"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yeter!Söz milletin

Yalçın BAYER

Sonun başlangıcı

‘BEN bir anneyim. Oğlum bir kalem, bir çanta, bir makine ile evinden çıktı.

Silahı yoktu.

O uyuşturucu kaçakçısı ve mafya değildi.

Elinizi vicdanınıza koyun.

Metin mafyacı, çeteci olsaydı öldürülmezdi, sağ olurdu.

Aramızda gezerdi.

Tansu'nun oğlu barlarda geziyor. Fakirin çocuğu olsa böyle olmaz.

Adalet terazisinin iki tarafı bir olacak. Biri yüksek, biri alçak olamaz.

Mafyalar, çeteler ortalıkta dolaşıyor.

Susurluk ne oldu?

Ben mahşere kadar bu davayı sizlerden sorarım.

Benim oğlum gazetecidir. Kaleminden çantasından başka bir şeyi yoktu.

Metin'i öldürdüler. Ama onlar duvardan düştü dediler, sandalyeden düştü dediler.

Metin kimseye düşman değildi.

Metin insandı.

İnsanlar öldürülmez. İnsanlar çiçektir, güldür.

Çiçekler öldürülmez.’’

* * *

Sanık polislerin başları önlerine eğik dinledikleri bu anlamlı sözleri acılı bir anne söylüyordu.

Ağladı ve ağlattı Fadime Göktepe.

Metin Göktepe'nin 14 ay önce Afyon'da başlayan davası artık karar aşamasına geldi.

Davaya müdahil olarak katılan Göktepe'nin ailesi, son sözlerinde tepkiliydiler.

Abisi İhsan Göktepe, duruşma yargıcı Mustafa Birışık'a şöyle sesleniyordu:

‘‘Bu dava örnek olacak. Polisler yaptıklarıyla ödüllendiriliyor. Vereceğiniz kararda dışarıda birileri artık ‘sizinle gurur duyuyoruz' diyemeyecekler.’’

Abla Meryem Göktepe de, önce kardeşinin katillerinin cezalandırılmasını istedi, ardından da anlamlı bir mesaj verdi:

‘‘Bu dava bu tür cinayetlere ya dur diyecek, ya devam...’’

Müdahil avukatı Fikret İlkiz, esas hakkındaki görüşünde ‘‘Tanıklar bu gazeteci cinayetini gördü’’ derken, sanık polislerin TCK’nın 450-3. maddesine göre cezalandırılmalarını istiyordu.

Bu madde, ‘‘işkence yapmak, vahşi duygularla kasten adam öldürmeyi’’ içeriyor.

Sanık avukatı Ahmet Ülger, soruşturmanın usulüne uygun yapılmadığını, fezlekenin Memurin Muhakemat Kanunu'na uygun hazırlanmadığını öne sürüyordu.

Sanık polisler, son sözlerinde tahliye edilmelerini ve beraatlerini isterken, ‘‘Suçsuz ve vicdanen rahat olduklarını’’ söyleyebiliyorlardı.

Manisa'da önceki işkence davasında polislere verilen beraat kararından sonra Göktepe davası, Türk yargısı için ciddi bir sınav olacak. CHP İzmir Milletvekili Sabri Ergül'e göre, Türkiye'de insan hakları ihlalleri açısından Manisa ve Göktepe davalarının ‘‘simge davalar’’ haline geldiğini belirtirken, ‘‘Manisalı yargıçlar iyi bir sınav vermediler. Afyonlu yargıçların sınavını ise önümüzdeki perşembe günkü kararda göreceğiz’’ diyordu.

Suç işleyen polis de olsa, ya yargı gücünü gösterecek, ya da işkenceyi meşrulaştırarak dışta ve kamuoyu vicdanında bir kez daha yara alacak. Önümüzdeki perşembe kararı izlemek için yine Afyon'dayız.

Ş. Urfalı Başsavcı

DÜN 'irtica' çevreleriyle ilgisi olduğu bildirilen Güneydoğu'da bir ilde görevli olan 'Hacı Başsavcı'nın kim olduğunu sormuştuk. Şanlıurfa'dan okurlarımız arayarak, ‘‘Bu kişi Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Fidanboy...’’ dediler.

Meğer, Adalet Bakanlığı bu kişiyi uzun süredir izliyormuş. İki müfettiş göndermiş. Müfettişler, Fidanboy hakkındaki 'irtica' başta olmak üzere çeşitli iddiaları bir süreden beri araştırıyorlarmış.

Müfettişler elbette gerçekleri ortaya çıkaracaklardır.

Hasta, haklarını kullanabiliyor mu?

14 MART, Tıp Bayramı'dır. 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü olarak değerlendirilmektedir. Her iki günün de anlamına uygun olarak şeker hastalarının -diyabetiklerin- haklarının gündeme getirilmesi ve bu konuda kamuoyu yaratılması gereklidir. Çünkü ülkemizde ekonomik durumu yeterli olmadığı için tedavi olamayan, sakat kalan binlerce diyabetik hasta vardır. 1991 yılında yayınlanan St.Vincent Deklarasyonu ile devletler diyabetik hastaların ilaç ve tedavi gereksinimlerini ücretsiz karşılama konusunda ortak karara varmışlardır. Özellikle şeker hastalarının hayati ilacı insülinin ücretsiz verilmesi gibi bir mutabakat çok önemlidir. Ülkemiz de bu deklerasyona imza atmıştır. Bu uluslararası sözleşmenin hayata geçirilmesi için kamuoyu yaratılması, çaba gösterilmesi gereklidir. Diyabet hastalarının haklarının gündeme gelmesi ve ilgililerin bu konuda daha fazla çaba göstermesi için teşvik edilmesi, hem 14 Mart'ın, hem de Dünya Tüketiciler Günü'nün ruhuna uygun düşecektir.

Dr. M. Emin DİNÇÇAĞ-Tüketici Derneği Şube Başkanı-SAMSUN













X