"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yeter söz milletin

Yalçın BAYER

Adan muhalifleri kazan kaldırdı

DYP'nin eski yöneticileri geçen akşam Yeniköy'de Tansu Çiller'in yalısına 50 adım ötedeki bir lokantada bir araya geldiler. Sanki konuşulanların hemen duyulmasını ister gibiydiler. DYP'nin Anadolu'daki hızını İstanbul örgütünün yakalayamadığını belirterek, Celal Adan'a ağır eleştiriler yönelttiler.

27 kişiydiler yemekte. Çoğu Celal Adan'ın görevden aldığı il yöneticisi ve ilçe başkanlarıydı. DYP'nin misyonunun rayından çıktığını, örgütteki 'budama' sonucu teşkilatların yok olduğunu söylediler.

Seçim sürecine girilirken bir iddiaları vardı; ‘‘Çiller'i biz Başbakan yaptık, onlar erite erite muhalefet yaptılar. Biz onu yine taşımaya hazırız.’’

En tepkili oldukları konu ise, geçenlerde Üsküdar mitinginde Çiller'in 3 bin kişiye konuşmasıydı.

İşte, kulak verdiğimiz konuşmalardan en tepkili sözcükler:

‘‘Hasta yatağımda görevden alındım. Parti elden gitti, ray değiştirdi (Mustafa Keskin), DYP İstanbul'da eski misyonunu kaybetti, ama bu misyon ülkeye gerekli (Mehmet Oğuz), Çiller'in Üsküdar mitingi bir skandaldır. (Hamit Velioğlu), DYP'nin tüm il ve ilçelerinde demokrasinin işlemediğini görüyorum. Bizi Genel Merkez'den uzak tutuyor. İl başkanının DTP kompleksi var. Eyüp'te il başkanına getirdikleri adam Balat'ın nerede olduğunu bilmiyor (Mustafa İyi), Genel Başkan'ın verdiği yetkiyi il başkanı kötüye kullanıyor. Yerini garantilemek için ilçe başkanlarını maşa gibi kullanıyor. Ama sonuçta herkes gider, biz kalırız (Yılmaz Günaydın), Tansu Çiller'i biz Başbakan yaptık, bunlar muhalefete indirdi (Mehmet Özdemir), Çatalca ilçe başkanlığından neden alındığımı anlamış değilim. Getirdikleri arkadaş da TEK'te memur (Namık Kemal Güven), Her şey sıkıştı, bir hava deliği açmamız lazım. Bu toplantılar bir canlanmanın başlangıcıdır. Birleşmenin tek nokta olduğunu da bilelim (Mustafa Uğurlu), Partiyi küçülttüler, hesap soracağız (Aziz Fil), İl yönetimi yorgun; Tansu Hanım'ın Türkiye'deki performansına İstanbul bir türlü ayak uyduramıyor; çünkü doku uyuşmazlığı var (Koray Büyükasar), kendisini il başkanı yapıp parlamentoya gönderdiğimiz kişi -Tekin Ererem- bugün ANAP'a gitti (İlhan Koç), İl örgütündeki sıkıntıları bir komite tarafından Ankara'ya iletmemiz gerekiyor . (Hüseyin Özdemir)

Erzurum'da çağdaş

diploma

töreni!

ADINI ulu önderden alan Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde önceki gün mezuniyet töreni vardı. İzleyenler arasında kara çarşaflıların sayısı da bir hayli fazlaydı. En dikkati çeken olay, 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hakkı Baha Tüzüner'in türbanlı öğrencilerin elini sıkmasıydı. Tabii, bol bol alkış aldı...

Prof. Erol Oral iki dönemdir rektörlük görevinde bulunuyor. 1980 öncesinde CHP Gençlik Kolları'nda görev yapmıştır. Son seçimde Fethullah Gülen ve Mehmet Kırkıncı Hocaefendiler'in desteğiyle rektörlüğe getirildiğini Erzurum'da herkes bilmektedir.

Oral, konuşmasında Atatürk Üniversitesi'nin çağdaş ve en gelişmiş üniversite olduğunu söylerken, bazı yüzlerde acı bir tebessüm dikkati çekmiştir. Acaba rektör, yaklaşık 2 trilyon lira harcanan üniversitenin bu yılki 40. Yıl Etkinlikleri'ni, Kırkıncı Hoca'ya minnet borcunu ödemek için mi düzenlemiştir?

Vali Ahmet Kayhan ‘‘Çağdaş laik ve Atatürkçü bir neslin yetişmesinde Atatürk Üniversitesi'nin ciddi katkıları vardır’’ dediği sözlerine gerçekten kendisi de inanıyor muydu?

Maalesef Atatürk'ün adını dillerden düşürmeyenler, üniversitede kılık kıyafet yönetmeliğini uygulama cesaretini gösterememişlerdir. İrticai faaliyetler, Genelkurmay'ın rektörlere verdiği brifingte de gündeme gelmiş, görevden alınması istenmiş, ancak Süleyman Demirel buna karşı çıkmıştır.

Türbancılara şirin gözükmek için sürekli taviz vermiş olan Oral'a yakın çevreler, gelecek dönemden itibaren üniversiteye türbanlıların alınmayacağını söylüyorlar. Ancak o tarihe kadar çoktan görevinden istifa ederek, muhtemelen DYP'den milletvekilliğine soyunacaktır Oral... Türban kurnazlığına kalkışıp, ben halkın yanındayım demek, laik Cumhuriyet'in, çağdaşlığın altını oymak değil midir?

Bunlara itirazı olanlar, şeriatçı yuvası olan üniversitenin Atatürk'ün adına yakışmadığını belirterek Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'ndan istifa eden Prof. Dr. Enver Konukçu'nun istifasını hatırlamalıdırlar.

İstanbul Üniversitesi'nde türbanlılara karşı yasa ve yönetmelikleri büyük bir dirençle karşılayan Prof. Kemal Alemdaroğlu'nu alkışlamak gerekmiyor mu?

<ı>(Milli Eğitim Bakanı'na... Türbanlı öğretmenlere karşı o kadar şikâyete karşın duyarsız kalan il müdürünüz artık rahat bir tatil yapabilir!)

BABALAR GÜNÜ

‘‘Anneler gibi babalar da duygusaldır, bir çiçek ya da öpücüğü esirgemeyin.’’

(Psikolog Özcan Köknel)

Dr. KUTLAY ROTASYONA GİDİYOR... Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, ‘TORPİL kimden?’’(18.6.1998) başlıklı yazıda adı geçen Dr. Baran Kutlay’ın 25.5.1998 tarihinde 45 gün süre ile Mardin, Kızıltepe Devlet Hastanesi'nde geçici olarak görevlendirildiği 29.5.1998 tarihli dilekçesi üzerine de mazeretine binaen geçici görevinin ertelendiği, ancak Temmuz 1998 döneminde Diyarbakır Silvan Devlet Hastanesi'nde görevlendirildiğini açıkladı.













X