yavrularına gidiyor, görseniz nasıl içiyorlar sütlerini cupp cupp...
Burada bir türbe var. Fırsat buldukça oraya gidiyorum, dua etmeye çalışıyorum, bazen çok ağlıyorum, yaşlar Kuran’a iniyor okuyamıyorum.

Oturuyorum.
Evladımı parka götürüyorum, beraber resim yapıyoruz, aylar oldu babası gelmiyor, aramıyor, sormuyor.
“Anne, baba nerde?” diyor, “uzakta senin için para kazanıyor, telefonu suya düşmüş, yoksa arar seni” diyorum.
Unutturuyorum.  Geceleri beraber yatıyoruz. Her gece kapa gözlerini diyor bana öpüyor 2 gözümden mutlu oluyorum.  İşlerim iyi gidiyor.  Erkek Fatma gibiyim,  müthiş başarılıyım,  satış yaptıkça kendime olan güvenim geliyor. Bir müddet acıları unutuyorum.  Evladımın babası bana bulunduğu şehirde mahkeme açtı, “o kadınla evleneceğim” diyor,  “sana da ne tazminat ne nafaka…” Zaten istemiyorum da… Sadece 4 yaşındaki bir çocuğun mutluluğunu çaldılar,  boynu bükük bıraktılar, bunun bedelini ödesinler, sonra ne halleri varsa görsünler. Geçen gece aradı, bana bir dünya hakaret etti, o kadınla şu an benim evimde yaşıyorlar,  o kadın evime giriyor, yiyorlar, içiyorlar, mangal yakıyorlar, geziyorlar.  Eski komşularım haber ediyor. Gücüme gidiyor.  Ben sadece sevdim, evlat verdim, edep edindim, atam dedim, beyim dedim.  Sevdiğim dedim.  Diyor ki bana; “o çok asil bir kadın, sen onun tırnağı olamazsın, senden boşanacağım, onunla evleneceğim” diyor.  “Evladın ne olacak?” diyorum. “Büyür, gider” diyor.
Ağrıma gidiyor.
Son 2 aydır benim evime gelen 3. haciz.  Daha önce açmış olduğu işyerinin telefonunu bana açtırmıştı, oradan bu ay haciz geldi, o kadınla oturduğu evde kablolu tv var, 5 ay ödememiş haczi bana geldi. Bulunduğum şehir çok soğuk, ben kömür alamadım, kat kat giyinip oturuyoruz biz evde.  Ama pes etmeyeceğim.  Mücadele edeceğim. Avukatım olsa, hakkımı savunsa, o kadına da, ona da haddini bildirse. Ücretsiz avukat istedim, vermediler.  Çalışıyormuşum.  Mahkemenin olduğu şehre işten izin alıp gidemem, maaşımdan kesilir, evladımı alıp götüremem, 7 saat gidiş, 7 saat geliş, dayanamaz miniğim, burada bırakacak yerim yok. Bana cüzi bir rakamla -sonuçta avukat da zamanını ayıracak, hakkı geçsin istemem bana - cüzi bir ücretle hakkımı arayacak, yavrumun hesabını soracak bir avukat istiyorum, sonuna kadar direneceğim.  Adım Hıdır, elimden gelen budur.  Son olarak Ayşe Hanım, evladımın kıyafetleri küçük geliyor, gücüm yettikçe alıyorum, onda problem yok... Tertemiz yıkadım, ütüledim, kaldırdım, vermek isterim ama kargo parasını karşılayamam.  Bizim de çorbada tuzumuz olsun, birine yardımımız dokunsun istiyorum.
Gene çok vaktinizi aldım. Herkes kendisine iyi baksın.

CEVAP: Böyle adama baba mı denir, aklım almıyor böyle erkekleri. İnsan evladından nasıl vazgeçer?  Av. Merve Gürcan’a danıştım, çalıştığın için adli yardımdan yararlanman mümkün görünmüyor gerçekten. Ancak kendisine merve@mervegurcan.av.tr adresinden danışabilirsin.

