"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yeter! Söz Milletin

.

Yalçın BAYER

(I)

Kalemli'yi savunmam, denetçilerimi savunurum

Sayıştay Başkanı Vecdi Gönül'ün adı görev yaptığı yerlerde dinci ve gerici akımlarla anıldı hep... Meclis eski Başkanı Mustafa Kalemli'nin 2.5 yıl müsteşarlığını yapması, Meclis'teki soygun ve rezalete 'denetçi' takviyesi göndermesiyle adı yeniden gündemde...

TEMPO'nun 1988 yılındaki kapak yaptığı emniyetteki atamaları için şöyle deniliyordu:

‘‘1975 yılının 31 Mart günü Korkut Özal'ın perde arkası yönlendiriciliğiyle İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, hedefine ağır ağır ulaşacak 'selametçi' bir örgütlenmeyi başlattı. Hükümetler değişti, bakanlar değişti, ama valilerin, kaymakamların, emniyet müdürlerinin atamalarında son sözü hep o 'çekirdek kadro' söyledi. Onlar kim miydi? H. Celal Güzel, Vecdi Gönül, Galip Demirel, Cahit Bayar, Erdoğan Şahinoğlu, Abdülkadir Aksu, Saffet Arıkan Bedük, Atilla Koç, Muzaffer Erdem.’’

 

Onları laiklik, cumhuriyet ve Atatürk düşmanı diyenler de çoktur. ‘‘Siz niye böylesiniz’’ diye sorduk Vecdi Gönül'e... ‘‘İçişleri Bakanlığı'nda belli bir muhafazakar eğilim olduğu doğrudur. Anadolu'nun insanları böyle... Bu kadrolara ÖSY tarafından yapılan imtihanla görevli alınıyor. 5 bin kişi gelmiş, siz buna dur diyebilir misiniz?’’

Bir de şunları okuyun:

‘‘Güneydoğu'ya gönderdiğiniz valinin oranın halkı ile uyum içinde olması lazım, milli değerlere sahipse, öyle bir vali olması lazım. Tunceli'ye gönderilecekse, Alevilikle uyum içinde olması lazım... Allah'a şükür, PKK bir tek valiyi, emniyet müdürünü vurabildi mi? Halkın tuttuğu adamı PKK vurmaz.

Meclis'teki ihaleyle ilgili gelişmeleri şöyle anlatıyor Gönül:

 

‘‘İhale yapılmış, üç milletvekili -hatırladığım kadarıyla biri Mustafa Yılmaz- 'rahatsızlığımız var' diye bir yazı yazmışlar. Bunun üzerine Sayın Kalemli beni aradı, 'sıkışığım, bu işlerden anlamıyorum, birilerini bana görevlendirebilir misin' diye sordu. 'Biz sizi denetleyemeyiz ama yardımcı olarak denetçi gönderebilirim' dedim. Çünkü Cumhurbaşkanlığı ve Millet Meclisi bizden denetçi isteyince gönderiyoruz.

.....

Meclis'te o anda denetçi vardı, ilaveden iki tane daha gönderdik. Meclis Başkanı'nın -Kalemli- emrine girdiler, onay devresinde belli bir konuya baktılar. Ben Sayın Kalemli onları orada tutacak ve sarf belgeleri geldikçe inceletecek sanıyordum. Öyle olmamış...

.....

Biliyorsunuz bu ihale İhale Kanunu'nun hükümleri dışına çıkartılarak yapılmış. Bakanlar Kurulu böyle bir yetkiyi verebiliyor. Başkanlık Divanı, bu ihaleye karar veriyor. Bizim arkadaşlarımız da bu nedenle gittiler. Burada şu önemli, denetçiler bir ara şüpheye düşüyorlar, 'sarf belgesi harcamalarını kendiniz yapın' diyorlar. Karşı tarafa teslim olmayın diyorlar. Niye Emlak Konut yapsın? Mahzurları uzun uzun kendilerine anlatmışlar.

.....

Bizim arkadaşlar baktığında henüz ödeme yok. Ama sonuçta şu oldu durduk yerde arkadaşlarımız rencide oldu.

.....

Sayıştay Genel Kurulu'nun kararı vardır, biz Meclis'i hem teknik olarak hem de fikir olarak, eleman olarak destekleriz. Çünkü biz Meclis adına denetim yapıyoruz. Keşke denetçileri Meclis'te sürekli tutsalardı. Emin olun bütün bunlar olmazdı.

.....

Ben İçişleri Bakanlığı'nda 4 yıl müsteşarlık yaptım. 2.5 yılım Kalemli ile geçti. Meclis ihalesinin çok üstünde emniyet ve jandarma ihalesi yapılmıştır, tek bir dedikodusu olmamıştır...

.....

Sayıştay'da 585 denetçimiz vardır. Aşırı solcusu vardır, sağcısı vardır. Türkiye'nin bir mozayiğidir. Üçte biri hanımdır. Sayıştay'ın bir tane hırsızı yoktur.’’

- Kalemli'yi 'acul' olarak nitelendirirler. Savunur musunuz?

 

- Savunmam, denetçilerimi savunurum. Onlar orada çalışmışlardır, ama belki kursaklarından bir çay bile geçmemiştir.

- Kalemli'ye kefil olur musunuz?

-

Ben kendime kefil olurum.

- Soruşturmada kime baksınlar.

-

Emlak Konut'a... Hem ihaleyi veriyor, hem kontrolünü yapıyor. Her şeyi yapıyor. Sonra birim fiyatlar nereye çıkıyor okuyoruz.

- Denetçiler, raporlarını yazarken Sayıştay'ın adını kullanmışlar.

-

Bu konuda konuşmak istemiyorum, araştırılması lazım. Arkadaşlarımız, antetsiz kağıda raporu yazdıklarını söylüyorlar.

- Siz dinci misiniz?

 

- Hırsız demesinler, dinci desinler.

- Sayıştay seçimi var aday mısınız?

 

- Adayım. Diğer 10 adayın hepsi bana karşı birleşti. Ben de büyüklerimden izin alarak aday oldum. Sayıştay Genel Kurulu 58 üyeden oluşur, bunun 15'i yenilenecektir. Bu 15 üyelik için de 195 müracaaat oldu.

Çetin ve Basa'ya zor sorular

NECDET BASA'ya... Meclis'teki soygun ve yolsuzluk üzerinde herkes milletvekillerini konuşuyor. Meclis eski Genel Sekreteri Necdet Basa'yı herkes biliyor da görmemezlikten geliyor. Olayın perde arkasına hala yönelinmiş değil!

Bu arada geçen pazar günü Necdet Basa'ya, ‘‘Meclis'e atandığımda şahsıma ait Jaguar arabam vardı’’ demesiyle ilgili olarak bir okur şunu sormuştu: ‘‘Jaguar'ın trafik kaydının kimin üzerinde olduğunuzu köşenizden açıklayabilir misiniz.’’

Basa'

dan hala yanıt yok. Bunun üzerine yeni sorular gündeme geliyor: Doktoranızı Almanya'dan mı, Türkiye'den mi aldınız? 'Taze profesörlük' unvanınızı nasıl sağladınız? Gazi Üniversitesi'nden nasıl kadro buldunuz? 5500 personeli ve trilyonluk ihaleleri olan Meclis'i bırakıp, sizi ders vermeye iten başka nedenler var mıdır? Hangi akademik yönünüzle kendinizi YÖK üyesi seçtirdiniz? Hangi büyüğümüzün eşinin akrabasısınız?

HİKMET ÇETİN'e... Meclis'teki bütün işlerin organizasyonunun bir numaralı sorumlusunun Necdet Basa olduğunu biliyorsunuz ama susuyorsunuz. Kalemli görevden ayrıldıktan sonra istifa eden Basa'yı Başdanışmanlığa getirdiğinize göre hangi özelliklerinden yararlanıyorsunuz? Partinizin Başkanlık Divanı üyeleri ve milletvekilleri ile aynı kanaatte değil misiniz? Basa'nın parmak izlerinin silinmesini, ortadan kalkmasını mı bekliyorsunuz? 'Kara para' aklama gibi yolsuz personel çalıştırma merkezine dönüştürülen Meclis Vakfı ile ne zaman ilgilenmeye başlayacaksınız?

