Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yetenekli Bay Tarzan

    Gökçe Aytulu
    29.09.2013 - 01:44 | Son Güncelleme:

    Robin van Helsum, yıllardır ormanda yaşadığını iddia ederek ortaya çıkınca hem medyayı hem de Almanların meşhur sosyal güvenlik sistemini dumura uğrattı.‘Orman Çocuğu’ adı takılan van Helsum’un garip hikâyesi mahkemede sona erdi

    İki yıl önce, Berlin’deki belediye binasına giren genç bir çocuk, gördüğü ilk yetkilinin karşısına dikilip “Kim olduğumu bilmiyorum, lütfen bana yardım edin” dedi.
    Bir sırt çantası ve uyku tulumundan başka şeyi yoktu. Polise 12 yaşındayken bir trafik kazası geçirdiğini, annesinin bu kazada öldüğünü ve beş yıldır ormanda babasıyla birlikte yaşadığını anlattı.
    Çocuğun adı Ray’di. İngilizce konuşuyordu. Yüzünde kaza sırasında oluştuğunu söylediği yara izleri vardı. Ormanda birlikte beş yıl geçirdiğini söylediği babası birkaç gün önce hastalanarak ölmüştü. Ray, babasını elleriyle toprağa verdikten sonra şehre dönme kararı almıştı. Ne yazık ki üzerinde ne kimlik ne de bir pasaport vardı. Alman yetkililerin aklı karıştı. Ray Almanca konuşmuyordu. Anne babası, İngiliz ya da Amerikalı olabilirdi. Polisin tezine göre Ray, Çek Cumhuriyeti vatandaşıydı. Sınırdaki ailesi Ore Dağı’nda kaza yapmış ve orada yaşamıştı.

    MANŞETLERE ÇIKTI

    Ray’in hikâyesi medya için baştan çıkarıcıydı. Ona ‘Orman Çocuğu’ adını taktılar. Yaşadığı kaza, ormanda geçirdiği günler ve babasını gömme öyküsü manşetleri süsledi.
    Hiçbir kimlik bilgisi olmayan Ray, Alman sosyal güvenlik sistemini de dumura uğratmıştı. Verdiği bilgilere göre çocuk 17 yaşındaydı. Dil uzmanlarıysa çocuğun kökenini tespit edememişti. Henüz reşit olmadığı, anne ve babası da öldüğü için Ray, Berlin’de bir yetimhaneye yerleştirildi. Okula yazıldı. Şaşırtıcı bir şekilde kent hayatına adapte oldu. Bilgisayar ve cep telefonu kullanıyordu. Bir oda arkadaşı vardı. Alman basını buzlanmış fotoğraflarını yayımlayarak Orman Çocuğu’nun hikâyesini ballandırarak anlatıyordu. Polis Ray’in parmak izi ve DNA örneğini alıp Interpol’le paylaşmış fakat örnekler herhangi bir suçlununkiyle uyuşmamıştı.

    Yetenekli Bay Tarzan

    HİKÂYEDEKİ KADIN

    Dokuz ayın sonunda Ray, şehre alışmış, kimlik tespitinde başarısız olduğunu kabul eden polisse Orman Çocuğu’nun fotoğraflarını açıkça paylaşma kararı almıştı.
    Her hikâyede en az bir kadın vardır. Orman Çocuğu’nun hikâyesinde her şeyi altüst eden kadın, polisin dağıttığı fotoğraflarla ortaya çıktı.
    Kadın, Ray’in eski kız arkadaşıydı. Orman Çocuğu ise gerçekte eylül ayından beri kayıp olan Hollandalı Robin van Helsum’du. 20 yaşındaydı. 2 Eylül’de bir veda notu bırakarak Hollanda’yı terk etmiş, üç gün sonra Berlin’de Orman Çocuğu hikâyesiyle yeniden doğmuştu.

    YENİDEN MANŞETLERDE

    Orman Çocuğu Ray ya da Robin van Helsum yeniden manşetlerdeydi. Ama bu kez herkesin imrendiği Tarzan öyküsünün kahramanı değil, bir dolandırıcı olarak. Gazeteler ‘Flying Dutchman’ (Uçan Hollandalı) efsanesine atıfta bulunarak ‘Lying Dutchman’ (Yalancı Hollandalı) başlıkları atıyordu. Bununla kalsa iyi. Van Helsum’un Hollanda’da evinde yaşadığı bir kadını hamile bırakıp kaçtığı haberleri yapılarak Orman Çocuğu’nun hem dolandırıcı hem namussuz olduğu ima ediliyordu.
    Gerçekteyse Robin’i Orman Çocuğu yalanına iten, bir türlü düzene sokamadığı hayatıydı. Anne babası boşanmış, ikisinin yanında da tutunamamıştı. Twente Üniversitesi’nde iletişim eğitimini yarıda bırakmış bir grup arkadaşıyla eve çıkıp sıradan işlerde çalışmaya başlamıştı. Evinde kaldığı sevgilisi hamile kalmış ve çocuğu doğurmakta ısrar etmiş, 18 yaşındaki Robin ise kararsız kalıp evi terk etmişti.
    Buraya kadar sıradan bir hikâyenin ürünü olan Robin, Orman Çocuğu kıyafetini giydiği anda kendini spotların altında buldu. Medya onu önce göklere çıkardı, sonra yerin dibine soktu. Üstelik Almanların meşhur sosyal güvenlik sistemini de kilitlemişti. Hakkında dava açıldı. Berlin’deki yetimhane, Orman Çocuğu’nun devleti 30 bin euro zarara uğrattığını iddia ediyordu. Devlet de basın da Orman Çocuğu’nun karşısındaydı. Perşembe günü mahkeme sonuçlandı. Hâkim, van Helsum’un sosyal konut, okul, giyecek ve cep harçlıkları nedeniyle devleti 30 bin Euro zarara uğrattığı kanısına vardı. Medyanın ve devletin beklediğinin aksine Orman Çocuğu’na sadece 150 saat kamu görevi cezası verdi. Mahkemede herhangi bir gizli tanık da çıkmayınca ceza bununla sınırlı kaldı. Berlin’deki yetimhane karardan memnun değil. Alman basınıysa hâlâ van Helsum’u neyin motive ettiğini çözmeye çalışıyor. Van Helsum’la henüz röportaj yapmayı başaran yok. Ama hikâyeden çıkan
    tek kesin sonuç var: Avrupa’nın ortasında da olsa bir ‘ağaç’ ya da ‘orman’ sistemi kilitlemeye yetiyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı