"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yeter! Söz Milletin

Yalçın BAYER

Kanıma dokunuyor

Batman'da öğretmenim. Gözlerimdeki rahatsızlık nedeniyle bir gün Batman Devlet Hastanesi'ne sevk aldım. Arkadaşlarım hastaneye gitmeme gerek olmadığını, göz doktorunun muayenehanesine direkt gidebileceğimi, resmi sevki kendisine bırakmam halinde ücretsiz muayene olabileceğimi söylediler. Biraz tereddütle söylenen muayenehaneye gittim. Gerçekten de doktor -Veli Ünlügedik- muayenemi yaptı. Resmi reçeteye ilaçlarımı yazdı. İlaçlarımı muayenehanesinin altındaki eczaneden almamı ve resmi reçeteyi oraya bırakmamı söyledi. Resmi sevkimi de aldı. Ücret ödemeden oradan ayrıldım. Çok yadırgadığım bu durumun nasıl olabildiğini sorduğumda ilginç şeyler öğrendim.

Buna göre; Devlet Hastanesi'nde iki göz doktoru var. Birisi -Zafer Beken- yıllardır başhekimlik yapıyor, diğeri ise aynı muayenehaneyi paylaştığı ortağı durumundaki -Veli Ünlügedik- kişidir. Bunlar yukarıda bahsettiğim şekilde muayenehanelerine başvuran memurlardan resmi sevklerini alıyorlar; sonra bu sevkleri hastanede yapılmayan bazı göz tetkiklerini yapmış gibi dolduruyorlar; bu sözde yaptıkları tetkikler için fatura kesiyorlar, resmi evraklarla beraber bu faturaları Devlet Hastanesi'nde resmi işlemden geçirip paralarını muhasebe müdürlüğünden çekiyorlar. İşin ilginç yanı Zafer Beken ve ortağı yıllardan beri bu işi yapıyorlar ve hiç kimse bu işe bir şey demiyor. Ben memur olarak ayda 75 milyon lira ücret alırken, bunların ayda 2 milyar civarı bir para kazandıklarını öğrenmem emin olun kanıma dokunuyor. Bazen 2-3 milyon lira için bile ödenek yokluğunu bahane edip memura hakkı olan tahakkukları ödemeyen Muhasebe Müdürlüğü'nün bu paraları nasıl ödeyebildiği sorulmaz mı?

Yaşadıkça daha neler göreceğiz kimbilir diyor ve yakınmama kulak vermenizi diliyorum.

Ekrem BAŞAL-Hürriyet İlköğretim Okulu

GÜNÜN SÖZÜ

‘‘Bu yıl yaşanan aşırı sıcaklar yüzünden Doğu Anadolu bölgesinde erken doğumlar yüzde 100 arttı.’’

(100. Yıl Ü. Tıp Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdulaziz Gül)

‘2000 yılında Hatay’dasınız'

HATAY; doğa ve tarih zenginliği içerisinde suskunluğunu asırlardır saklı tutan, 2000 yılında bütün Hıristiyan aleminin akın akın gelecekler için ev sahipliği yapacak şehirdir.

Türk'ü, Arap'ı, Hıristiyan'ı, Ermeni'si tüm mozaikiyle yaşanacak güzellikleri içinde barındıran şehirdir.

Sayın yetkililer... Hatay'ı yeterince tanıyor musunuz? Hatay'ı yeterince tanıtıyor musunuz?

2000 yılında yoğun bir turizm trafiği yaşanacak olan Hatay'ın tanıtımı için ülke genelinde bir çalışma programı hazırlanamaz mı?

Hatay'ın doğal tarihi ve kültürel varlıklarıyla tüm dünyanın ilgisine sunulacak ‘200O yılında Hatay’dasınız' projesi başlatılarak, ülkemizin turizm açısından tanıtımı yapılamaz mı?

Devlet ve özel TV'ler aracılığıyla 2000 yılında Hatay'ın tüm dünya Hıristiyanlar'ı açısından önemini içeren programlar yapılamaz mı?

Gözünüzdeki renkli gözlüğü çıkararak güneşin gerçek rengini görelim lütfen. Ülkemizin sadece Hatay'ı değil tüm şehirleri bir tarih zenginliğidir. Ama şu an öncelikli olarak Hatay'ın ele alınması gerekmektedir.

Artık bu konu, Meclis'in gündemine mi alınır yoksa yetkililer ‘2000 yılında Hatay’dasınız' projesini tüm kaynakları seferber ederek başlatırlar mı bilmem ama zamanın kısıtlı olduğu bir gerçek.

Hatay'a ve halkına yakışan bu çalışmanın Cumhuriyet'in 75. yıldönümüne atfen yapılması bir diğer sevindirici haber olacaktır.

Ayhan GÜRBÜZER-ANTAKYA

Gürbulak'ın hali içler acısı..

ANKARA'dan bir okurumuz, Ağrı Gürbulak sınır kapısını anlatıyor: ‘‘Gürbulak sınır kapısından yıl içinde birçok kez giriş çıkış yapan biri olarak buranın içler acısı halini yazmayı gerekli gördüm. Söz konusu sınır kapısı son derece bakımsız ve ilkel bir anlayışla hizmet verilen ancak unutulmuş bir bölgedir. Kapıdaki görevliler, son derece kaba davranmakta, herkesi boşuna saatlerce bekletmekte ve pasaportu damgalamak için binbir çeşit zorluk çıkarmaktadırlar. Bu duruma el konulmazsa sayıları azımsanmayan İran'lı turistler geldiklerine pişman olurlar ve böylece turizmde de bavul ticaretinde olduğu gibi polisin kaba tutumundan dolayı hüsrana uğrarız. Yetkililerin haberi olsun.’’













X