(II)

Kalemli'yi savunmam, denetçilerimi savunurum

Sayıştay Başkanı Vecdi Gönül'ün adı görev yaptığı yerlerde dinci ve gerici akımlarla içiçe anıldı hep... Meclis eski Başkanı Mustafa Kalemli'nin 2.5 yıl müsteşarlığını yapması, Meclis'teki soygun ve rezalete 'denetçi' takviyesi göndermesiyle adı yeniden gündemde...

TEMPO, Nisan 1988'de kapak yaptığı İçişleri Bakanlığı'ndaki irticai gelişmeler için şöyle yazıyordu:

‘‘31.3.1974'de Korkut Özal'ın perde arkası yönlendiriciliğiyle İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, hedefine ağır ağır ulaşacak 'selametçi' bir örgütlenmeyi başlattı. Hükümetler değişti, bakanlar değişti, ama valilerin, kaymakamların, emniyet müdürlerinin atamalarında son sözü hep o 'çekirdek kadro' söyledi. Onlar kim miydi? H. Celal Güzel, Vecdi Gönül, Galip Demirel, Cahit Bayar, Erdoğan Şahinoğlu, Abdülkadir Aksu, Saffet Arıkan Bedük, Atilla Koç, Muzaffer Erdem...’’

 

Onlara laik Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı diyenler de çoktur. ‘‘Siz niye böylesiniz?’’ diye sorduk Vecdi Gönül'e... Bu konuda sözü başka konulara çekiyor, ‘‘İçişleri Bakanlığında belli bir muhafazakâr eğilim olduğu doğrudur. Anadolu'nun insanları böyle...’’ diyor. Güneydoğu'ya gönderilen görevlilerin yöre insanıyla uyum içinde olması gerektiğini söylüyor.

Meclis'teki ihaleyle ilgili gelişmeleri şöyle anlatıyor Gönül:

 

‘‘ Başkanlık Divanı'nın bazı üyelerinin 'rahatsızlık' duyması, Sayın Kalemli'nin 'sıkışığım, bu işlerden anlamıyorum, birilerini bana görevlendirebilir misin?' demesi üzerine Meclis'e iki denetçi gönderdik. (Teknik ve fikir olarak Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık da ister, göndeririz) Kalemli'nin emrinde çalıştılar. Onay devresinde belli konulara baktılar. Ancak, Kalemli onları orada tutacak ve sarf belgeleri geldikçe inceletecek sanıyordum. Öyle olmamış... İhaleye, Bakanlar Kurulu'nun yetkisiyle, İhale Yasası'nın hükümleri dışında yapıldığı için Başkanlık Divanı karar veriyor. Denetçilerimiz bir ara şüpheye düşüyorlar, 'saf belgesi harcamalarının kontrolünü siz yapınız. Karşı tarafa teslim olmayın' diyorlar. 'Emlak Konut niye yapsın' diye ekliyorlar. Yani hem ihaleyi vereceksin, hem de kontrolü yapacaksın, olmaz böyle şey. Mahzurları uzun uzun kendilerine anlatmışlar.

Denetçiler Meclis'te sürekli tutulsaydı, emin olun bunlar olmazdı. Bizim arkadaşların raporuna baktığınızda, ödeme, falan yok. Çünkü daha ödeme dönemi başlamamış.’’

Bakan Kalemli ile müsteşar olarak çalışırken, emniyet ve jandarma ihalelerinde tek bir dedikodu çıkmadığını özellikle anlatmak istiyor Gönül. ‘‘Denetçiler, raporlarında neden Sayıştay adını kullandıkları’’ sorusuna şu yanıtı veriyor:

‘‘Bu konuda konuşmak istemiyorum, araştırılması lazım. Arkadaşlarımız, antetsiz kağıda raporu yazdıklarını söylüyorlar.’’

- 'Acul' olarak bilinen Kalemli'yi savunur musunuz?