…………… 

KIZLARIMA GİYSİ YARDIMI LÜTFEN

Merhaba Ayşe Aral,

Yetiş Ayşe köşesi için size çok teşekkür ediyorum. Umarım benim talebim de karşılanır. Ayşe Hanım benim eşimin patronu kendi işyerini eşimin adına yapmış, eşim de iyilik olsun diye kabul etmiş. Ama bazen yapılan iyilikler maalesef ters tepiyor. Bu kişinin işleri çok iyiyken sonradan birkaç yere başka şube açtı ve maalesef ki kendisi başında durmadığı için diğer şehirdeki işyerleri battı.Bir tek eşimin bulunduğu işyeri kaldı ama o da diğerleri batınca çok zor duruma düştü bir sürü vergiler, kiralar, alacaklılar birikti. İşyeri eşimin olmadığı halde eşimin üzerine göründüğü için evimize haciz geldi ve Allah’tan bir şekilde evimiz kurtuldu ama arabamız maalesef borçlardan dolayı haczedildi. Patronu da birkaç tarlası vardı, sattı ama yıllardır hala borçlar bitmedi.Borçlar taksitlendirildi falan ben pek anlamam o işlerden ama borçlar hala bitmedi. Çok şükür az kalmış. Eşim işyerinden de ayrılamıyor çünkü belediyedeki, maliyedeki bütün borçlar çekler, senetler eşimin üzerine.  

Neyse sizin anlayacağınız şu an gerçekten zor durumdayız, tek düşüncemiz bir an önce borçlar bitsin, eşim çalıştıklarını kazandıklarını maalesef eve getiremiyor, direk borçlara veriyor ki biz de rahatlayalım. Eve şu an benim haftanın belirli günleri gittiğim temizlik paraları ile bakıyoruz. Benim 2 kızım var. İkisi de okuyor, malum ikisinin de okul masrafları falan kolay olmuyor. İnanın şu an yapabildiğim tek şey evlere temizliğe gitmek ve kızlarımın servis parasını, okul giderlerini çıkarmak. Ama kızlar da artık büyüdükleri için hep aynı kıyafeti mi giyeceğiz diyorlar. Beden dersinde eşofmanları küçüldü, öğretmenleri eşofman takımı alın demiş ama nasıl? Zaten küçük, genelde büyüğün eskileri ile büyümek zorunda kaldı.  

Sanırım çok uzattım, kusura bakmayın lütfen.
Ama benim sizden ricam kızlarım 8 ve 13 yaşında,  kızlarımın giyebileceği temiz, çok yıpranmamış kıyafetler, ayakkabılar, eşofman takımları olur da göndermek isteyen okuyucularınız olursa, bana yönlendirirseniz, bizleri çok memnun edersiniz.
Şimdiden çok teşekkürler.
Allah cümlenizden razı olsun  
Her şey yavrularım için
Y.

CEVAP: Sevgili Y., bu tip çok şikayet geldiği için senin epostan örneğinde herkesi uyarmakta yarar görüyorum. Kimse için kefil olmayın, şirkete ortak, müdür falan da olmayın. Başkasının borcunu yıllarca ödemek de var sonunda, aman dikkat. Benim okur dostlarım güzel kızlarına gerekli tüm kıyafet ve gereçleri yollayacaktır. Öperim hepinizi.

………….

EV EŞYALARI

Bu sefer senden bir rica isteyeceğim.
Gerçi biraz utanıyorum, şimdiye kadar hiç birinden yardım istemedim. Maalesef Sarıyer’den taşınıyorum M.köy Gülbağ’da ev tuttum sahibinden 600 lira, taşınma falan derken… 
Ben sadece bana ev eşyası istiyorum ama ödeyebileceğim gibi, mesela ayda 50 lira en fazla ödeyebilirim.

Benim bir buzdolabım, tv, çamaşır makinem ve bir tane 2 kişilik yatağım var. Bunlardan başka hayatta hiçbir şeyim yok. Bir gün anlatırım hayat hikâyemi hep mucizelerle yaşadım. Çok şükür Rabbim var sığındığım. (bir kız kardeşim var ama başı dara düştü mü kapımı çalan, bir sevgilim var beni yiyip bitiren...)

Şu anda ödeme gücüm sadece bu 50 liraya yetiyor. Allah’tan çalışıyorum sana bunları anlatırken bile ağlıyorum sanırım sinirlerim iyice bozuk.
Sadece senden ricam bütün evimin eşyasını isteyerek alacağım uygun ve zevkli tanıdık mobilyacıların varsa beni onlara yönlendirmen çünkü herkes ya kredi kartı istiyor ya da fahiş fiyatlara taksit yapıyor. 
Zaten bir sürü ödemem var, eğer imkânın olur da bana yardım edersen çok ama çok mutlu olurum...

