« Hürriyet.com.tr
MENÜ

"YES, PLEASE" TAMER BAKKALİYESİ EnİyiBakkalBuBak-kalBuyrunTaze, taze..."Yes, please...""Şimdi, bu da ne?" diyeceksiniz. Hemen izah etmeye çalışayım.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
"YES, PLEASE" TAMER BAKKALİYESİ EnİyiBakkalBuBak-kalBuyrunTaze, taze..."Yes, please...""Şimdi, bu da ne?" diyeceksiniz. Hemen izah etmeye çalışayım. Okuduğunuz pano -çünkü bu, Marmaris İçmeler'de turistlere hizmet veren, kaliteli bir marketin reklam panosu- ülkemizde güneyin turizm gerçekliğine ışık tutuyor."Yes, please..." diyor, bizim yakışıklı Tamer, her gelen müşteriye. Bir tek o değil, tüm esnaf, yoldan çevirdiği herkesin önünü "Yes, please..." diye kesiyor. Niçin? Anlamak mümkün değil. Ne lisan, ne de gramer açısından...Bildiğim kadarıyla, bir insana ikramda bulunulduğu zaman, İngilizce'de iki kalıp vardır. İkramı kabul etmiyorsanız, "No, thank you..." dersiniz, Türkçe'de son yıllarda zuhur eden "Teşekkür ederim, almayayım..." gibi. Şayet ikramı kabul ediyorsanız da, "Yes, please..." demesinin anlamı ne olabilir? En yakın ihtimal, "Buyurun..." demek istemeleri. Yanlış tabii... Ama, İngiliz turistler bu yanlışa niçin tepki göstermiyor? Bence, bunun cevabı da basit. Bu döküntü turistlerin İngilizcesi de bizim biçare esnaftan daha parlak değil. Özetle, kendi aralarında "halleşip" gidiyorlar.Gavur lisanlarında "komik sapmalar" tatil yörelerinde diz boyu. Tüm dükkan tabelalarının niçin İngilizce olması gerektiğini anlamak mümkün değil. Yabancılara, ancak yabancıları tanımayanlar özenebilir. Bu yüzden, "ecnebi" özentisinin önü alınamıyor bir türlü. Özenti, doğru dürüst yapılsa, gene iyi.Özentiye soyunurken, yani kaş yapayım derken, nasıl göz çıkarıldığına bir "göz" atalım mı, ne dersiniz? Marmaris'deki abukluklara birkaç örnek vereyim de, dudağınız uçuklasın.Bir motel tabelası: "Apartments MİTOS". Be kardeşim, madem gavurca başladın, gene gavurca devam etsene... Ya Shirley ValentiMe'ye ne buyurulur? Yahu, o meşhur oyun kahramanının ismi "Shirley ValentiNe" değil miydi? Dükkânlar da bir başka âlem. "Marine Butik", ilki İngilizce, ikincisi Türkçe. "Hotel Meri" aynı yanlışa bir başka örnek. "Golden Fabrik" ne ola ki? "Turkish Bath Hamam" da aklı sıra cinlik yapıyor. "Couffeur" ile "coiffeur" yani kuaför kastediliyor, herhalde. "Bon Jorino"da kahkahayı bastım, İtalyanca "Bon Giorno"nun ne hale geldiğini görüp. "Hadigari" ise, lisanımızdaki en hırto kelimelerden biri olmalı.Motellerde bazı ilanlar var: Mesela, "empty room" yazılıyor! Nasıl yani, "Odada yatak mı yok, uyku tulumu mu serip yatacağız" diyesi geliyor insanın. "Free room"a da rastlayabilirsiniz. Bu ilan için yapılan espri şöyle: "Free" ne demek? Bir bira içersen, yanında beleş oda mı veriliyor?Türk zekâsının en müthiş buluşları ise, mutfağımızın İngilizce'ye uyarlanışında yaratılıyor. İşte, tatil yörelerinin anlı şanlı noktalarının menülerinden birkaç "muhteşem" örnek."Stuffed pepper", ancak doldurulmuş biber diye çevrilebilir. Ama, herhalde, zeytinyağlı biber dolması kastediliyor. Müthiş imla hatalarıyla, "Shandvic" ve "Hanburger"e ("han"la ne alakası var?) rastlanıyor. Kahvaltı menüsünde bir adet "English bins, yani "İngiliz çöp varilleri" derken, turistlere Tamek zeytinyağlı barbunya konservesi servis ediliyor! "Shepperd Salad", çoban salata'yı "Shepperd Lamb in Owen" çoban kavurmayı ifade ediyor. "Chichen ala king"in ne olduğunu asla keşfedemedim. Anlayan varsa, lütfen beri gelsin. "Spagetti bolanes" İtalyanlar'ın şu meşhur kıymalı nefis makarnasının bir tuhaf tezahürü! "Zaziki"yi asla tahmin edemeyeceksiniz! Düpedüz, cacık. "Sasuaye" de sosis. Ya sabır!.."Fried bread" ile kızarmış ekmek diyecek ama doğrusu "Toasted bread." "Fresh butter" da taze köy tereyağı olmalı. En muhteşem uyduruk, "Böf Stroniçov"!! Allah'tan Marmaris'e Rus turist gelmiyor. "Home Made Cooking Food" komikliği ise, ev yemeği demek istiyor, zahir. "Steak with Sausage"yi görünce de, artık, kahkahaları koyuverdim.Öyle hatalar ki bunlar, gidip düzelttirseniz de, iki gün sonra aynı yanlış menü tabelasında arz-ı endam ediveriyor. Israrlılar, vessalam. Dahası, İngilizler'in kahvaltıda pek sevdiği "scrumbled eggs" yerine düpedüz menemen yapıp verilmesi. Siz yeşil biberli çırpılmış yumurta gördünüz mü, tanrı aşkına? İzmirli torna ustası dükkân açarsa, olacağı budur. "Menemenzede" turistler de bir daha o cafe'nin olduğu sokağa uğramaz.Jülide ERGÜDER - 12 Mayıs 2000, Cuma
Bunları da Beğenebilirsiniz