"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Yeter ki efsane bitmesin

<B>EĞER </B>bilgisayar icat ediymeseydi, ben bu yazımı, <B>Küçük Prens</B>’in yayımlanışının 50. yılında çıkarılan özel ‘<B>Küçük Prens Kalemi’</B>yle yazacaktım.

Küçük Prens’in yaratıcısı Antoine (Marie-Roger) de Saint Exupery (1900-1944), savaş pilotuydu ve bir keşif uçuşu sırasında uçağı düştü ve bir daha izine rastlanmadı.

Yazarıyla kahramanı arasında kader benzerliği...

* * *

TELEVİZYONDA seyrettim, gazetelerde okudum. Düşen uçağın parçaları bulunmuş.

Yazarların ve eserlerinin yeniden gündeme gelmesi için iyi bir vesile diyebilirsiniz.

Her şeyin unutulduğu/unutturulduğu çağımızda yazarların hatırlanması güzel bir şey.

Ancak yakınları bulunan uçak parçalarının gösterilmesine tepki göstermişler. Bu kazanın yeniden haber olmasını istememişler.

Çok yakın akrabalarının ortak görüşü bu.

* * *

BEN bu tepkiyi iki açıdan değerlendiriyorum.

Birincisi, aile yeniden bir acının tazelenmesine yüreklerinin dayanamamasından korkuyorlar. Çünkü bulunma olayı, öleni geri döndüremeyeceğine göre ne değeri var?

Romantik bir yorum yapsam, sanırım birçok okurum ‘yeri mi?’ diye sorabilirler.

İnsanoğlu efsanelere düşkündür, onların bitmesini istemez. Onun üzerine kurduğu dünyanın bırakın yıkılmasına, sarsılmasına bile dayanamaz ve bundan rahatsız olur.

Çünkü efsanleşen insanlar -ki çoğu sanatçıdır- sırça köşklerinden indirildikleri anda sıradanlaşırlar.

Bu romantizm, ailenin tepkisini haklı çıkarabilir.

* * *

BU uçak parçalarının bulunmasıyla kişisel dünyamdaki Antoine de Saint Exupery portresi değişmiyor, belki de bana hálá Oscar Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi’ni anımsatıyor.

Belirsizlikler, bilinmezlikler, hayatın kara kutuları, sanatçılara yakıştırılan özellikler.

Ama Saint-Exupery’nin çok ayrı bir özelliği var. O bir savaş pilotu, aynı adı taşıyan bir eseri de var.

Savaşın yırtıcılığını ruhunda, zihninde ve bedeninde dengelemek için yazmış olsa gerek Küçük Prens’i, savaşın sevgisizliğine karşılık, sevginin, sevecenliğin, umut etmenin simgesidir Küçük Prens.

Gökyüzünde yalnız başına bir uçağın ‘dar hendesesi’nde uçarken, hiç kuşkusuz onu ancak Küçük Prens gibi bir kahraman dengeye kavuşturabilirdi.

Küçük Prens’i yazan, Mozart’ı seven bir savaş pilotu.

Gizli benliğimizi, dengesizliğimizi karşıtlıklar, çelişkiler oluşturuyor.

* * *

YAZIMIN sonunda hem Antoine de Saint Exupery’yi, hem de Mozar’ı anayım.

Saint-Exupery, savaşta ölen çocukların arkasından acı duyarken şöyle yazmıştı.

<ı>‘Ölen çocukların hepsi birer Mozart olabilirdi.’
X