Kendine lütfen çok dikkat et
Seni okumak senin yazılarını beklemek güzel...  

CEVAP: Belki okur dostlarım evlerinde kullanmadıkları fazla eşyaları da sana göndermek isterler. Kiminin eskisi kiminin yenisi ne de olsa. Sevgiler.

…………….

HER ŞEY BİRKAÇ AY ÖNCESİNDEN DAHA DA KÖTÜ

Ayşe merhaba,

Hatırlar mısın beni bilmiyorum.  A.'in annesi olarak sana 2 kere yazmıştım. Buz pateni yapan kızımı, tek başıma elimden gelen en iyi şekilde yetiştirmeye uğraşan bir anneydim ben.  Borçlarım da vardı ama en azından işim de vardı. İstanbul dışında (babasının yanındaki) eğitimi iyi olabilsin diye özel okulda okutmaya çabalıyordum.  Uzatmayayım, maalesef şartlar daha da kötüleşip beni, senin dediğini yapmaya mecbur etti. Özel okulda değil artık kızım.
En az bunun kadar kötüsü, hayatta onu en mutlu eden ve çok da yetenekli olduğu buz patenine de gönderemiyorum artık.

Çünkü işten ayrılmak durumunda kaldım. Önüme iyi bir fırsat çıktığını düşünerek işimden ayrıldım (malum, böyle olunca tazminat vs de alamıyorsun, keşke kovulsaymışım) ama umulmayacak bir aksilik neticesi, o kesin oldu gözüyle baktığım işe de başlayamadım. Ortada kaldım, beş parasız.

Her şeyi geçtim de, kızımı artık göndermediğim eski özel okuluna 2,700 TL bakiyem kalmıştı. Aylardır bekliyorlardı ödememi. Yasal takip başlatmışlar.  Geçtiğimiz cuma, arayıp uyardılar. Ama nafile… Elde avuçta yok ki…

Hatırlarsan ayrıca bir de maaş haczim vardı. O hala duruyor ama artık bir maaşım olmadığı için kesinti de olamıyor. (faiz işliyordur en nihayetinde.) Şu an en büyük dertlerimin başında bu 2,700 TL borcum var. Yok mudur bana borç olarak da olsa bu 2,700 TL yardımı yapabilecek biri? Bir işim olduğunda ödemeye de başlarım, hiç sorun değil. Yeter ki olsun.

Bir de ben evde boş oturunca A'in bebekliğinden itibaren tüm küçülmüş kıyafetlerini 2 koli yaptım. Gerçekten duacı olacak, alıp bir kenara koymayacak, gerçek ihtiyaç sahipleri varsa bildiğin, bana bilgisini verebilir misin? Birilerinin hayır dualarına o kadar çok ihtiyacım var ki... (şu an 8 yaşında olan bir kız ama işte, bebeklikten 6-7 yaşa kadar kız çocuk kıyafetleri. )
Çok teşekkürler. Haberlerini bekliyorum.
B. 

CEVAP: Sevgili B., işten ayrılmana üzüldüm, inşallah en kısa zamanda yeni bir iş bulursun. Okur dostlarımdan destek olmak isteyen olursa sana yönlendireceğim. Kızını da seni de öpüyorum.

……………….

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ İÇİN BURS TALEBİ

Merhaba Ayşe Hanım,
Yetiş Ayşe bölümüne ilk başladığınız günden beri takip etmekteyim. Bu tip hayırlara vesile olduğunuz için sizi tebrik ederim. Bir gün benim de böyle bir şekilde yardım isteyeceğim aklıma gelmezdi.

Geçen sene çok acı bir şekilde anne ve babamızı bir kazada kaybettik. Kız kardeşim üniversite son sınıftaydı. Çok başarılı bir öğrencidir. Bazı idealleri ve hedefleri var. Bu sene yüksek lisansa da başladı. Benden başka hiç kimsesi yok ve ben de ev hanımıyım. Bu zamana kadar bir şekilde idare edebildik ama okul masraflarının altından kalkamaz hale geldik. Böyle öğrencilerin okumasına yardımcı olmak isteyen kişi veya kurumlara ulaşmamızı sağlarsanız çok seviniriz. (kardeşimin notlarını ve başarı durumunu belgeleyebiliriz.)
Sevgiler.

Ankara'dan Merve
 
CEVAP: Merveciğim, Allah sabır versin. Benim okur dostlarım öğrencilere burs sağlıyorlar. Eminim kardeşine de en kısa zamanda bir burs bulunur. Sevgiler.

