"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yeter! Söz milletin...

Yalçın BAYER

Fiyat değil, görünüm önemli

Frankfurt'ta yaz gidip geliyor. Biz de güneşin yüzünü gösterdiği bir günde Frankfurt'a indik, Otomobil Fuarı'nı gezmek için... Daha Lutfhansa uçağının merdiveninde pasaport kontrolünden geçmek bize şaşırtıcı geldi. Almanlar tarikatçı, bölücü, yoksa uyuşturucu kaçakçısı mı arıyordu? Öğrenemedik. Bildiğimiz, Başbakan Mesut Yılmaz'ın, Almanya'ya 29-30 Eylül'de resmi bir gezi yapacağıydı.

Bütün oteller dolu bugünlerde... Otomobil, ayakkabı, tekstil, gıda ve kitap fuarlarına katılmak üzere binlerce kişi geliyor.

Frankfurt yakınlarında orman içinde kaldığımız otelde, Almanya'daki Türk gazetecilerinin 'duayeni' Doğan Pürsün'le karşılaştık. ‘‘Artık İstanbul'a gelmeye korkuyorum’’ dedi. Nedenini şöyle anlattı:

‘‘Bak burası yeşil bir köy, İstanbul ise gecekondu-köy oldu. Trafikten korkuyorum. Düşünün 30 yıl önce geldiğimde Frankfurt'un nüfusu 650 bindi, 20 yılda sadece 20 bin arttı, o da göçmenler nedeniyle...’’

İstanbul'daki nüfus artışını hiç düşünmek istemedik.

Gelelim Otomobil Fuarı'na... 210 bin metrekarelik alanın hazırlanması için tam 1 milyon mark harcanmış. (Dünyaca ünlü kitap fuarı da burada yapılıyor.) 41 ülkeden, 1270 firmanın katılması, otomobil dünyasının nasıl bir pazar yarışında olduğunu gösteriyor. Görücüye çıkan tam 33 modelin 14'ünün Alman firmalarınca sergilenmesi son zamanlarda Japon firmalarına karşı sarsılan gücünü ortaya koyuyor. Alman basını, bu olumlu gelişmeyi ‘‘Alman malı otomobiller tekrar dünya standardı oldu’’ diye niteliyor.

ÇEVREYE SAYGI

Binek araçların yanı sıra oto aksesuarları ve güvenlik sistemleri üzerindeki yeni buluşlar ziyaretçilerin kafasını allak bullak ediyor. Sürücü ve yolcu güvenliği için yeni teknolojilerle sürücü ve yolcu güvenliğinin ön plana alınmasına bir örnek verirsek... Renault, sürücünün göğsü ve başını anında korumaya yönelik çalışmalarını, karın kısmından başa kadar koruyan bir yan hava yastığı ile geliştirmiş... (Bu yastıklar Türkiye'de üretilmeye başlanan Megane tipine de gelecek yıl konulacak.) Bu koruma önleminin 'yandan çarpmalarda ölümlerin % 26'sını, ağır yaralanmaların da % 17'sini oluşturması nedeniyle' alındığı belirtiliyor.

Otomobil parçalarında geri dönüşümlü malzemenin de, üretim projesine dahil edilmesi, çevreye saygıda önemli bir gelişme sayılıyor. Bunu birçok otomobil firması geliştirmiş.

Dünyadaki yakıt ve park gibi sorunlar nedeniyle firmalar, küçük araç üretimine daha fazla ağırlık vermeye başlamışlar. Nitekim, gövde gösterisi küçük arabalarda görüldü. Mercedes'in Swatch ile Smart'ı fuara sürmesi herkesi şaşırttı. 25-35 bin marklık küçük otomobillerin yanında en pahalı otomobil İngiliz Rolls Royce'un Bentley modeliydi ve fiyatı 600 bin marktı.

Bugün Türkiye pazarında 35 marka yer alıyor. Alman, Fransız ve İtalyan otomobil üreticilerinin, Frankfurt'a 40'tan fazla Türk meyda mensubunu götürmeleri pazardaki çekişmenin boyutunu göstermesi bakımından dikkat çekiciydi. 70 ülkenin medya mensubu ve otomotiv sektörünün ilgilileri standları ancak iki günde gezebildiler.

OTOMOBİL ÜRETİMİ REFAHI ARTIRMIYOR

Auto Show Genel Yayın Yönetmeni Hakan Özenen, fuarı şöyle yorumluyor:

‘‘Alman otomotiv sanayii güçlüydü. Japonlar son üç fuardır Almanlar'ın gölgesinde kalıyor. Kore'nin Hundai, Kia ve Daewoo firmaları ise, küçük otomobil üreten Avrupa firmalarının ciddi rakibi konumunda görüldüler. Amerikan arabaları, Avrupa'da çok etkili değil, özel araçları dışında pazarda yüzde 1 gibi payları var.

Almanlar'ın otomobilde yeniden dirilişiyle ilgili şu yorum yapılıyor:

‘‘Otomobil üretiminin artması herkes için daha fazla refah anlamına gelmiyor. Aksine, bu sanayi dalındaki gelişmeler, bu üretim artışının işsiz sayısının azalmasında bir etkisi olmadığını gösteriyor. Özellikle hizmet sektöründe yeni fikirler doğmalıdır. Bunun mümkün olduğunu da otomobil üreticileri kanıtladı.’’

TÜRKİYE İŞTAH KABARTIYOR

Avrupa otomobil piyasası doyuma ulaşmış bir pazar, ama Türkiye öyle değil... 1993'lerde 400 bini aşan pazar, 1994 krizi ile %50'lik bir kayba uğradı. Daha sonra bu eğri yavaş yavaş arttı. 1997'deki pazarın 300 bine ulaşacağı sanılıyor. Türkiye, bu nedenle iştah kabartıyor Avrupalı ve Uzakdoğulu üreticilerde...

Almanya'da 1000 kişiye 400 otomobil düşerken, Türkiye'de bu sayı henüz 45 otomobilde bulunuyor.

Türkiye otomobil pazarındaki patlama Gümrük Birliği'ne katılımla başladı. Renault Mais Genel Müdürü Onur Baytok, bu patlamanın önümüzdeki dönemde de devam edeceğini söylüyor.

‘‘Türkiye açık bir pazar konumuna ulaşmıştır. GB'ye girmemizin ardından yerli firmalar da dıştan gelen rekabet baskısına dayanabilmek için bir dizi yeniliklerin peşinde koşmak mecburiyetinde kalmışlardır. Türkiye'de eski modellerden Renalt 9 ve 12, Tofaş'ın Şahin gibi kuş serileri pazar payını kaybetmektedirler. Bunun yerine Renault 19, OpelVectra ve Toyota Corolla gibi yeni modeller büyük ilgi görüyorlar. Bu da Türkiye'deki üreticinin artık bilinçlendiğini gösteriyor. Piyasada 15 civarında otomobil dergisi çıkıyor. Artık Türk insanının otomobil konusundaki düşüncesinde büyük değişiklik gözüküyor. Bundan bir süre önce tüketici için fiyat konusu önemliydi. Ancak son dönemde artık dizayn, yani dış görünüm, yakıt tasarrufu ve güvenlik sistemi önemli faktörler olmaya başladı. Bu nedenle bizler Türk üreticileri olarak, tüketicilerimizin kriterlerini gözetmek ve dünyadaki emsalleriyle uyum sağlamak zorundayız.’’

Otomobil üretmek, ithal etmek, kullanmak güzel de, şu trafik canavarına karşı altyapı, eğitim ve otopark sorunlarına da biraz eğilsek nasıl olur?

X