 

- Savunmam, ben denetçilerimi savunurum.

- Kalemli'ye kefil olur musunuz?

-

Ben kendime kefil olurum.

- Siz dinci misiniz?

 

- Hırsız demesinler, dinci desinler.

- Sayıştay seçimi var, aday mısınız?

 

- Büyüklerimin iznini alarak aday oldum. Diğer 10 adayın hepsi de bana karşı birleşti. Ayrıca, 58 üyeden oluşan Sayıştay'ın Genel Kurulu'nun 15 üyesinin yenilenme seçimi de var. Bu 15 üyelik için de 195 aday çıktı.

Çetin ve Basa'ya zor sorular

- NECDET BASA'ya... Meclis'teki inşaat soygunu ve yolsuzluklar üzerinde herkes milletvekillerini konuşuyor. Meclis eski Genel Sekreteri Necdet Basa'yı herkes biliyor da görmemezlikten geliyor. Olayın perde arkasına hâlâ yönelinmiş değil!

Bu arada gecen pazar günü Necdet Basa'ya, ‘‘Meclis'e atandığımda şahsıma ait Jaguar arabam vardı’’ demesiyle ilgili olarak bir okurumuzun aracılığıyla ‘‘Jaguar'ın trafik kaydını gönderebilir misiniz?’’ diye sormuştuk. Yanıt yok!

Basa'ya artık yeni sorular gerekli oldu:

Doktoranızı Almanya'dan mı, Türkiye'den mi aldınız? 'Taze profesörlük' unvanınızı ise nasıl sağladınız? Gazi Üniversitesi'nden nasıl kadro buldunuz? Ders vermeye gitmeniz nedeniyle 5.500 personeli ve trilyonluk ihaleleri olan Meclis'in işleri yüzüstü kalmıyor muydu? Hangi akademik yönünüzle kendinizi YÖK üyesi seçtirdiniz? Hangi büyüğümüzün eşinin akrabasısınız?

- HİKMET ÇETİN'e... Meclis'teki bütün işlerin organizasyonunun bir numaralı sorumlusunun Necdet Basa olduğunu biliyorsunuz ama susuyorsunuz. Kalemli görevden ayrıldıktan şonra istifa eden Basa'yı, Başdanışmanlığa getirdiğinize göre hangi özelliklerinden yararlanıyorsunuz? Basa konusunda partiniz ve Başkanlık Divanı üyeleri ile aynı görüşte değil misiniz? Yoksa, Basa'nın parmak izlerinin silinmesini, ortadan kalkmasını mı bekliyorsunuz? 'Kara para' aklama gibi usulsüz 'Personel Çalıştırma Merkezi'ne dönüştürülen Meclis Vakfı ile ne zaman ilgilenmeye başlayacaksınız? Meclis tarihinde Basa kadar dış seyahata çıkmış, kardeşi cuma günü işe başlayıp pazartesi günü emekli olan -Emekli Sandığı'ndan 1 milyar lira tazminat aldı- bir başka Genel Sekreter var mıdır?

VALİ AKTAŞ'a.... Barbaros Bulvarı üzerinde Ertuğrul Sitesi otobüs durakları arasında bulunan yaya geçidindeki trafik ışıkları bir süre önce kaldırıldı. Ancak, yaya çizgileri duruyor, polis yayaları ışıklı dönme geçidine gönderiyor. Emekli insanlar cambazlık yapıyor. Trafik ışıklarının tekrar konularak üzücü kazalara sebebiyet verilmemesini diliyoruz.

Em. Alb. Ali BURSALIGİL-DİKİLİTAŞ

EMNİYET

Müdürlüğü, Basın, Protokol ve Halkla İlişkiler Şube Müdürü Şerafettin Sağlam'dan açıklama: Bülent Ağırgün'ün Kasımpaşa Karakolu ile ilgili olarak ‘Karakol böyle olmalı’ yazısı üzerine, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü ile gerekli irtibat kurularak söz konusu telsizlerin yerine iki adet yeni el telsiz cihazının tahsisi temin edilmiştir.

 

 

X