 ……………………

KAYIP İLANI

Merhaba Ayşe Hanım,
Ablam Neşadiye Ersan 18 Kasım 2010 tarihinde Ankara’da kaybolmuştur. 23 yaşında, akli dengesi yerinde biridir. Kayıp haberine ilişkin Atv haberin yayınladığı videoyu ekte paylaşıyorum. Görenlerin aramaları önemle rica olunur.
Teşekkürler.
Bugün 330. gün. Ablamın ne sesini duyduk, ne yüzünü gördük. Ben askere gittim, geldim, hala bir haber yok.  
Ramazan Ersan

CEVAP: Sevgili Ramazan, ben daha önce de yayınladım, yine yayınlıyorum. İnşallah en kısa zamanda iyi haberler alırsınız.

……………….

UFAK BİR DESTEK VEREBİLİRİM

Günaydın güzel kalpli, güzel yüzlü Ayşe Hanım,
Yazılarınızı uzun zamandır çok büyük bir keyifle okuyorum. Bu zamana kadar yaptıklarınla özellikle bayan okuyucularına örnek oluyor, esprili yazılarınla her sabah günümüze neşe katıyorsun. Yetiş Ayşe günlerinde de yardım eli uzatıyorsun.
Ben de senin gibi yardıma ihtiyacı olanlara destek olmayı kendine görev edinmiş biriyim. İlkokuldan beri okumasına destek olduğum bir kız öğrencim var. Bu zamana kadar yüzümü kara çıkartmadı.Anadolu lisesinde başarı ile okuyarak bugünlere geldi. İnşallah Allah kısmet ederse ona üniversiteyi de okutmak istiyorum.Babaannesiyle benim en büyük amacımız onun ayakları üzerinde durmasını sağlamak.Onun okumasına destek olduğum için Yetiş Ayşe’ye yazan maddi ihtiyacı olan herkese yetişmem pek mümkün değil.Zaten maaşlı çalışıp, ev geçindirmeye çalışan insanlar olarak gönlümüz istese de maddi imkân olarak herkese yardım etmemiz çok mümkün değil ancak bazı kişilere destek olmak istiyorum. Haktan’ın ve üniversiteyi kazanan 3 Afyonlu kızın hesap bilgilerini ulaştırırsanız, melek gibi kalbi olan dostlarımla birlikte ufak bir katkıda bulunabiliriz diye düşünüyorum. Tüm dertlerine derman olmasa bile belki nefes aldırabiliriz. Keşke herkese yetişme şansımız olsa.

Üniversiteli okurlarınıza da ufak bir tavsiyem olacak okurken muhakkak staj yapsınlar. Ben de bir memur maaşı ile başarılı okuyan bir kişiyim. İş hayatında da hep mücadele etmem gerekti.O yüzden gençlere tavsiyem her yere başvursunlar, staj yapıp, deneyim kazansınlar, iş hayatı çok acımasız ve zor kendilerini mücadeleye iyi hazırlasınlar.Yazımı yayınlarsanız son sözüm iş yeri sahiplerine, gençlere lütfen staj ve iş konusunda destek olun. Boş, amaçsız, işsiz gençlerle ancak geleceğimizi yok ederiz. İşsizlik çok zor.

İsmimiz yayınlamazsanız çok sevinirim. Kendinize iyi bakın, güneşiniz bol olsun... Belki bir gün bir yerlerde kahve içip, sohbet etme şansımız olur. Veli’ye de kaybettikleri yüzünden geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.  

Saygılarımla,

CEVAP: Benim isimsiz melek okur dostlarım, iyi ki varsınız. Hep söylüyorum, akmasa da damlar ve damlaya damlaya da göl olur. Ne olur küçük büyük demeden herkes yardım elini uzatsın. Sevgiler.

…………… 

AH ŞU KİLOLAR

Merhabalar Ayşe Hanım,
Yazılarınızı uzun zamandır takip ediyorum. Hayata bakış açınıza ve duruşunuza hayranım diyebilirim. Bu gün hurriyet. Com.tr’deki yazınızı okuyunca size bir mail de ben göndermek istedim. Aslında nerdeyse tüm kadınların ortak problemi olan bir konuya değinmişsiniz (bu arada harika görünüyorsun. Kilo falan vermene gerek yoktu bence.)
Ben de bu konuda sıkıntı yaşayanlardanım, kendimi bildim bileli hep kiloluydum.
29 Ekim’de 30 yaşıma gireceğim, tam 82 kiloyum, boyum ise 1,68 cm. Yani kafadan 15 kilo fazlam var. Aslında doğum yapana kadar 70 li kilolarda gezindim, durdum ama artık yeme isteğimin önüne geçemiyorum.  

Oturarak çalışıyorum, iş, ev, çocuk derken spor yapmaya fırsat bulamıyorum. Eminim gerisi tahmin ediyorsundur hikâyemin. Mutsuz giden bir evlilik, üzerime olmayan bir sürü kıyafet, çok kilo almışsın diyen çokbilmişler vs. Bekli bu yazdıklarımı köşende yayınlarsan ben ve benim gibi kilo problemi yaşayanlara fikir vermek isteyen birileri olabilir. Ne dersin?
Görüşmek üzere, başarılarının devamını dilerim. 
Eğer mailimi yayınlamaya karar verirsen lütfen ismimi paylaşmazsan sevinirim, zira tüm arkadaşlarım seni takip ediyor.

CEVAP: Haklısın herkesin ortak derdi bu kilolar. Okur dostlarım bu konuda neler yaptıklarını yazarlarsa ben de buradan paylaşırım deneyimlerini. Sen de kilolarına fazla takılma. Öpüyorum.

………………….

BEBEKLERE KIYAFET

Abla Haktan Bey’in adresini yollar mısın bana bebeklere kıyafet yollayacak bir arkadaşım.

Özge

CEVAP: Özge’m yollamaz mıyım hiç? Öpüyorum seni. İyi ki varsın.

…………

İNTERNET BAĞLANTISI YARDIMI

Ayşe Hanım merhaba,
Köşenizi ilgiyle takip ediyor ve çok beğeniyorum.
Benim sizden bir ricam olacaktı. Ev işlerinde bana yardımcı olan 2 çocuk annesi bir bayan var. Çocuklardan biri ilkokul 2. Sınıfta. Öğretmenleri okulistik diye bir programa tüm öğrencileri üye yapmış. 
Bu programdan testleri ödev olarak veriyorlarmış. İnternetten online çözüyorlarmış. Fakat bahsettiğim kişinin evde bilgisayarı olmasına rağmen internet bağlatacak gücü yok. 
Konuyla ilgilenenler olursa iletişim bilgilerini yollayabilirim.
Şimdiden teşekkür ederim.
İyi çalışmalar

Fatoş

CEVAP: Sevgili Fatoş, internet bağlantısı dediğin nedir ki, bir okur dostum eminim bir yıllık bağlantıyı peşin olarak bile ödemek isteyebilir.

………..

EŞ DURUMU

Merhabalar Ayşe Hanım,
Ayşe Hanım size bu maili yazıp yazmamak için çok düşündüm.
Ben 2000 yılından bu yana gümrükte memur olarak çalışıyorum. 2008 yılında yapılan yönetmelik değişikliği ile rotasyona tabi tutuluyoruz.
Ancak, tayin yapılırken eş durumu dikkate alınmıyor. Eşim özel sektörde çalışıyor, kızım 5 yaşında okula gidiyor. Benim tayinim çıktı …….’na. Eşim gelemiyor, oralarda ne iş bulacak, fabrika yok. Ben kurum değişikliği yapmak istiyorum, kurum izin vermiyor, emekliliğim dolmadı emekli olayım. Çok çaresiz durumdayım. Bu tayin mecburi hizmet gibi olsa gideyim ama bir kere İstanbul süremizi doldurduğumuz için geri dönüşümüzde yok İstanbul’a. Biz tıkanmış kalmış durumdayız. Çıkmaza girdik.
Ne olur yardım edin, sesimizi duyurun.
Memur olduğum için adımı yayınlamazsanız sevinirim.

CEVAP: Buradan sesinizi duyurmuş olalım, gerçekten eş durumunun dikkate alınmaması çok büyük bir yanlışlık. Aileleri bölmeye kimsenin hakkı yok. İnşallah kısa zamanda çözülür bu sorununuz.

……….

KARDEŞLERİM VE ANNEM İÇİN

Ayşe Hanım sizi ve yazılarınızı özenle takip ediyorum.
Sizden ve takipçilerinizden annem ve 2 küçük kardeşim için yardım istiyorum.
Kardeşlerim anne bir, baba ayrı karındaşlarım.
Babaları olmaz olsun denecek cinsten; cezaevinde dolandırıcılıktan dolayı. Çalışmayan insanları kandırarak geçinmeye çalışan biri, biz çok sonraları anladık bunu, artık ayrılar.

