"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yeter! Söz Milletin

Yalçın BAYER

İstanbul'da zor seçim

Araştırmacı Güngün Say, Dünya'daki (21.1.1999) yazısında ‘‘Yürürlükteki seçim sistemi ile halkın kendi temsilcilerini seçmesi mümkün mü?’’ diye sorarken, oy kullanmada Batı'dan bazı örnekler veriyor:

‘‘Bir seçmen, yanlış işler yaptığını bildiği bir adayın yerini değiştirip alt sıralara alabiliyor, Örneğin, Norveç'te 1971 genel seçimlerinde bir milletvekili adayını bir partiden silip, öbür partinin listesine yazmak bile mümkündü.’’

Tercihli oy sistemini liderler istemiyor. Çünkü, seçme ve seçilme hakkını ellerinde tutmak istiyorlar. Doğruyu, yanlışı kim yapıyor, görüyoruz.

Bunları tartıştığımız bir 'uzmanımız' var karşımızda.

Üç bölgede 69 milletvekilliği, bir Büyükşehir ile 32 ilçe ve 39 belde belediye başkanlığı, binlerce belediye meclisi ve il genel meclisi üyeliği ile muhtar seçimleri için yarışacak partiler hangi noktada bulunuyorlar.

Büyükler, taktik savaşları ile özellikle Büyükşehir adaylarını gizliyor.

Sözüne, ‘‘Ecevit başkanlığındaki hükümeti olumlu bulanların oranı yüzde 50'nin biraz üzerinde olabilir’’ tahminiyle başlıyor: ‘‘Recep Tayyip Erdoğan bugün aday olsaydı, yine kazanırdı. Çünkü, kendisi hâlâ seçmenin kafasında yer alıyor.’’

'Uzmanımız', partilerin güçleri konusunda ilginç değerlendirmelerde bulunuyor:

‘‘İstanbul'da DYP'nin çöküşü açıkça görülüyor... CHP'de gerileme, barajı aşamama noktasına kadar gidiyor... FP oyunu her zamanki gibi koruyor... ANAP, FP ile arasındaki açığı kapatıyor. MHP'nin geçmişte % 3'lerdeki oyu hissedilir şekilde yükseliyor. DTP varlığı hiç hissedilmiyor. DSP ise, iktidar olmakla bir ivme kazanmış durumda...’’

FP VE ANAP BAŞA BAŞ

En rahat ve kendinden emin parti Fazilet...

Erdoğan'ın mahkûmiyeti ve istifasından sonra FP'nin oy oranı, tepkisel olarak yükselmişti. Bu sürecin durulması, bu arada Mesut Yılmaz'ın, Büyükşehir adayı olarak Sadettin Tantan'ı ve Ali Talip Özdemir'i medyaya sürmesi, ANAP'ın oylarını olumlu etkiledi.

Siyasi çevreler, RP/FP seçmenlerinin, partilerine yönelik bir olumsuzlukta oylarını gizlediklerini vurguluyor. Ancak kararsızlardan her zaman 3-4 puan aldıkları gerçeği hesaplanırsa FP'nin, 1994-95'teki oy oranlarını koruduğu anlamına geliyor. Bu durumda, doğal olarak başa baş yarışacak iki parti FP ve ANAP...

1994'ten çok farklı bir tablo; en önemlisi CHP'nin yerine yarışta bu kez DSP var.

Bu arada, liderlerin hata yapması halinde rüzgârın yönünün değişeceği gerçeğini göz ardı etmemek gerekiyor.

Fazilet lideri, genel seçimlerde % 30'lardan söz ediyor.

'Uzmanımız'a bunu da soruyoruz:

‘‘Büyükşehir seçiminde bunu biraz aşabilir, milletvekili seçiminde ise 20'nin biraz altına düşebilir’’ diyor.

Büyükşehir'de FP'nin ANAP'tan 5 puan yüksek oy alabileceğini, milletvekilliğinde ise başa baş gelebileceklerini iddia ediyor. ‘‘Hata paylarını da düşünmek lazım’’ diye ekliyor.

HADEP, İstanbul'da % 5 oy çıkarabilir mi?

Pek ihtimal verilmiyor, bunun yarısı olabilir deniliyor.

ÖDP'nin sağlayabileceği oy oranının en fazla % 2'lerde seyredebileceği, İP'in de bu oranın altında olduğu bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. BBP ise % 1'in altında...

Bütün bu varsayımlar, 16 Nisan'a kadar geçerli olur mu?

Propaganda sürecinde kim atağa geçer, kimler oy sıçraması yapar, bunları değerlendirmek için daha erken...

'Unutma bizi...'

UĞUR MUMCU'nun 6. ölüm yıldönümünde gene şiirler okunacak:

‘‘Sen yanmasan, ben yanmasam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa...’’

Yıllar ne çabuk geçiyor.

Mumcu, faili meçhul cinayetlerin, yolsuzlukların, hırsızlıkların ve mafyanın en amansız takipçisiydi. Onu susturdular.

Ama varlığı, onu susturanlar için daha büyük tehdit oldu.

Susurluk'u o yıllar önce yazmıştı.

Bugün yaşasaydı, Türkiye böyle mi olurdu?

Onurlu bir yürek, gür bir sesti o...

60'tan fazla kitabı, yakın tarihin bir belgesi oldu.

Yazdıklarıyla yumağın ipucunu yakalamış, piyonları ortaya çıkarmıştı.

Hani, devlet namusunu ödeyecekti?

Büyüklerimizin verdiği sözlerden acaba bugün utanan var mı?

İlk soruşturmayı yürüten Ankara DGM Savcısı Ülkü Coşkun da demişti:

‘‘Bu olayı devlet yapmıştır. Siyasi iktidar isterse bu iş çözülür.’’

Altı yıl içinde hangi hükümet, bu olayı üzerine kararlılıkla gidebildi?

Hani, 'katilleri devlet himaye etti' deyip sonra susanlar?

Mumcu suikastının aydınlatılması, devletin en başta gelen görevi olmalıdır.

Uğur Abi, 'Unutma bizi...'

(Beşiktaş Uğur Mumcu Anıtı önünde bugün çeşitli anma toplantıları düzenleniyor. ÖNCÜ Gençlik, gece nöbet tutacak. ÇYDD'nin, Ihlamur'daki Beşiktaş Evlendirme Dairesi'nde saat 19.00'da düzenlediği anma toplantısında İlhan Selçuk konuşacak.)



X