Onlar benim canım, asla üvey demedim, düşünmedim de canımdan öteler. Bir de sağlık sorunlarından ve tedavi ücretlerinden dolayı 6 yıllık evliliğimde kendim çocuk sahibi olamayınca her şeyim, yaşama sevincim oldu kardeşlerim. Ben kardeşlerimin okuması için sizden ve sizi takip edenlerden yardım rica ediyorum.
Erkek kardeşim ilkokul 2. sınıfa geçti, kız kardeşimi ise zar zor devlet kreşine yazdırdık annemin rahatsızlıklarından dolayı biraz rahat etmesi için.
Annem boyun ve bel fıtığından çalışamıyor, ben mutfak masraflarını karşılamaya çalışıyorum,
Ama yetemiyorum her zaman, evliyim.
Kendi evimin masraflarından dolayı asgari ücret ile kısıtlı yapabildiğim yardımlar. Eloğlu ile evliyiz, bilse anneme bu kadar bile yardım ettiğimi kıyamet kopar ama ne yapayım onlar benim canım. Gerektiği için eşimden saklı yardım ediyorum. Kredi kartı borçlarım artıyor ama onlardan kıymetli değil, ben çalışıyorum, halledebilirim.
Annemin dedemden gelen emekli maaşı ise kirası ve elektrik, su vb. masraflarına gidiyor.
İletişim bilgilerimi sadece yardım edebileceklere verebilirseniz sayfanızda yayınlamazsanız sevinirim.
Ne olur ne olmaz o kadar yıldır saklıyorum deşifre olmayım bir anda eşime.
Teşekkürler.  

CEVAP: Kardeşlerine destek olman gerçekten çok güzel.Üvey diye kötü davrananlara da örnek olur inşallah.

 ……………..

SEVGİLİYE MESAJ

Selam Ayşe Ablacım, sürekli sizi takipteyim bugünkü yazınızı okudum.
Bir anda bende bu çılgınlığı yapmak istediğimi fark ettim herkesin sizden hayata tutunmak için güzel dilekleri istekleri var benim de sizden bir isteğim var. Belki size saçma gelebilir ama ben bunu yapmak istiyorum çok zor günler geçirdim. 
Ayrıldık biz, sebebi ne peki diyeceksin o da oğlumu ve beni üzeceğinden korkuyor. Bundan dolayı çıktı hayatımdan. Ama ben istemiyorum, ben onunla çok mutluydum, o zor günleri aşmamı hayatı öğrenmemi sağladı.

Gerçekten çok sevdim, ne yapayım 12 Kasım doğum günü benim için bir şey yapın ben şuna inanarak yazdım bu yazıyı oğluma çok iyi bir baba olacağını bildiğim için bizim çok mutlu bir aile olacağımıza inandığım için, bir kez daha bana sevmeyi öğrettiğin için beni mutlu ettiğin için teşekkürler Burak G. Seni çok seviyorum.

CEVAP: İnşallah sevgilin bu yazıyı okur ve en kısa sürede barışırsınız. İyi şanslar.

 ……………
GERÇEKTEN İHTİYACIM VAR

Merhaba Ayşe Hanım,
ihtiyacı olan öğrencilere burs yardımında bulunuyormuşsunuz. Ben İstanbul’da yaşıyorum geçen sene Marmara Üniversitesi resim öğretmenliğini kazandım, 2. sınıftayım şu anda.
Biz 4 kardeşiz, iki ablam evli, bir erkek kardeşim var lisede okuyor.
Annem ve babam ayrı, annem ile kalıyorum ben. Annem asgari ücretle bir yerde çalışıyor, sigortası falan olmadan sırf bizi okutmak için. Başka belli bir gelir kaynağımız yok. Evimiz kira, annem çok zorlanıyor. Okul masraflarım çok oluyor yetiştiremiyorum. Lütfen bana yardım edin gerçekten ihtiyacım var buna teşekkürler şimdiden.

Meral

CEVAP: Sevgili Meral, Allah kolaylık versin, okur dostlarım elbette yardım edeceklerdir size. Öpüyorum.

…………

BU FERYADI YAZIN

Meslek liseliyiz. Yüksekokulluyuz. Üstüne fakülteliyiz, hem de teknik eğitim. Teknik öğretmeniz kısacası. Teknik öğretmen diplomanız varsa bırakın bu üçünü, hiç bir şey değiliz. Tef diplomamız olduğu için lise myo diplomamız geçersiz. Ortaöğretim ve ön lisans kpss sınavına giremiyoruz. Lisans sınavına giriyoruz verilen kadro bir sene sıfır, diğer sene 3-5-10-50. Sadece güncel sınava giren sayımız 70 bin. Kadroların sıfır çektiği günden bugüne mezun sayımız 100 binin üstü.
Özel sektörde köle gibiyiz, zor işe giriyoruz, asgari ücretler civarında çalıştırılıyoruz. Çabuk işten çıkartılıyoruz. 
Teknisyen, tekniker, mühendis kabul edilmiyoruz. Bu yolların hepsi kapalı; hem özel sektörde, hem devlet kadrolarında.
Yanlışımız devletin ve bizlerin en çok para harcadığı teknik eğitimini tercih etmekti. 2001 krizi vardı, sustuk, 3-5 senemiz geçti. Baktık ki 2000 rakımlı günde 300 aracın geçmediği hiçbir maddi manevi getirisi olmayan viran dağa duble yollar yapıldı. Turizmden, adalet saraylarına, hastanelerden, havaalanlarına tonla para saçıldı ama insanı adam yapan öğretmenlere harcanmadı. Yetmedi tarih kitaplarındaki megalomanlara özenip kanal yapmaya kalktılar Singapur’a özenip. Nasıl olsa bütün Anadolu oraya çalışıyor, iyice rantlaştırıp temelli köle etmekti maksat.

Kanser olanımız oldu.
20’nin üstünde meslektaşımız intihar etti.
Evlilerimizin kimi baba evinde.
Nişanlılarımızdan, evlilerimizden ayrılanlar oldu.
Bekarlarımız ifrat oldu.
Yaşımız 35’e dayandı.
Açlığa, acizliğe, ölüme terk edildik, ömrümüzün en verimli çağında, şimdi o da bitmek üzere, ne yapacağımızı bilemez olduk. Sadece Anayasa’nın vatandaşlık, insan hakları, sosyal adalet... temel maddeleri dava açıp tazminatıyla kazanmamıza yeterken dava yolları kapalı.
Dava açıp iç hukuku tüketemediğimiz için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de gidemiyoruz.

Mahallenin en itine, köpeğine eğlence olduk.
2 yaşındaki bebelerin anasına, babasına muhtaç olduğu gibi anamızın, babamızın eline bakar olduk.
Cvlerimiz bir çok kişiden iyi; elimizde teknoloji, meslek, tecrübe sertifika namına her şey var, fakat burası Türkiye hiçbir şekilde özel sektörde bir şey olamadık. Kast sistemi olduğundan, günden güne köleleştik.
Bu sene 55bin öğretmen alınacaktı, sınav temmuzda, atamalarsa ağustosta olduğu için tüm fedakarlığımızı yaptık.
İşimizden ayrıldık, gece gündüz çalıştık yolun yarısında idik 30bin atama bahsi açıldı. Moralimizi bozmadık.  

Bir de baktık ki 2010 sınavında gk, gy sınavını iptal etmeyerek ayıklamadıkları kopyacıların çoğunlukta olduğu 2010 sınav sonuçlarına göre 30 bin öğretmen aldılar göz göre göre.

Verilen kadro tüm teknik eğitimde 500 kişiyi bulmadı yani yüzde 5. Burada yazılanlar sadece teknik öğretmenlerin uğradığı zulmün inanın çok cüzi bir kısmı.
Tüm fedakârlığımızla, kaybettiğimiz işimiz, ahlakımız, dinimiz imanımız, insanlığımız, eşimiz, nişanlımız, anamız babamız, akrabalarımız, gençliğimiz, geleceğimizle aldığımız puanlarla kala kaldık.
2012’de sınav olacak ve 2012 Ağustos’ta 2012 kpss ye girenlerle aynı potada umut -umutsuzlukla beklemeye mahkûm edildik.

CEVAP: Biliyorsunuz köşem her zaman sizlere açık, bu sorunlar çözülene kadar da mektuplarınıza yer vermeye devam edeceğim. İnşallah en kısa sürede atamalarınız gerçekleşir.

……………

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI